13. Hukuk Dairesi 2016/29625 E. , 2019/11640 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile anlaşmalı boşanmak amacıyla aralarında protokol düzenlediklerini, davalının anlaşmalı boşanmadan vazgeçtiğini, boşanma davasının çekişmeli görülmeye başlandığını, protokolde tespit edilmiş ve tanık huzurunda imzalanıp kabul edilmiş hediye ve borç ödemelerinin tamamını talep ettiğini, protokolün özellikle 1. maddesindeki 78 gram 6 adet bilezik ve 10 adet çeyrek altının iadesini, olmadığı takdirde bedelini, protokolün 2. maddesinde kabul edilmiş olan 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile 10.000,00 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Eldeki dava, tarafların anlaşmalı boşanacakları zannıyla hazırladıkları protokole dayalı ziynet eşyasının iadesi ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın dayanağının taraflar arasında boşanma davasına esas olmak üzere hazırlanan ancak daha sonra anlaşmalı boşanmanın sağlanamaması nedeniyle işleme konulmayan protokole ilişkin olduğunu, bu protokolün taraflar ve tanıklar huzurunda müştereken imzalandığını, davacının davalıya verdiği ziynet altınlarını ve 10.000,00 TL"lik borcu boşanma durumunda istemeyeceği düzenlendiğini, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılacağını ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanacağını, davacı kocanın ziynet eşyasına ilişkin taleplerinin dayanaksız olduğunu, ziynet eşyasına konu 6 adet bilezik ve 10 çeyrek altına ilişkin talebin reddedildiğini, taraflar arasında yapılan protokolden davacının davalıya 10.000,00 TL borç verdiğinin anlaşıldığını, protokolün boşanmaya esas alınmasa da yazılı belge niteliğinde olduğunu, davalının borcu ödediğini ya da borç miktarının o kadar olmadığını başkaca yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın 10.000,00 TL"lik alacağa ilişkin kısmı kabul edilmiştir.
Mahkemece, kabul edilen kısım yönünden protokol yazılı belge kabul edilerek ispat yükü davalıya yüklenmiş ise de, anlaşmalı boşanmaya esas olmak üzere düzenlenen protokol hükümleri, anlaşmalı boşanma davası gerçekleşerek protokol onaylandığı takdirde geçerli bir hale gelir. Somut olayda, anlaşmalı boşanma davası sonucunda onaylanan protokol olmadığına göre geçerli bir protokolden bahsedilemez.
Ayrıca, Boşanma Protokolü’nün 2. maddesinde aynen; "evlilik süresi içinde ... tarafından ödenen ...’un kredi kartı borcu ile Söke’deki ...’a ait evin senetleri ve ara ödemeleri olmak üzere toplam 10.000,00 TL bedeli ...’dan istemeyeceği" düzenlenmiştir. Bu maddede davalının kredi kartı borcunun, ev taksitlerinin davacı tarafından ödendiği belirtilmişse de, söz konusu ödemelerin davalıya borç olarak verildiğine ilişkin herhangi bir ibare yoktur. Aynı zamanda evlilik birliği sırasında kocanın yaptığı harcamalar ahlak vazifesinin ifası olup, geri istenemez.
Hal böyle olunca, mahkemenin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar vermesi hatalı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 15,20 TL. kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan 29,20 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.