(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/2153 E. , 2012/6834 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ve davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin fiili taksime ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin ... No’lu parselin paydaşı olup taşınmazın paydaşlarından ... ve ...’nın davacıdan habersiz paylarını 7.11.2006 tarihinde davalı şirkete sattığını, yapılan satışın davacıya noter aracılığı ile bildirilmediğini, davacının satıştan 8.10.2007 tarihinde haberdar olduğunu, satış bedelinin gerçekte 110.000 TL olmasına rağmen önalım hakkının kullanılmasını engellemek için muvazaalı olarak 170.000 TL olarak gösterildiğini, mahkemece gerçek bedelin tespitinden sonra önalım bedelinin depo edileceğini belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, yapılan pay satışının davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, davacının davasında samimi olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, bedelde muvazaa yapılmadığını, tapuda gerçek bedelin gösterildiğini, öncelikle davacının önalım bedelini depo etmesini istediklerini, usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken, bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış sebebiyle önalım hakkını kullanması T.M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17 /1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi hallerde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen ... No’lu parseldeki paylar taşınmazın paydaşlarından ... ve ... tarafından 7.11.2006 tarihinde 170.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Davalı, açılan önalım davası üzerine yargılama sırasında sadece davanın süresinde açılmadığını ve satış bedelinde muvazaa olmadığını savunmuş ise de, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine temyiz dilekçesinde, taşınmaz üzerinde yapı bulunduğunu, parselde eylemli paylaşmanın söz konusu olduğunu, davacının da taşınmazda kendi payını satın aldığında taşınmazın fillen taksim edilerek kullanıldığını bildiğini, mahkemece taşınmaz üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirtmiştir. Davalının temyiz itirazları taşınmazın paydaşları arasında taksim edildiğine ilişkindir. Yukarıda açıklandığı üzere taşınmazın taksim edilerek kullanıldığı savunması davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bu halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece davalının taksim savunmasına ilişkin delillerinin, varsa davacının bu konudaki karşılık delillerinin sorulup toplanması, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle kararın BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.