
Esas No: 2018/349
Karar No: 2021/224
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/349 Esas 2021/224 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 13. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
Sanık ..."ın hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından beraatine ilişkin Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06.11.2013 tarihli ve 390-670 sayılı hükümlerin, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesince 18.02.2016 tarih ve 35074-2504 sayı ile;
"Suç tarihi olan 17.09.2010 günü saat 10.00 ile 18.00 saatleri arasında tam bilinmeyen bir zamanda katılanın ikametinin kapı göbek kilidi kırılarak 15.000 TL değerinde eşyanın çalındığı, çalınan eşyalardan olan cep telefonunun aynı gün saat 19.56"da üç kez ... nolu; iki gün sonra da... nolu telefon numarasıyla kullanıldığı, GSM kayıtlarına göre bu telefon hatlarının sahipleri olarak gözüken ... ve ..."ın ifadelerinde, böyle bir telefon numarasını kullanmadıklarını beyan ettikleri, her iki telefon numarasıyla aranan tanık Safiye ... ifadesinde, ... nolu telefon hattını iki yıl önce kızı Burcu tarafından kullanıldığını beyan ettiği, tanık ..."ın beyanında, boşandığı sanığın daha önce hırsızlık suçlarına karıştığını, HTS kayıtlarında bu telefon numaralarıyla görüşen .. t, ..., ...,... isimli şahısların eşi olan sanığın tanıdıkları olduğunu, ..."ın ise sanığın babası olduğunu beyan ettiği, sanığın da savunmasında, Dışkapı"da bulunan bir pazardan eşine telefon satın aldığını, kayıtlarda ismi geçen..."ın babası olduğunu, telefon kullanma tarihi ile suç tarihinin birbiriyle uyuşmadığını beyan etmiş ise de yargılama aşamasında alınan beyanında ise; savcılıkta verdiği ifadede suç tarihinde kullanılan ... nolu telefon hattını kullandığını kabul ettiğini ancak hırsızlık yapmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; yargılamada dinlenmeyen tanık... Karagül"ün ifadesi alındıktan ve bu ifade sanığa okunarak diyeceği sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 06.04.2016 tarih ve 239-344 sayı ile; "Sanığın yüklenen suçları işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmasına yetecek kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gibi boşandığı eşi tanık ..."ın görgüye dayalı olmayan ve "eski eşim böyle suçları işlemeye müsaittir." şeklindeki beyanının cezalandırmaya yetecek nitelikte bir delil olmadığı," şeklindeki gerekçe ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi atılı suçlardan sanığın beraatine karar vermiştir.
Bu hükümlerin de katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2016 tarihli ve 177906 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 tarih ve 821-1462 sayı ile; 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesine gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 20.06.2018 tarih ve 317-9363 sayı ile; direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı suçların sabit olup olmadığının tespiti bakımından eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Mağdur ...’ın, 17.09.2010 tarihinde ikametinden hırsızlık yapıldığı yönünde müracaatta bulunması üzerine soruşturmaya başlanıldığı,
Olay yeri inceleme raporunda; dairenin ahşap giriş kapısının kilit göbeği kırılarak içeriye girildiği, yatak odasının karıştırılarak mağdurun beyanına göre yatak odasında bulunan ve içinde kimlik belgeleri ve pasaportlar ile ziynet eşyası, tabanca ve laptop olan taşınabilir çelik kasanın çalındığı, yapılan incelemede tespite elverişli herhangi bir iz ve bulguya rastlanılmadığı bilgilerine yer verildiği,
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda; suça konu 357890002642935 İmei numaralı telefonun hırsızlık olayının meydana geldiği 17.09.2010 tarihinde saat 19.56’da ... adına kayıtlı ... numaralı hat ile üç kez kullanıldığı; 19.09.2010 tarihinde de ... adına kayıtlı ... numaralı hat ile üç kez arama yapıldığının bildirildiği,
Soruşturma aşamasında ...numaralı hattın suç tarihinden bir ay öncesi ve sonrasını içeren tarihlerde hangi imei numaralı telefonlar tarafından kullanıldığı, bu telefonların da hangi hatlar ile görüşme yaptığının sorulması üzerine aynı kurum tarafından sorulan hususlara cevap verilerek imei numarası bildirilen telefonların ..., ..., ..., ...,...,...,...,...,...,... ve ..., ...’un görüşme yaptıklarının bildirildiği,
HTS kayıtlarının incelenmesinde; ... ve ... numaralı hatlar ile en çok görüşme yapılan şahısların ...,...,... ve. Yılmaz oldukları, yapılan görüşmelerde Keçiören, Altındağ ve Mamak baz istasyonlarının kullanıldığı,
11.08.2012 tarihli tutanakta; ... adına kayıtlı olan ... numaralı hattı kullanan gerçek şüphelinin tespiti bakımından yapılan araştırma kapsamında, bu hat ile 03.09.2010 ile 08.09.2010 tarihleri arasında toplamda 23 adet görüşme yapan ... numaralı hat sahibi olan ...’nın, hırsızlık suçlarından hakkında çok sayıda işlem yapılan bir şahıs olduğu, görüşme kayıtlarında yer alan diğer kişilerin ise ortak yönlerinin tespit edilmediğinin bildirildiği,
UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) sisteminde yapılan araştırmada; incelemeye konu dosya sanığı olan ... ile ...isimli şahıs hakkında 10.07.2010 tarihinde...’a yönelik ikametten hırsızlık eylemi nedeniyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesince 01.12.2011 tarih ve 94-698 sayı ile atılı suçlardan Satılmış Özkoç’un beraatine; ...’ın mahkûmiyetine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
Katılan ...; 17.09.2010 tarihinde saat 10.00 sıralarında kapıyı kilitleyerek ikametinden ayrıldığını, aynı gün saat 18.00 sıralarında ikametine döndüğünde giriş kapısının kilidinin kırık olduğunu gördüğünü, içeriyi kontrol ettiğinde koridor ve yatak odasının dağıtıldığını, yatak odasındaki şifonyerin üzerinde bulunan otel tipi, elektronik şifreli ve anahtarlı, 20x30 cm ebatlarında çelik kasanın çalındığını tespit ettiğini, kasanın içinde taşıma ruhsatlı 9 mm çapında SIG SAUER marka tabanca, bu tabancaya ait mermi ve şarjör, beş adet altın künye, altı adet altın yüzük, iki adet bayan kol saati, Wolkswagen ve BMW marka araçlarına ait anahtarlar, eşi ve çocuklarına ait sağlık karneleri, kimlik belgeleri, pasaportlar üzerinde hat takılı olmayan ... İmei numaralı BlackBerry 8700 G marka cep telefonunun bulunduğunu, ayrıca kasanın üzerine bırakmış olduğu Toshiba marka laptop ile Sony marka kameranın da yerinde olmadığını, 20.000 TL civarında zararının bulunduğunu,
Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ...; katılanı ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ..."ı tanımadığını, katılanın evinden hırsızlık yapmadığını, ... numaralı hattın kendisine ait olmadığını,
Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ...; katılanı tanımadığını, hırsızlık olayı ile bir ilgisinin bulunmadığını, ... numaralı hat kendi adına kayıtlı görünüyor ise de böyle bir hat çıkarmadığını, bahse konu hattın kimlik bilgileri kullanılarak başkaları tarafından çıkartılmış olabileceğini,...* numaralı hattı ise kimin kullandığını bilmediğini, bu hat ile görüşme yapan şahısları da tanımadığını, 2010 yılı Eylül ayında BlackBerry marka cep telefonu kullanıp kullanmadığını hatırlamadığını,
Tanık ... soruşturma aşamasında; sanık ile 2007 ile 2011 yılları arasında evli olduğunu, sanığın çeşitli suçlardan sabıkasının bulunduğunu, bu nedenle çok sık telefon ve hat değiştirdiğini, ... numaralı hattı eski eşi olan sanığın kullandığını, kendisinin de evli olduğu dönemde bu numara ile ailesini aramış olduğunu, ... isimli şahsı tanımadığını ancak hatırladığı kadarıyla sanığın eve Ferhat isimli bir şahsa ait nüfus cüzdanı, sürücü belgesi ve araç ruhsatını getirdiğini, sonrasında bu belgelere ne yaptığını bilmediğini, görüşme yapılan şahıslardan...’ın sanığın babası olup yine kayıtlarda ismi geçen ...’un sanığın kendisiyle evlenmeden önce birlikte olduğu; ...’un ise sanığın uyuşturucu sattığı bayan olduklarını, yine bir dönem sanığın avukatlığını yapan ... isimli şahsın da sanıktan uyuşturucu satın aldığını bildiğini, ...’nın da sanıkla hırsızlık olaylarına karışan ve uyuşturucu kullanan bir şahıs olduğunu, HTS kayıtlarında ... adına kayıtlı olarak görünen 531 201**** numaralı hattı hatırladığını, bu hattın açık bir hat olduğunu, ismi sorulan diğer şahısları ise tanımadığını, kendisine okunan evrak içeriğinde bahsedilen tabanca, telefon, araç anahtarı olayını hatırladığını, bu tarihte sanıkla evli olduklarını, bahsedilen malzemeleri sanık ve Satılmış isimli bir arkadaşının eve getirdiklerini, şikâyetçiye ait olduğu ileri sürülen BlackBerry marka telefonu da hatırladığını, telefonun siyah renkli, alt tarafında tuşları bulunan üst kısmı dokunmatik bir telefon olduğunu, sanığın bu telefonla birlikte bir adet laptop, bir adet tabanca ve çok sayıda mermi de getirdiğini, daha sonra polisler tarafından evlerinde yapılan arama sonucunda sanığın yakalandığını, evde bulunan ve sanığın hırsızlık olaylarından elde ettiği üç tabanca, iki tane saat, cep telefonları, dört-beş adet televizyonun ele geçirildiğini,
506 707**** numaralı hattın suç tarihinden önce takılı olduğu cep telefonlarını kullandığı tespit edilen,
Tanık ... soruşturma aşamasında; 554 593**** numaralı hattın eşi ... adına kayıtlı olduğunu ancak hattı kendisinin kullandığını, 506 707**** numaralı hattın ise kime ait olduğunu bilmediğini, bu telefon numarası ile görüşen şahıslardan sadece Sinan Fındıklı’yı tanıdığını, bu şahsın eskiden çalışmış olduğu iş yerine yakın bir yerde bilgisayar tamir işi ile uğraştığını,
Tanık ... soruşturma aşamasında; 537 340**** numaralı hattın kendisi adına kayıtlı olduğunu ancak bu hattı kapattığını, 534 892**** numaralı hattın ise büyük oğlu Zekerriyya Yalçın adına kayıtlı olup küçük oğlu olan Muhammed Yalçın tarafından tarafından kullanılmakta olduğunu, 554 904**** numaralı hattın da oğlu Muhammed Yalçın’a ait olduğunu, şikâyetçiyi tanımadığını, 506 707**** numaralı hattın kim tarafından kullanıldığını bilmediğini,
Tanık ... soruşturma aşamasında; 506 644**** numaralı hat kendi adına görünüyor ise de bu hattı kullanmadığını, kimin kullandığını da bilmediğini, HTS kayıtlarında isimleri geçen diğer şahısları tanımadığını,
506 707**** numaralı hat kullanıcısı ile görüşme yaptığı tespit edilen;
Tanık Safiye ... soruşturma aşamasında; 538 650**** numaralı hattı kullandığını, 506 707**** numaralı hat sahibini tanımadığını ancak 531 637**** numaralı hattın üvey kızı olan ... tarafından kullanıldığını, Burcu’nun bu numarayı kullanırken evli olup soy isminin Yılmaz olduğunu, ancak son iki yıldır bu hattı kullanmadığını,
Tanık ... soruşturma aşamasında; 535 632**** numaralı hattın kendisine ait olduğunu, bir zamanlar kullandığı bu hattı sonradan kaybettiğini, bu nedenle kendisine ait eski hattı ile görüşme yapan 506 707**** numaralı hattın kime ait olduğunu bilmediğini, bu numaranın görüştüğü anlaşılan kişilerden sadece ...’ı tanıdığını,
Tanık ... soruşturma aşamasında; 532 338**** numaralı hattın kendisine ait olduğunu, kendisini arayan 506 707**** numaralı hattın kime ait olduğunu bilmediğini, bu numaranın aradığı diğer şahıslardan sadece ...’yı tanığını,
Tanıklar ...,...,...,...,...,... ve ... soruşturma aşamasında aynı yöndeki beyanlarında özetle; görüşme kayıtlarında bahsi geçen numaraların kendilerine ait olduğunu, 506 707**** numaralı hattın ise kim tarafından kullanıldığını bilmediklerini, bu numaranın rehberde de kayıtlı olmadığını, bu hat sahibi ile bir görüşme yapmış iseler de hatırlayamadıklarını,...u tanımadıklarını,
Beyan etmişlerdir.
Sanık soruşturma aşamasında;...’ın babası, ..."ün ise eski eşi olduğunu, Dışkapı semtinde bulunan bir pazardan eşinin kullanması için ikinci el bir telefon aldığını, buna ilişkin fatura ya da benzeri bir belge ibraz edemeyeceğini, atılı suçlamaları kabul etmediğini,
Kovuşturma aşamasında; 506 707**** numaralı hattı kendisinin kullandığını, ancak atılı hırsızlık suçunu işlemediğini, bu hatla BlackBerry marka telefon kullanıp kullanmadığını hatırlamadığını, 2008 ile 2010 yılları arasında Dışkapı semtindeki pazarın 27. peronunda telefon alım satım işi yaptığını, bu nedenle çok sayıda telefon kullandığını,
Bozma sonrası yargılamada; eski eşinin kendisi lehine ifade vermesinin düşünülemeyeceğini,
Savunmuştur.
Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektedir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık ...’ın 17.09.2010 tarihinde tespit edilemeyen bir saatte katılan ...’ın ikamet ettiği daire giriş kapısını zorlayarak içeriye girip yatak odasında bulunan ve içinde tabanca, bu tabancaya ait mermi ve şarjör, beş adet altın künye, altı adet altın yüzük, iki adet bayan kol saati, Wolkswagen ve BMW marka araçlarına ait anahtarlar, kimlik belgeleri, pasaportlar, üzerinde hat takılı olmayan ... İmei numaralı BlackBerry 8700 G marka cep telefonunun olduğu taşınabilir çelik kasa ile Toshiba marka laptop ve Sony marka kamerayı çaldığının iddia edildiği olayda;
Katılanın çalınan çelik kasa içinde bulunduğunu beyan ettiği BlackBerry marka cep telefonunun çalındıktan sonra ilk kez hırsızlık olayının meydana geldiği 17.09.2010 tarihinde saat 19.56’da ... adına kayıtlı 506 707**** numaralı hat ile üç kez kullanıldığı; 19.09.2010 tarihinde de ... adına kayıtlı 531 637**** numaralı hat ile üç kez arama yapıldığının tespit edildiği, haklarında ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilen ... ve ...’ın, bahsi geçen numaraları kendilerinin kullanmadığını, bu numaralar ile görüşme yapılan şahısları tanımadıklarını beyan ettikleri, yapılan araştırma kapsamında da... ve...’ın görüşme yapılan şahıslarla bir irtibatlarının tespit edilemediği, HTS kayıtlarının incelenmesinde suça konu telefonu kullanan her iki hat ile en çok görüşme yapılan şahısların... ...,...,...,... ,,, , ... ve ... ... , ...’ın sanığın babası olup yine kayıtlarda ismi geçen ...’un sanığın kendisiyle evlenmeden önce birlikte olduğu; ....’un ise sanığın uyuşturucu sattığı bayan olduklarını, yine bir dönem sanığın avukatlığını yapan ... isimli şahsın da sanıktan uyuşturucu satın aldığını bildiğini, ...ı’nın da sanıkla hırsızlık olaylarına karışan ve uyuşturucu kullanan bir şahıs olduğunu, HTS kayıtlarında... adına kayıtlı olarak görünen 531 201**** numaralı hattın ise açık bir hat olduğunu, kendisine okunan evrak içeriğinde bahsedilen olayı hatırladığını, sanıkla evli olduğu dönemde, sanığın ve Satılmış isimli arkadaşının birlikte oturdukları konuta tabanca, çok sayıda mermi, laptop, araç anahtarı ile siyah renkli, alt tarafında tuşları bulunan üst kısmı dokunmatik olan BlackBerry marka telefon getirdiğini, daha sonraki bir tarihte sanığın yakalandığını, polisler tarafından evlerinde yapılan arama sonucunda da üç tabanca, iki tane saat, cep telefonları, dört-beş adet televizyon gibi çok sayıda suç eşyasının ele geçirildiğini beyan etmesi; sanığın aşamalarda, 506 707**** numaralı hattı kendisinin kullandığını ancak atılı suçlamaları kabul etmediğini, pazarda ikinci el telefon alım satım işi yaptığını, bahse konu telefonu eski eşi olan... için aldığını savunması karşısında, adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm delillerin toplanması ve tartışılmasının zorunlu olduğu cihetle, soruşturma aşamasında dinlenen tanık... (Yılmaz) ...’ın sanığın eski eşi olmakla birlikte görüşme kayıtlarında isimleri bulunan şahıslar ile suça konu eşya arasında yer alan cep telefonuna ilişkin somut ve ayrıntılı beyanlarda bulunması dikkate alınarak usulüne uygun şekilde davet edilip yeniden beyanının alınması, gerektiğinde ...isimli şahsın teşhise elverişli fotoğraflarının da celp edilerek beyanında bahsi geçen soy ismini hatırlayamadığı Satılmış isimli şahıs olup olmadığı hususunun tanığa açıklattırılması, Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2011 tarihli ve 94-698 sayılı dosyasının da getirtilerek soruşturma evraklarının, özellikle arama, yakalama, el koyma tutanaklarının incelenip o dosya kapsamında sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen malzemeler içinde katılan ... tarafından özellikleri bildirilen malzemelerin de bulunup bulunmadığının araştırılması ve elde edilen tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Bu itibarla Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükümlerinin bozulmasına karar verilmelidir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli ve 239-344 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, suçların sabit olup olmadığının tespiti bakımından eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 27.05.2021 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.