Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/29620
Karar No: 2019/11639
Karar Tarihi: 27.11.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/29620 Esas 2019/11639 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/29620 E.  ,  2019/11639 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    K A R A R

    Davacı, mülkiyeti ..., ... vs murislere ait olan tarlayı, ... ...’den üzerindeki müştemilatı ile devraldığını, kendisinin toprak sahibi olan varisler ile de kira akti yaptığını ve kira bedelini ödediğini söz konusu bahçede gül yetiştirciliği yapmaya başladığını, 24 Eylül 2012 tarihinde söz konusu tarla üzerindeki müştemilatı davalı ..."e ... 2. Noterliği’nin, 10808 yevmiye numaralı "Menkul Mal Eşya Satış Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile sattığını, satım konusu malzemelerin tek tek sayıldığını ancak 20.000 tane gül fidesinden bahsedilmediğini, gül fidelerinin satım akdinin konusu içerisinde olmadığını, ihtarname vasıtasıyla maliki olduğu gül fidelerini talep ettiğini, netice alamadığını tüm bu nedenlerle gül fidelerinin değerini ve gül fidelerinden elde edemediği kar kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş ıslah dilekçesi ile iş bu talebini artırmıştır.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davacının gül ağaçlarının bedeline ilişkin olarak açmış olduğu davasının kabulü ile 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren 38.999,20 TL’nin ıslah tarihi olan 25.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının güllere ilişkin gelir alacağı talebinin kabulü ile 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren, 7.222,00 TL’nin ıslah tarihi olan 25.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, arsa sahiplerinden boş olarak kiraladığı tarlada gül yetiştiriciliği yaptığını, dava konusu tarla üzerindeki müştemilatı 24 Eylül 2012 tarihinde "Menkul Mal Eşya Satış Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile davalıya sattığını, gül fidelerinin sözleşmeye dahil olmadığını belirterek gül fidelerinin değerini ve gül fidelerinden elde edemediği kar kaybını davalıdan tahsilini istemiş, davalı 15.03.2013 tarihinde gül bahçesini toprak sahiplerinden kiraladığını, güllerin toprak sahibine ait olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacının boş arazi üzerinde bulunan müştemilat ve gül fidelerinin önceki kiracısı ..."den satın almış olduğuna ilişkin dosya kapsamında sözleşmenin bulunduğunu, tanık beyanlarıyla bu hususun doğrulandığını davacının dava konusu yer üzerindeki müştemilatı menkul eşya satım sözleşmesi yaparak davalıya sattığı ancak halihazırdaki gül fidelerinin de satılmış olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, davalı ile dava dışı arsa sahipleri arasında yapılmış olduğu söylenilen yazılı kira sözleşmesinde söz konusu arazinin yaklaşık 20.000 adet gül fidesi ile birlikte kiraya verilmiş olduğunun belirtildiğini, kira sözleşmesinin her zaman için yapılabileceğini, kira sözleşmesinin taraflar arasında yapılan menkul eşya satım sözleşmesinden daha sonraki bir tarihe ait olduğunu gül fidelerinin menkul eşya satım sözleşmesinden hariç tutulmuş olduğuna ilişkin kanaat oluştuğunu, ... 2. Noterliği tarafından onaylama şeklinde yapılan menkul eşya satım sözleşmesine ilişkin olarak taraflardan hiç birisinin şimdiye dek imza inkarında bulunmadığı ve sözleşme içeriğine karşı çıkmamış olduğunu, davacının davalıya 04.03.2014 tarihli ihtarnameyi yolladığını, davalının ise gül fidelerini dava konusu arazi maliklerinden satın almış olduğuna ilişkin olarak cevap verdiğini, davacının arazi malikleri hakkında da suç duyurusunda bulunduğunu bu nedenle davacı ile dava dışı arazi malikleri arasında husumet olması nedeniyle davalı iddialarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Davacı ..., 03.10.2013 tarihinde karakolda müşteki olarak vermiş olduğu ifadesinde;"...... isimli şahsın ... ve ... isimli mal sahiplerinden kiralamış olduğu çiçek serasını üzerinde bulunan tüm eklentileri ile birlikte satın aldım. 5 yıldır burada çalışıyorum. Daha sonra işleri yalnız yapamadığımdan ... isimli şahsa ısıtma-soğutma ve sera demirlerini sattım. Gül fidelerini gelirine kendisini de yarı pay olarak ortak ettim, parasını da aldım. Arazi içerisinde halen kendime ait gül fidelerim bulunmaktadır...Aynı zamanda ... ile gül fidelerinin hasılatına ortak olduğumuzdan yarı parasını da vermemektedir. ...Fidelerim ve fidelerimin satışından gelen paranın yarısını öderler ise uzlaşmak istiyorum..."demiştir.
    Yine davacının ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3764 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde icra sebebi olarak 24.09.2012 tarihli sözlü ortaklık anlaşmasını gösterdiği anlaşılmıştır.
    Bu durumda, davacının hazırlık soruşturmasındaki ifadesi, icra takibinde göstermiş olduğu sebep kendisini bağlamaktadır. Davacının kendisini bağlayan bu ifadelerinde davalı ile aralarında ortaklık ilişkisi olduğunu açıkça beyan etmiştir.
    Hal böyle olunca, mahkemece bu beyanlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile gül ağaçlarının tüm gelirleri ve gül fideleri hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 961,00 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi