8. Ceza Dairesi 2020/5266 E. , 2020/16889 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; olay günü ... isimli bayanın ... isimli şahıs tarafından darp edildiğini ve ..."ın belirtmiş olduğu ikamette bulunduğunu beyan etmesi üzerine ... hakkında başlatılan soruşturma kapsamında, bahse konu ikamette bulunan sanığın kendisini ... isimli kişinin nüfus cüzdanı talep belgesinin göstererek tanıttığı, ... isimli kişinin nüfus kayıtları incelendiğinde ... isimli kişinin kardeşi olarak görünmesi nedeniyle sanığa bu husus sorulduğunda gerçek kimliğini açıkladığı olayda,sanığın gerçek kimlik bilgileri ile başlatılan soruşturmadan kurtulmak maksadı ile kardeşinin kimlik bilgilerini verdiği, dosya içerisindeki tüm tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği ve mağdur hakkında da herhangi bir soruşturma yapılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması"suçunun unsurlarının oluşmadığı, tutanakları gerçek kimlik bilgileri ile imzalayan sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesinde düzenlenen ve idari yaptırımı gerektiren "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu, ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu"nun 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden temyiz incelemesine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının konusu eylemin oluşturduğu kabahatin zamanaşımına uğraması nedeniyle 5326 sayılı Kanunun 20/2-c maddesi gözetilerek “ İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA"", 13.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.