8. Hukuk Dairesi 2012/8897 E. , 2012/9628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve ... ile ... ve ..., dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.01.2012 gün 138/4 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.06.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu 263 ada 87, 88 ve 90 parsellerin tarafların miras bırakanları ..., ... ve ...’den kalmasına, davacıların da bu sebeple miras hakları bulunmasına rağmen kadastro tesbitinde... ve ... adına tesbit gördüğünü, davacılara hiç taşınmaz yazılmadığını açıklayarak bu parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların davacıların murisleri ..., ... mirasçıları ile ... adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşınmazların tesbitinde davacılardan ...’in babası ...’nin tesbit bilirkişi olup tutanakta imzası bulunduğunu, ...’ün babası ...’ın da yardımcı işçi olduğunu, bugüne kadar bir itirazları olmadığını, dava konusu yer ve civarındaki taşınmazların 1996 yılında ..., ... vekili ..., ... ve ... arasında bölüşüldüğünü, dava konusu yerlerin de ... ve babasına düştüğünü, davacıların babalarına ise bu taşınmazların civarındaki taşınmazlar düşmesine rağmen babaları ve davacılar kendi yerlerini işlemediklerinden tarla vasfını kaybettiklerini ve kadastroda orman olarak tesbit gördüğünü, ...’nın kendi yerine 1980 yılından itibaren meyve ağaçları dikmeye başladığını, babası ve ...’nın kadastro geçmeden önce 20 yılı aşkın zilyetlikleri olduğunu, davacıların veya babalarının itiraz etmediklerini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece, davacıların, ... payı açısından açtıkları davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davacıların talep ettikleri diğer paylar açısından açtıkları davanın kabulü ile 263 ada 87 nolu parselin tapusunun 5/8 nispetinde iptali ile, 263 ada 87 nolu parselin 3/8"inin ... mirasçıları (1/4 ..., 1/8"er ..., ..., ..., ..., ..., ...), 2/8"inin ... mirasçıları ( 1/4 ... Karakoç, 3/28"er payı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...) kalan 3/8 payın ise ... adına tapuya tesciline, 263 ada 88 ve 90 nolu parsellerin tapusunun yine 5/8 oranında iptali ile, 263 ada 88 ve 90 nolu parsellerin 3/8"inin ... mirasçıları (1/4 ..., 1/8"er ..., ..., ..., ..., ..., ...), 2/8"inin ... mirasçıları ( 1/4 ... Karakoç, 3/28 er payı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...), kalan 3/8"inin ise ... adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2005 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 25 yılı aşkın zilyetliğin bulunduğu açıklanarak 263 ada 87 parsel Yahya oğlu ..., 263 ada 88 ve 90 parseller ise... oğlu ... adına tesbit edilmiş, tutanaklar 28.2.2006 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmişlerdir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, özellikle dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazların öncesi eşit hisseli olarak davalılardan ...’nın babası ..., davacılardan ...’ün babası ..., davacılardan ...’in dedesi... ... ve dava dışı ...’e ait iken ...’in payını yarı yarıya olmak üzere... ... ile ...’e devrettiği, bu nedenle... ve...’in paylarının arttığı, ...’in 88 ve 90 paylardaki payını oğlu ...’e devrettiği, ... ...’nin ise 3.8.1984 tarihinde ölümü ile payının taksimen oğlu ... ...’ye, ...’nin de 7.12.2008 tarihinde ölümü ile bir kısım davacıların, ...’un da 16.4.1965 tarihinde ölümü ile yine bir kısım davacıların mirasçı olarak kaldıkları, kök hissedarlar arasında herhangi bir taksim yapılmadığı anlaşıldığına, davalı tarafça taksim hususu ispat edilemediğine, ... ve ...’nın tüm mirasçıları davada yer aldıklarına, mahkemece bu husus göz önünde bulundurularak yazılı şekilde hüküm kurulduğuna göre davalılar vekilinin aşağıdaki husus dışında işin esasına yönelen diğer tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; TMK.nun 28.maddesi uyarınca kişilik ölümle son bulur. Öte yandan 04.05.1978 gün ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişi adına tescile karar verilemeyeceği gibi dava tarihinde ölü bulunan kişiye karşı da dava açılamaz. Mahkemece bir kısım davacı ve dahili davacıların miras bırakanı ...’un ölümü sebebiyle tüm mirasçıları adına yazılı şekilde miras payları oranında tescile karar verilmiş olması doğru ise de bu mirasçılardan eşi ... Karakoç’un 2.8.2011 tarihinde öldüğü, ...’a düşecek miras payının da mirasçılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak ölü ... Karakoç adına da pay verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan ... Karakoç’a pay verilmesini ilişkin hüküm bölümün 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine,
taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.