13. Hukuk Dairesi 2016/18436 E. , 2019/11613 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelenmenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; kendisinin avukat olduğunu, davalılar tarafından vekil tayin edildiğini, davalıları vekil sıfatı ile Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2014/80 Değişik İş sayılı, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 2014/11470 soruşturma sayılı, Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2014/527 Esas sayılı, Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2014/906 Esas sayılı, ... Polis Merkezi"nin 2014/2500 Suç sayılı şikayet evrakında, Karşıyaka 2. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2014/265 Esas sayılı dosyasında vekil olarak temsil ettiğini ayrıca ... 8. Noterliği"nin 21/07/2014 tarihli 6295 sayılı ihbarnamenin hazırlanmasında avukat olarak hizmet verdiğini, davalıların kendisine toplam 22.500,00 TL masraf avansı verdiklerini, bunun 6.313,50 TL"sinin harcandığını, takip ettiği işlerden kaynaklı olarak sözleşmeden doğan ve karşı yan vekalet ücreti olmak üzere toplam 44.250,00 TL vekalet ücreti alacağının bulunduğunu, verilen masraftan bakiya kalan miktarı düşüldükten sonra bakiye 28.063,50 TL vekalet ücreti alacağı bulunduğunu ileri sürerek, 28.063,50 TL vekalet ücreti alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde ""Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar"" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, dava vekalet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada; davacı ve davalılar Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun"da tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese bile re"sen gözetilmesi gerekir. O halde mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemeleri’ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.