
Esas No: 2012/8664
Karar No: 2012/9680
Karar Tarihi: 01.11.2012
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/8664 Esas 2012/9680 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine ve dahili davalı ... Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.02.2011 gün ve 154/19 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... dava dilekçesinde; 127 ada 168 sayılı parselin kadastro çalışmaları sırasında tarla niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, arpa ve buğday ekerek kullandığını, 30 yılı aşkın bir süreden beri aralıksız çekişmesiz malik sıfatıyla zilyet olduğunu açıklayarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap ve ek cevap dilekçelerinde uyuşmazlık konusu taşınmazın kadastroca ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş ise de, mera komisyonunca bu yerin mera olarak değerlendirildiğini ve köyün ihtiyacı için mera olarak tahsisinin yapıldığını, bu nedenle taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 127 ada 168 sayılı parselin tapu kaydının teknik bilirkişinin 29.03.2010 tarihli raporunda A harfiyle işaretlenen 25873,343 m2 bakımından iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından aynı gerekçelerle temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik, 05.10.1972 tarihli harici satın alma, eklemeli zilyetlik, muristen intikal ve paylaşım hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 127 ada 168 sayılı parsel, 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden ham toprak niteliğiyle 229 hektar 0598,05 ( 2.290.598,05 ) m2 yüzölçümlü oldukça büyük bir yer olarak Hazine adına tespitinin yapıldığıve kadastro tutanağının 23.10.2007 tarihinde kesinleşmesiyle tapu kaydı oluşmuştur.Taşınmazın miktar büyüklüğü gözönünde bulunduğunda zilyetlikle taşınmaz edinme ve nitelik bakımından güçlü bir duraksama söz konusudur. Bu nedenle kadastro tespitinin yapıldığı 2006 yılından geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait (1976-1986 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğrafları bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere göre taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu konusunda uzman bilirkişice incelemenin yapılması, hava fotoğraflarının stereoskopik aletle üç boyutlu olarak incelemeye tabi tutulması, uzman bilirkişiden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor istenilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 127 ada 168 sayılı parselin 7.7.2008 tarihinde mera komisyonunca yapılan çalışmalar sonucu ihtiyaç nedeniyle köy merası olarak tahsis edildiği, Dairenin geri çevirmesi üzerine Nevşehir Valiliği, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün 18.7.2010 tarih ve 12024 sayılı karşılık yazılarında, “…127 ada 168 nolu parsel hakkında verilen tahsis kararının parselin davalı olması nedeniyle kesinleşmediğinin ve bu nedenle henüz mera özel kütüğüne işlenmediğinin belirtildiği…” anlaşılmıştır.
Mahkemece, bu yazının kapsamıyla dosyadaki diğer belgeler gözetilerek açıklanan husus üzerinde durulmamış, 127 ada 168 sayılı parselin eldeki dava dosyası nedeniyle mi meri komisyon kararının kesinleşmediği ya da bu dava dışında başka bir dava nedeniyle mi kesinleşmediği hususlarını araştırmamıştır. Bu nedenle öncelikle bu hususların açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bundan ayrı mera olarak tahsis edilmesiyle anılan parselin kamu malına dönüştüğünün kabulü gerekmektedir.
Taşınmazın kamu malına dönüştüğü gözetilerek yapılacak inceleme ve araştırma sonucu kazanmayı sağlayan zilyetlik için gerekli koşulların ve sürenin davacı yararına gerçekleştiğinin belirlenmesi halinde iptal ve tescile değil, bunun yerine mülkiyetin (zilyetliğin) davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir.
Öte yandan Hazine vekili her ne kadar yargılama giderleri yönünden ayrıca hükmü temyiz etmiş ise de, dava konusu taşınmaz kadastro yoluyla Hazine adına ham toprak niteliğiyle tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Dava açıldığı tarihte de Hazine adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Tapu iptali ve tescil davalarında dava kural olarak, kayıt malikine yöneltilerek açılır. Kayıt maliki Hazine olup, ona karşı dava açıldığına göre Hazine harç hariç (492 s. HK.m. 13/j) diğer her türlü yargılama giderleri ile sorumlu bulunmaktadır. Bu nedenle Hazinenin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Taşınmazın dava tarihinden sonra nitelik değiştirmesi ve mera olarak tahsis edilmesi sonuca etkili bulunmamaktadır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları (yargılama gideri dışında kalan kısımlar bakımından) bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.