18. Ceza Dairesi 2016/3719 E. , 2016/16370 K.
"İçtihat Metni"
İş Yeri Dokunulmazlığını ihlal etme suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair .... Asliye Ceza Mahkemesi"nce verilen 12/03/2013 tarih ve 2013/62 esas, 2013/181 karar sayılı hükmün, suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 24/02/2016 tarih ve 2015/16225 esas, 2016/3427 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ... "in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, oy çokluğuyla karar verilmiştir.”
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/04/2016 tarih ve 4 - 2013/146227 sayılı yazısı ile;
İtiraza konu uyuşmazlığın, suça sürüklenen çocuk ... in hırsızlık yaptığı yerin işyeri niteliğinde olup olmadığına ilişkindir.
“İşyeri dokunulmazlığının ihlâli suçu 5237 sayılı TCK"nın 116/2. maddesinde hükme bağlanmıştır. 765 sayılı TCK"da yer almayan bu suç yeni TCK ile birlikte hüküm altına alınmıştır.
Anayasa hukukumuza göre konut dokunulmazlığı, kişi özgürlüğünün devamı niteliğindedir.
Çağdaş yönetimlerde başlıca temel hak ve özgürlüklerden sayılan ve kişinin temel haklarından olması nedeniyle hemen hemen bütün Anayasalarda ve uluslararası siyasi belgelerde yer alan konut dokunulmazlığı, aynı zamanda evrensel ibr kavramdır. Kanun koyucu TCK"nın 116/2. fıkrasında da işyeri dokunulmazlığının ihlalini de belirli koşullarda suç sayarak yaptırım altına almakla, ayrıca kişinin huzurlu, güvenli ve sakin bir ortamda dilediği gibi iş yapma ve çalışabilme özgürlüğünü korumayı da amaçlamıştır.
5237 sayılı TCK"nın 116/2. maddesine göre, "Birinci fıkrada tanımlanan fiillerin açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyeri ve eklentileri hakkında işlenmesi ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu fıkranın uygulanmasında, birinci fıkrada söz konusu olan koşullar aranacaktır. Niteliği itibarıyla açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi alışılmış, mutat olan yerler dışında kalan yerlere rıza olmaksızın girilmesi bu suçu oluşturacaktır. Avukatlık bürosu ve özel muayenehane bu gibi izinle girilmesi gereken yerlere örnek olarak gösterilebilir. Keza herkesin herhangi bir koşulu yerine getirmeksizin girebileceği yerlere, söz gelimi süpermarketlere, dükkânlara, mağazalara, halka açık olmadıkları zamanlarda, mesela mesai saatleri dışında rıza hilafına girilmesi halinde de bu suç oluşacaktır. Zira hak sahipleri bu gibi yerlere isteyenin girmesi hususunda daha başlangıçta rızalarını örtülü olarak açıklamış sayılırlar" biçimindeki açıklamalara yer verilmiştir.
İşyeri, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğünde; "Bir görevin yapıldığı yer, işçinin iş sözleşmesine göre çalıştığı yer" olarak tanımlanmış, öğretide de; "esas olarak belirli bir zaman dilimi içinde ya da sürekli, sınai, sanatsal, bilimsel ve benzeri amaçlara hizmet eden, sabit ya da sabit olmayan kapalı işletme veya satış yerleri" şeklinde açıklanmıştır.
Kural olarak işyerleri; sahibi ya da çalışanlarının iznine ihtiyaç duyulmaksızın, zımni bir rızanın varlığı kabul edilerek herkesin girebileceği ve sunulan hizmeti alabileceği, lokanta, dükkân, mağaza, manav, kasap, alışveriş merkezi, tiyatro, kahvehane, hastane, banka şubesi, sinema, okul gibi yerlerdir. Belirtilen yerlere halka açık bulundukları sırada veya mesai saatleri içinde girilmesi suç teşkil etmeyecektir. Ancak girildikten sonra işyeri sahibi ya da çalışanların çıkılması konusundaki uyarılarına rağmen içeride kalınmaya devam edilmesi veya kapandıkları ya da çalışmaya ara verdikleri saatte, örneğin; öğle saatlerinde veya açılmadan önce girilmesi durumunda, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu oluşacaktır.
Açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olmayan şirket binası, doktorun muayenehanesi, avukatlık bürosu, işyerlerinin üretim yapılan atölyesi veya lokantaların mutfak kısmına girilmesi konusunda kural olarak işyeri sahibinin rızasının bulunmadığı varsayılır. Bu nedenle açık bir rıza bulunmadan söz konusu yerlere girilmesi, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturabilecektir. Öte yandan işyerinin bir bölümünün sahibi veya çalışanları tarafından konut olarak kullanılması ve ilgililerin rızaları dışında belirtilen yerlere girilmesi ya da uyarılara rağmen çıkılmaması durumunda ise, işyeri dokunulmazlığının ihlali değil, konut dokunulmazlığının ihlali suçu oluşabilecektir.
İşyeri dokunulmazlığını ihlal suçu kasten işlenen bir suçtur.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, maddi olayda, 26/06/2009 tarihinde ... isimli kişinin tarlasında çalıştığı sırada üzeri kuru otlarla örtülü durumda kırmızı renkli ... marka motosikletin bulunduğunu gördüğünü ihbar etmesi üzerine yapılan incelemede motosikletin motorunun halen sıcak olup, plakasının bulunmadığı, ve henüz 13.08 kilometrede olduğu ve ... marka motosikletlerin katılan ... tarafından bayiliğini yaptığı işyerinde satıldığının tespit edilmesi üzerine, 01/07/2009 tarihinde katılan aranarak durumun bildirildiği, katılan ile birlikte daha önceden çır çır fabrikası olarak kullanılan ve halen depo amaçlı kullanılan yere gidildiğinde işyerinin arka kısmında bulunan tuvaletin bulunduğu yerden bir kişinin geçebileceği şekilde tuğlanın kırılarak içeriye girildiği, ve işyerinden bir kısım eşyalar ile birlikte 1 adet motosiklet ve 2 adet de bisikletin çalındığının tespit edildiği,
27/06/2009 tarihinde ise suça sürüklenen ... ve ...’ın, yanlarında 3 adet bisiklet ile gittikleri sırada suça sürüklenen çocuk ...’ın bisikletleri bırakarak kaçtığı, diğer suçu sürüklenen ...’ın ise bisikletler ile birlikte yakalandığı, yakalanan bisikletlerden 2’sinin eski olup suça sürüklenenlere ait olduğu, bir adet yeni bisikletin ise yine katılana ait işyerinden çalındığının tespit edilerek 13/07/2009 tarihli tutanak ile katılan ... Şerbetçi"ye teslim edildiği,
Suça sürüklenen çocuklar hakkında eylemine uyan TCK 37/1 maddesi yollamasıyla TCK 142/1 b, 143/1, 31/3, 116/1-4, 31/3, maddeleri uyarınca cezalandırılması ayrıca sanıklar hakkında TCK 53/1-2 maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmolunması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda, mahkememiz 01/06/2010 tarih 2009/489 esas 2010/569 karar sayılı ilamı ile sanığa atılı suçların sabit görüldüğü, ancak CMK’nın 231. maddesindeki şartların bulunması sebebiyle sanık hakkında TCK 116/2,119/1-c,31/3 ve 62 maddeleri uygulanmak suretiyle 4.000TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet kararı kurulduğu, bu hükmün 5395 sayılı yasanın 23.maddesi gereği açıklanmasının geri bırakıldığı ve 3 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulduğu, bu kararın 13/07/2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Açıklanması geri bırakılan bu hükmün denetim süresi devam ederken suça sürüklenen ..."in 27/12/2011 tarihinde konut dokunulmazlığını ihlal etme ve sair tehdit suçundan dolayı hakkında ... Sulh Ceza Mahkemesine dava açıldığı, bu suçla ilgili yapılan yargılama sonucunda sanığa atılı eylemin sabit görüldüğü ... Sulh Ceza Mahkemesi 11/12/2012 tarih 2012/79 Esas -2012/1604 karar sayılı kararı ile ...ç"nin mahkumiyetine karar verildiği, 03/01/2013 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içersinde işlenen bu kasıtlı suçtan dolayı önceden verilen hükmün açıklanmasına karar verildiği, açıklanan ... 1 Asliye Ceza Mahkemesinin, 12/03/2013 tarih ve 2013/62 Esas ve 2013/181 Karar sayılı ilamıyla, suça sürüklenen ... hakkında TCK"nın 116/2, 119/1-c md, 31/3, 62 md 200 Gün Adpc ve TCK"nın 52/2 md 4000 TL Adpc cezalandırılmasına karar verildiği ve hüküm Yüksek Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 24/02/2016 gün ve 2015/16225 esas, 2016/3427 sayılı kararıyla onandığı,
Yüksek Dairece verilen onama kararının hukuka aykırı nitelikte olduğu suça sürüklenen çocuk ..."in girdiği yerin depo olarak bahsedilmesi, ve bu yerin iş yerinin eklentisi olup olmadığına dair bir saptamanın bulunmaması ve salt eşyaların muhafazası için kullanılan herhangi bir mesleki ve ticari faaliyetin yürütülmediğinin anlaşılması karşısında, suçu konu depoya girilmesinin, suça sürüklenen çocuklar yönünden, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturmayacağı düşünülmeden ve anılan yerin niteliği açıkça belirlenmeden, sanığın hırsızlıkla yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/489 esas, 2010/569 karar sayılı dava dosyasının onaylı sureti dosya içine alınmadan suça sürüklenen çocuk ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükümlülük kararının eksik inceleme sonucunda verildiği ve kararın hukuka aykırı olduğu nedenle anılan karara itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 24/02/2016 gün ve 2015/16225 esas, 2016/3427 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3- ...1 Asliye Ceza Mahkemesinin, 12/03/2013 tarih ve 2013/62 esas ve 2013/181 Karar sayılı ilamında suça sürüklenen çocuk ..."in iş yerinin eklentisi olup olmadığına dair bir saptamanın bulunmaması ve salt eşyaların muhafazası için kullanılan herhangi bir mesleki ve ticari faaliyetin yürütülmediği ve iş yerinin eklentisi niteliğinde olmayan yere girilmesinin iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturmayacağı düşünülmeden ve anılan yerin niteliği belirlenmeden, sanığın hırsızlıkla yargılandığı ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/489 esas, 2010/569 karar sayılı dava dosyasının onaylı sureti dosya içine alınmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,
4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi,
İtirazen arz ve talep olunur.” denilerek, itirazda bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
Suça sürüklenen çocuk ..."in hırsızlık yaptığı yerin işyeri niteliğinde olup olmadığına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 24/02/2016 gün ve 2015/16225 esas, 2016/3427 sayılı kararında, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçuna ilişkin verilen onama kararının KALDIRILMASINA,
...1. Asliye Ceza Mahkemesi"nce verilen 12/03/2013 tarih ve 2013/62 esas, 2013/181 karar sayılı mahkumiyet hükmünü içeren dosya yeniden görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tüm dosya kapsamı ve şikayetçi anlatımında suça sürüklenen çocuğun girdiği yerin depo olarak bahsedilmesi, ancak; bu yerin iş yerinin eklentisi olup olmadığına dair bir saptamanın bulunmaması karşısında; salt eşyaların muhafazası için kullanılan herhangi bir mesleki ve ticari faaliyetin yürütülmediği ve iş yerinin eklentisi niteliğinde olmayan yere girilmesinin iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturmayacağı düşünülmeden ve anılan yerin niteliği belirlenmeden, sanığın hırsızlıkla yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/489 esas, 2010/569 karar sayılı dava dosyasının onaylı sureti dosya içine alınmadan suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması;
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri ile itiraz yazısındaki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma üzerine suça sürüklenen çocuk hakkındaki ilamın kesinleşmemiş sayılması gerektiğinden, infaza başlanılmış ise infazın durdurulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.