Abaküs Yazılım
20. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/416
Karar No: 2019/5205
Karar Tarihi: 09.10.2019

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/416 Esas 2019/5205 Karar Sayılı İlamı

20. Ceza Dairesi         2019/416 E.  ,  2019/5205 K.

    "İçtihat Metni"


    Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 22/03/2016 tarih, 2015/684 esas ve 2016/189 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 22/01/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
    1- Şüpheli ... hakkında 19/11/2014 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 12/12/2014 tarihli ve 2014/13068 soruşturma, 2014/177 sayılı karar ile; 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun"un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye, kollukta bildirdiği iş yeri ve ev adreslerine tebliğe çıkarıldığı, iade gelmesi sonrasında, mernis adresi de bulunmayan şüpheliye gönderilen en son tebligatın geçerli sayılacağına dair 01/04/2015 tarihli tutanak tutulduğu, kararın 01/04/2015 tarihinde infazı için Manavgat Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
    2- Manavgat Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"nün 01/04/2015 tarihli çağrı yazısının şüphelinin işyeri adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ edilememesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 06/05/2015 tarihinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle evrakın kapatılarak 12/06/2015 tarihinde savcılığa gönderildiği,
    3- Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı"nca erteleme kararının kaldırılarak 02/07/2015 tarihli, 2014/13068 soruşturma, 2015/3472 esas ve 2015/3167 sayılı iddianame ile sanık hakkında TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
    4-Kanun yararına bozma istemine konu; Manavgat 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2016 tarihli, 2015/684 esas ve 2016/189 sayılı kararı ile; erteleme kararının tebliğ edilmediği, sonrasında çağrı yazısının usulsüz şekilde Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebliğ edildiği gerekçesiyle, davanın düşmesine karar verildiği, kararın 24/05/2016 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
    Anlaşılmıştır.
    B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
    Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
    “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanık ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı"nca verilen bila tarihli ve 2014/13068 soruşturma, 2014/177 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve erteleme süresi içinde 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, hükümlünün yapılan tebligata rağmen, yasal süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediği ve denetimli serbestlik tedbirini ihlal ettiği gerekçesiyle hakkındaki ilam dosyasının kapatılmasına ilişkin karar üzerine Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı"nca düzenlenen 02/07/2015 tarihli ve 2014/13068 soruşturma, 2015/3472 esas, 2015/3167 sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine dair Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 22/03/2016 tarihli ve 2015/684 esas, 2016/189 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    Dosya kapsamına göre, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı"nca şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının iş yeri ve ev adreslerine tebliğ edilemediğinden iade gelmesi sonrasında, mernis adresi de bulunmayan şüpheliye yapılan en son tebligatın geçerli sayılacağına dair 01/04/2015 tarihli tutanak tutulduğu, sonrasında Manavgat Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce denetimli serbestlik tedbirinin infazı için şüpheliye gönderilen çağrı kağıdının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğine rağmen 10 günlük süre içerisinde şüphelinin müracaat etmemesi nedeniyle hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda düşme kararı verildiği anlaşılmış ise de,
    5237 sayılı Kanun"un 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır" hükmüne yer verildiği, tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, ""(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartı ile her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın bilinen en son adresine anılan Kanun"un 10. maddesine göre, bunun mümkün olmaması halinde aynı Kanun"un 21. maddesine göre tebligatın yapılması gerektiği cihetle, sanığa erteleme kararı usulüne uygun tebliğ edilmeden denetimli serbestlik kararının infazı için gönderilen çağrı kağıdının herhangi bir hukukî sonuç doğurmayacağı gözetilmeden kamu davası açılmışsa da, tek başına bu durumun ısrar olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, esasen denetimli serbestlik tedbirine kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği, kamu davası hakkında durma kararı verilerek yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesinin gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2016 tarihli ve 2015/684 esas, 2016/189 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
    C) Konunun Değerlendirilmesi:
    İncelenen dosyada;
    Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca 12/12/2014 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğine ilişkin tebliğ evrakının iade gelmesi üzerine, mernis adresi de bulunmayan şüpheliye gönderilen en son tebligatın geçerli sayılacağına dair 01/04/2015 tarihli tutanak tutulduğu, sonrasında Manavgat Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce denetimli serbestlik tedbirinin infazı için şüpheliye gönderilen çağrı kağıdının iade gelmesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, 10 günlük süre içerisinde şüphelinin başvurmaması nedeniyle hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak hakkında kamu davası açıldığı ve yargılama sonucunda kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
    5237 sayılı Kanun"un 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır " hükmüne yer verildiği, 7201 sayılı Kanun’un Kanun’un 10. maddesinde yer alan,
    "" (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartı ile her yerde tebligat yapılması caizdir.
    (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın bilinen en son adresine anılan Kanun"un 10. maddesine göre, bunun mümkün olmaması halinde aynı Kanun"un 21. maddesine göre tebligatın yapılması gerektiği anlaşıldığından, sanığa erteleme kararı usulüne uygun tebliğ edilmeden denetimli serbestlik kararının infazı için gönderilen çağrı kağıdının herhangi bir hukukî sonuç doğurmayacağı gözetilmeden kamu davası açılmışsa da; şüpheli hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açılabilmesi için şüphelinin erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi gerekmekte olup şüphelinin denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmamasının tek başına ısrar olarak kabulünün mümkün olmadığı, denetimli serbestlik tedbirine kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği, kamu davası hakkında durma kararı verilerek yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden davayı kesin olarak sonuçlandıracak şekilde “davanın düşmesine” karar verilmesi kanuna aykırıdır.
    D-)Karar:
    Açıklanan nedenlere göre; kamu davası hakkında durma kararı verilerek, erteleme ve tedavi/denetim kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi, denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden kamu davasının düşmesine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 22/03/2016 tarih, 2015/684 esas ve 2016/189 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine, 09/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi