23. Ceza Dairesi 2016/6878 E. , 2016/4794 K.
"İçtihat Metni"Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun TCK.nun 207/1, 62, 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ve 158/1-j-son, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 12 Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2011 tarihli ve 2010/220 Esas, 2011/268 sayılı kararı lehine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2013 tarih ve 15-2012/8307 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş, Dairemizin 07.09.2015 gün ve 2015/2311-3740 sayılı kararı ile özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden itirazın kısmen KABULÜNE,
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, dairemizin 07.09.2015 gün ve 2015/2311-3740 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hüküme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ..."ın 17.11.2009 tarihinde sahte ... kimliği ile ... Sefaköy şubesinden 10.000 TL bireysel kredi aldığı, bu eylemi nedeniyle... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2011 gün ve 2010/220 esas, 2011/268 karar sayılı hükmü ile TCK"nın 158/1-j, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.600 TL adli para cezası ile mahkumiyetine ilişkin Dairemizin 07.09.2015 gün ve 2015/2311 Esas, 2015/3740 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen itiraza konu işbu kararın verildiği, ancak;
Sanık ..."ın 17.11.2009 tarihinde sahte ... kimliği ile ... Avcılar şubesinden 10.000 TL bireysel kredi aldığı, bu eylemi nedeniyle... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2011 gün ve 2010/215 esas, 2011/35 karar sayılı hükmü ile TCK"nın 158/1-j-son ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 15.Ceza Dairesinin 13.03.2012 gün ve 2012/1062-31582 sayılı kararı ile, adli para cezasının TCK"nın 52. maddesine uygun biçimde takdir ve tayin olunmamasının aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma sebebi sayılmadığı eleştirisiyle onanmasına karar verildiği,
Farklı mağdurlara ait sahte olarak oluşturduğu nüfus cüzdanları ve belgelerle 17.11.2009 tarihinde ... Avcılar ve Sefaköy şubesine, kredi başvurusunda bulunan sanığın, aynı suç işleme kararıyla katılan ..."ın farklı şubelerinden kısa aralıklarla, fiili ve hukuki kesinti oluşmaksızın kredi almak suretiyle işlediği nitelikli dolandırıcılık suçlarının; TCK"nın 43/1 maddesindeki "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/06/2005-5377 S.K./6.mad) mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." hükmü karşısında, zincirleme tek suçu oluşturacağı,
Ancak, bahse konu eylemler nedeniyle ilk olarak verilip kesinleşen ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2011 gün ve 2010/215 Esas, 2011/35 Karar sayı ilamın da belirlenen ceza üzerinden 43. madde uyarınca artış yapılarak ceza belirlenmesi gerekirken eylemin ayrı suç kabulü ile fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK" nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.