8. Hukuk Dairesi 2012/6759 E. , 2012/9630 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki alacak davasının reddine dair ... 2. Aile Mahkemesinden verilen 17.03.2011 gün ve 239/376 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.09.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... bizzat ve vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalı-karşı davacı ... bizzat geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı ... vekili, dava dilekçesi ve 21.12.2009 tarihli dilekçesinde ada ve parsel numaralarını açıkladığı taşınmazlar ve davalının banka hesabında bulunan para ile ilgili vekil edeninin gerek evlilik öncesi birikimleri ve gerek evlilik sırasında önce fiilen, işi bıraktıktan sonra evde çalışarak elde ettiği gelirlerle, ayrıca evlenme sırasında kendisine takılan ziynetlerin bozdurulması sonucu elde ettiği para ile katkıda bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere yeni Medeni Kanuna göre taraflara ait malvarlığının tasfiyesinin yapılarak aynen iadesine, mümkün olmaması halinde payın tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, dava değerini bilirkişi tarafından belirlenecek değere göre tamamlanmak üzere 100.000 TL göstermiştir. Davacı-karşı davacı vekili 21.12.2009 tarihli dilekçes ile de hangi mal varlığı için ne miktar katkı payı istediğini açıklamıştır.
Davalı-karşı davacı ... vekili, dava konusu malların 01.01.2002 tarihi öncesi edinildiklerini ve mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğunu, davacı kadının katkısı olmadığını, kadının hayatı boyunca sadece evliliğin ilk yılında o da bir yıldan az çalıştığını, davalının 1991-2003 arası primlerini isteğe bağlı olarak ödeyerek davacının emekli olmasını sağladığını, davacının getirdiği ziynetleri de kendi dikkatsizliği ve dalgınlığı ile eve hırsız girmesi sonunda çaldırdığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, 09.03.2009 tarihli karşı davasında ise kadın üzerine kayıtlı Mersin"deki 112 ada 1 parseldeki 54 numaralı mesken ile Çankaya’da 7932 ada 5 parseldeki 2 numaralı meskendeki kadına ait 1/2 bakımından katkı payı alacağı isteğinde bulunmuş, fazla hakları saklı kalmak üzere 25.000 TL katkı payı alacağının karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, "ilk alınan taşınmazın beyanlarda Karşıyaka"daki taşınmaz (7510 ada 3 p.) olduğu söylenmekte ise de, tapu kayıtlarına göre ilk alınan taşınmazın 7932 ada 5 parsel olduğu, bunun da taraflar adına yarı yarıya tapuda tescil edildiği, tanık anlatımlarının soyut, kayıtlarla doğrulanmadığı, ilk alınan taşınmazın kadının 1984 yılında çalışması ve ziynetlerinin bozdurularak katkı ile alındığı, davacı kadının diğer taşınmazların alımı ve davalının banka hesabındaki parada katkısı olmadığı gerekçesi ile davacı-karşı davalı kadının davasının reddine, davalı-karşı davacının davasının ise HUMK.nun 409. maddesine göre işlemden kaldırılmasına" karar verilmesi üzerine; hüküm, kadın tarafından açılan ve reddedilen bölüm bakımından davacı-karşı davalı kadının vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 28.12.1984 tarihinde evlenmiş, 13.06.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 05.11.2009 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.).
Temyize gelen davacı kadın tarafından açılan davada dava konusu yapılan 83 ada 4 ve 5 parsellerin öncesi 83 ada 3 parsel ve onun da öncesi 1758 parsel olup bu taşınmazlardaki payın 30.01.1991, 7932 ada 5 parseldeki 2 numaralı meskenin 1/2 payı 27.11.1989, 8079 ada 28 parsel 02.02.1989, 26239 ada 4 parselde 11 numaralı mesken 21.07.1997, 81 ada 1 parseldeki 1B numaralı dubleks konut ise kooperatif yolu ile 02.07.2009 tarihinde ferdileşme ile davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir. Dava konusu yapılan ... Bankası Ankara ... caddesi şubesindeki davalı adına bulunan banka hesabında ise, boşanma dava tarihi itibarıyla herhangi bir bakiye olmadığı tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazlar taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmiş olduklarına göre davacının talebi katkı payı alacağı ve kısmen 81 ada 1 parseldeki 1B numaralı dubleks konut yönünden ise katılma alacağına ilişkindir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, kadının evlilik tarihinden sonra bir yıl boyunca çalışarak gelir elde ettiği, bunun dışında herhangi bir geliri olmadığı, davacı kadına ait evlilik sırasında takılan altınların da ilk edinilen taşınmazın alımı sırasında kullanıldığı dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillerden anlaşıldığına, davacı 1985 yılı sonrası gelir elde ettiğini ispat edemediğine, davalıya ait banka hesabında da mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla artı bakiye olmadığı dosya arasına getirtilen cevabi yazı ve ekindeki hesap ekstresi ile belirlendiğine göre davacı-karşı davalı kadının vekilinin aşağıda yazılı iki parça taşınmaz dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Toplanan deliller, tedavüllü tapu kaydı ve dinlenen tanık beyanlarından dava konusu 26239 ada 4 parselde 11 numaralı meskenin 21.07.1997 tarihinde davalı adına satın alındığı ve bu alım sırasında 19.6.1997 tarihinde satılan Karşıyaka mahallesi 41050 ada 15 parselin satışından gelen gelirin kullanıldığı ve üzerine de alım sırasında bir miktar para eklendiği anlaşılmaktadır. 41050 ada 15 parsele ait tapu kaydı incelendiğinde, davacı ... ile davalı ...’in 40/2400’er paylarının bulunduğu, bu taşınmazın öncesi 3425 parselin imar uygulaması sonrası ifrazından meydana geldiği, 3425 parseldeki davacı ... ile davalı ...’e ait 17/710’ar payların da 10.07.1985 tarihinde satın alındığı görülmektedir. Davacı kadının ilk alınan taşınmaza gerek çalışarak elde ettiği gelir gerek ziynetlerinin bozdurulması ile katkıda bulunduğu iddia ve ispat edildiğine, toplanan delillere göre ilk alınan taşınmazın 3425 parselin imar uygulaması sonunda oluşan 41050 ada 15 parsel olduğu ve bu taşınmazdaki her iki tarafa ait payların 19.06.1997 tarihinde satışı sonrası, 21.07.1997 tarihinde dava konusu 11 numaralı meskenin alındığı belirlendiğine göre 26239 ada 4 parselde 11 numaralı meskenin alımında davacı kadının 41050 ada 15 parseldeki 40/2400 payın satışından gelen para ile katkısı olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; 40/2400 payın satışından gelen gelir ile dava konusu 11 numaralı meskenin alım tarihinde ne oranda katkıda bulunulduğunu tespit etmek, bulunacak oran ile 11 numaralı meskenin dava tarihi itibarıyla belirlenecek piyasa rayiç (sürüm) değeri ile çarpılarak katkı payı alacağını bularak bu miktara hükmetmek olmalıdır. Bu hususlar gözden kaçırılarak 1 numaralı meskenle ilgili davacının katkı payı alacağı olmadığı sonucuna varılmış olması doğru değildir.
Dava konusu 81 ada 1 parseldeki 1B numaralı dubleks meskenin ise, davalı ... tarafından 1995 yılında kooperatife kurucu ortak üye olarak girilip aidatların ödenmeye başlandığı, 31.01.1995 tarihinde başlayan ödemelerin 29.02.2008 tarihinde sona erdiği, kooperatif tarafından meskenin 2007 yılında teslim edildiği ancak tapusunun 16.01.2008 tarihinde kat mülkiyeti tesisi ile Garden konut yapı kooperatifi adına çıkartıldığı, bilahare 02.07.2009 tarihinde ferdileşme ile davalı ...’ye devredildiği, ... tarafından da 04.12.2009 tarihinde dava dışı Ali Ersin Us’a satıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ...’in kooperatif üyesi olduğu 1995 yılında davacı ...’in herhangi bir geliri bulunmadığına ve bunun dışında başka bir geliri ile de alımda katkıda bulunduğunu ispat edemediğine göre davacının 01.01.2002 tarihi öncesi kooperatif üyeliği ile ilgili ödemeler üzerinde katkı payı alacağı olmadığının kabulü yerindedir.
Ancak dosya kapsamından davalının üyelik ödemelerinin 01.01.2002 sonrası da devam ettiği anlaşıldığına göre bu ödemelerin davalı tarafından kişisel mal veya geliri ile yapıldığı da ispat edilemediği sürece TMK.nun 222/3.maddesi gereğince edinilmiş mal olduğunun dikkate alınması gerekir. Bu sebeple mahkemece, 81 ada 1 parseldeki 1B numaralı dubleks meskenin tamamının davalının kişisel malı olarak kabulü ile bu taşınmaz yönünden davacının talebinin tümü ile reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş; davalının dava konusu dubleks meskene kooperatif üyeliği nedeniyle yaptığı toplam ödemenin belirlenmesi, bunun 01.01.2002 tarihi öncesine isabet eden bölümünün davalının kişisel malı, 01.01.2002 ile mal rejiminin sona erdiği ve boşanma davasının açıldığı 13.06.2006 tarihi arasına isabet eden bölümünün ise, edinilmiş mal olduğunun kabul edilmesi, meskenin 01.01.2002 ve mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi itibarıyla inşaat durumunun hangi seviyede olduğunun tespiti, hangi kısmın katılma alacağı hesabında gözetilebileceğinin belirlenmesi ve karar tarihine en yakın tarih itibarıyla belirlenecek bu kısmın hesaplamada dikkate alınabileceğinin göz önünde bulundurulması, edinilmiş mal olarak kabul edilebilecek inşaat seviyesinin değeri ve artık değer hesabında dikkate alınacak oran belirlendikten sonra davacının artık değer üzerindeki yarı oranda katılma alacağının bulunması, bu hesaplamada dosyanın konusunda uzman mali müşavir, inşaat mühendisi ve uzman görüşü bakımından hukukçu bilirkişiye verilerek tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre katılma alacağı ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde tümüyle redde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı kadının vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 26239 ada 4 parseldeki 11 numaralı ve 81 ada 1 parseldeki 1B numaralı meskenlerle ilgili bölümü bakımından 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı-karşı davalıya verilmesine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.