Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/13865
Karar No: 2016/2087
Karar Tarihi: 17.02.2016

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/13865 Esas 2016/2087 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalılar, müvekkilinin tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz üzerinde ağaçlandırma yaptığı için tazminat talep edemeyeceğini savunarak davayı reddetti. Mahkeme davayı kısmen kabul etti ve davalılardan 46.793.72TL'nin faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verdi. Ancak bu karar, Yargıtay tarafından bozuldu. Yargıtay kararında, tapulu taşınmazların mülkiyetinin naklinin Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Tapu Kanunu'nun hükümleri gereği resmi şekle bağlı olduğu tartışmasız olduğu vurgulandı. Bunun yanı sıra, sözleşmede taşınmazın sahibi olmak şartı aranmadığı belirtildi ve geçersiz satış sözleşmesi gereğince taşınmazı elinde tutan davacının verdiğini geri alabilmesi için taşınmazı iadesi gerektiği ifade edildi. Davacının taşınmazın zilyetliğine sahip olup olmadığının gerekirse yerinde incelenerek tespit edilmesi gerektiği belirtilerek önceki mahkeme kararı bozuldu. Kararda geçen kanun maddeleri ise, Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 213. ve 237. maddeleri ve Noterlik Kanunu'nun 89. maddesi olarak belirtildi.
3. Hukuk Dairesi         2015/13865 E.  ,  2016/2087 K.

    "İçtihat Metni"

    Davacı ... ile davalılar ... ve diğerleri aralarındaki tazminat davasına dair .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30/12/2013 günlü ve 2013/122 E. -2013/644 K. sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 24/06/2015 günlü ve 2014/18591 E. - 2015/11707 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
    Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıların murisi ..."dan, ... Noterliğinin 12.01.1998 tarih 908 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile ... 402 parselden 4250 m² yeri satın aldığını, zilyetliğini teslim aldığı için üzerine nar ağaçları diktiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/235E-2012/481K sayılı dosyasında satış vaadi sözleşmesine dayalı tazminat davası açtıklarını, ancak bu dava sırasında taşınmazın değerinin tespit edilip hükmedildiğini, ağaçların hesaplamaya dahil edilmediğini, müvekkilinin satış vaadine istinaden iyi niyetli olarak taşınmazda ağaçlandırma yaptığını iddia ederek, ağaçların değeri olan 56.000TL"nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ..."ın satış vaadi sözleşmesi ile satmış olduğu taşınmazın davalılar adına kayıtlı olmadığı için tapuda satışının yapılamadığını, ancak taşınmazın davacı tarafa fiilen teslim edildiğini, halen davacının taşınmazın zilyedi durumunda olduğunu, taşınmazı kullandığını ekip diktiğini, taşınmazdan fiilen yararlandığını bu sebeple ağaçlardan dolayı müvekkillerinden tazminat isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 46.793.72TL"nin davalıdan 31.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 24.06.2015 tarih ve 2014/18591Esas-2015/11707 Karar sayılı ilamı ile "...Tapulu taşınmazların mülkiyetinin naklinin Türk Medeni Kanununun 706, Türk Borçlar Kanununun 237 ve Tapu Kanununun 26.maddeleri hükümleri gereği resmi şekle bağlı olduğu tartışmasızdır. Harici satışlar geçersizdir.
    Ne var ki 10.07.1940 tarihli 77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince davacı, satış nedeniyle ödediği bedeli geri alana kadar taşınmaz mal üzerinde hapis hakkını kullanabilir (şeyi geri vermekten kaçınabilir). Geçersiz satış sözleşmesi gereğince taşınmazı elinde tutan davacının, verdiğini geri alabilmesi için, taşınmazı iadesi bahis konusudur. Aksi takdirde davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmayacaktır.
    Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK"nun 115/h maddesinde ""Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması"" bir dava şartı olarak öngörülmüştür.
    Somut olayda davalı vekili, davacının davaya konu taşınmazda halen zilyet olduğunu, gelir elde etmeye devam ettiğini savunmuştur.
    O halde mahkemece; geçersiz sözleşmelerde tarafların aldıklarını aynı anda geri vermekle yükümlü oldukları gözetilerek, davacının taşınmazın zilyetliğine sahip olup olmadığı hususu gerekirse yerinde inceleme yapılarak tespit edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yukarıdaki şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesi ile bozulmuş, davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş, yeniden yapılan incelemede;
    Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri Borçlar Kanununun 213.maddesi ile Türk Medeni Kanunun 706 ve Noterlik Kanununun 89. madde hükümleri uyarınca noter önünde resen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaad alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yükleyen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Medeni Kanunun 716 maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
    Satış vaadi sözleşmesinin geçerli olması için vaat borçlusunun satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihte tapuda kayıtlı taşınmazın maliki olması gerekmez. Vaat borçlusunun sözleşmenin yapıldığı tarihte taşınmazın maliki olmaması sözleşmenin sıhhatine tesir etmez.
    Davaya konu taşınmaz vaadi sözleşmesi geçerlidir. Her ne kadar Dairemizin bozma ilamının 4. ve 5. paragraflarında "Tapulu taşınmazların mülkiyetinin naklinin Türk Medeni Kanununun 706, Türk Borçlar Kanununun 237 ve Tapu Kanununun 26.maddeleri hükümleri gereği resmi şekle bağlı olduğu tartışmasızdır. Harici satışlar geçersizdir.
    Ne var ki 10.07.1940 tarihli 77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince davacı, satış nedeniyle ödediği bedeli geri alana kadar taşınmaz mal üzerinde hapis hakkını kullanabilir (şeyi geri vermekten kaçınabilir). Geçersiz satış sözleşmesi gereğince taşınmazı elinde tutan davacının, verdiğini geri alabilmesi için, taşınmazı iadesi bahis konusudur. Aksi takdirde davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmayacaktır." ifadeleri kullanılmış ise de söz konusu ibareler sehven yazılmış olup maddi hata nedeniyle bozma ilamındaki 4. ve 5. paragraflarındaki ifadelerin karardan çıkarılması gerekmiştir.
    Ancak söz konusu maddi hatanın düzeltilmesinin bozma sonucuna etkisi bulunmadığından bozma ilamındaki 4. ve 5. paragrafların çıkarılması suretiyle gerekçenin değiştirilmesi ve bu nedenle karar düzeltme talebinin REDDİNE, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 17.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi