Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/27572
Karar No: 2019/11617
Karar Tarihi: 27.11.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/27572 Esas 2019/11617 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, davalının vekili olarak kendisine verdiği vekaletname kapsamında kazayla ilgili davayı takip ettiğini ve bu süreçte yaptığı masrafları davalının ödemediğini ileri sürerek takibe itiraz etmiş ve itirazın iptali ile %20 oranında inkar tazminatı talep etmiştir. Mahkeme, takibin devamına karar vermiş ancak inkar tazminatı talebini reddetmiştir. Davacı, karara temyiz etmiştir. Yargıtay ise, mahkemenin davacının tanık olarak gösterdiği kişinin adresine ihtar yapmadan kesin süre vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bu nedenle kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. Kanun maddeleri ise şöyledir:
- HMK 240/3: Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunmamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.
- HMK 90: Kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltıp çoğaltılamaz.
- HMK 94: Hakim, tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltabileceği gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur.
13. Hukuk Dairesi         2016/27572 E.  ,  2019/11617 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı; 2003 yılında bir kaza sonucu kardeşinin vefat ettiğini, davalının eşinin kardeşi olduğunu, davalının kaza ile ilgili dava ve işlemleri takip edebilmesi için kendisine vekaletname verdiğini, vekaletname kapsamında davalı adına avukat tuttuğunu, ilgili işlemler için masraflar yaptığını, açılan tazminat davası sonucunda alınan ilamın ... 4. İcra Müdürlüğü"nün 2004/3322 Esas Sayılı dosyasında takibe konulduğunu, takip neticesinde ihaleye çıkarılan yedi adet taşınmazın vekaleten kendisi tarafından satın alındığını, tüm bu işlemler için yapılması gereken masrafların yine kendisi tarafından karşılandığını, elinde ödemelere ilişkin makbuzlar bulunduğunu, ancak davalı tarafından haksız olarak azledildiğini, davalının kendisi tarafından karşılanan masrafları ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20’si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı; davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, takibin 5.797,00 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Davacı eldeki dava ile davalı tarafından vekil tayin edildiğini, bu kapsamda davalının işlerini takip ettiğini, ancak davalının görevini yerine getirirken yaptığı masarafları kendisine ödemediğini ileri sürerek, davalı aleyhine kendisi tarafından yapılan masrafların tahsili amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
    Davacı, dava dilekçesinde ..."yü tanık olarak dinletmek istediğini beyan etmiş, mahkeme tarafından tanık ..."nün bildirilen adresine çıkarılan tebligat iade gelmiştir. 6100 sayılı HMK"nın 240/3. maddesinde göre tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunmamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır. Mahkemece bu doğrultuda 11.12.2014 tarihli celsede davacı vekiline tanık ..."nün adresini bildirmesi için 2 hafta kesin süre verildiği, 05.03.2015 tarihli celsede davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde tanık ..."nün adresi bildirilmediğinden bu tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.
    Davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Kanuni süreler açıkça belirtilen istisnalar dışında kesindir. Bu sebeple 6100 sayılı HMK"nın 90. maddesinde belirtildiği gibi kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltıp çoğaltılamaz. Buna karşın, aynı Kanun"un 94. maddesine göre hakimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hakim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur. Bu kapsamda öncelikle, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Diğer yandan özellikle tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonucun açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedilebileceğinin yine açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekir.
    Somut olayda; mahkeme tarafından davacının tanık olarak gösterdiği ..."nün adresine çıkarılan tebligatın iade gelmesi üzerine davacı vekiline tanığın adresini bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiş ise de HMK"nın 240/3. maddesine uygun şekilde ihtar yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece davacıya tanık ..."nün adresini bildirmesi için usulüne uygun şeklide ihtarat içeren kesin süre verilmesi, bu süre içinde adres gösterilmez ise veya gösterilen adres doğru değil ise, bu durumda tanığının dinlenilmesinden vazgeçmiş sayılması, adres gösterdiğinde tanığın HMK"nın 243-245.maddelerinde gösterilen usulde çağrılıp dinlenmesi ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektimiştir.
    2-Bir numaralı bentte belirtilen bozma nedenlerine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda bir numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, iki numaralı bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi