12. Ceza Dairesi 2014/945 E. , 2014/9220 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : 3.439,30 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacı vekilinin 18.04.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 tarih, 2004/35 Esas - 2005/1299 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinden; sanığın (davacının) Hırsızlık suçundan, tutuklu kaldığı ve yargılamanın yenilenmesi sonunda hakkında beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 16.01.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 18.04.2012 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, tazminat davasının dayanağını oluşturan ve yargılamanın yenilenmesi sonucu davacının beraatine hükmedilen İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 tarih, 2004/35 Esas - 2005/1299 Karar sayılı ceza dava dosyasının karar başlığında tutukluluk süresi 19.01.2004- 16.04.2004 tarihleri arasında gösterilmiş ise de, gerekçe içeriğinde davacı açısından haksız tutuklamanın hükmün davacı tarafından infaz edildiği 02.06.2006 – 07.09.2006 tarihleri arasında gerçekleştiğinin belirtilmesi, 19.01.2004- 16.04.2004 tarihleri arasında davacının kimlik bilgilerini kullanan ve olayın gerçek faili olan kişinin tutuklu kaldığı ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinde davacının gerçekte 02.06.2006 – 07.09.2006 tarihleri arasında tutuklu kaldığının belirtilmesi karşısında davaya dayanak teşkil eden ceza dava dosyasının getirtilmesine lüzum bulunmadığından tebliğnamenin 1. numaralı bendindeki, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden sonra davalı vekili tarafından davaya cevap verilmesine karşılık yargılama süresi boyunca davalı tarafından davacı tarafından tarafları ve konusu aynı olan bir başka tazminat davasının açıldığı yönünde derdestlik itirazında bulunulmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamenin bozma isteyen 2-a. numaralı bendindeki görüşlere iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin eksik incelemeye ve davacının kendi kusuru ile tutuklanmasına neden olduğuna, davacı vekilinin eksik incelemeye ve tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının 02.06.2006 – 07.09.2006 tarihleri arasında 97 gün süreyle tutuklu kaldığı, tutuklanmadan önce öğrenci olduğunu iddia eden davacının bu dönem içerisinde maddi zararını vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi resmi bir belgeyle ispatlayamadığı nazara alınıp, davacının vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek tutuklu kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden kesinti yapmadan hesaplanacak 1.204,79 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, tutukluluğun 19.01.2004- 16.04.2004 tarihleri arasında gerçekleştiğinin kabul edilmesiyle yapılan hesaplamada asgari ücret üzerinden eksik hesaplama yapılması, davacı ...’ın beraat ettiği ceza davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinin anlaşılması karşısında, yalnızca beraat hükmünün verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanacak 1.200 TL vekalet ücretinin maddi zarara ilave edilmesi gerekirken, hangi dosyaya ait olduğu anlaşılamayan ve serbest meslek makbuzuna da dayanmayan 1.502 TL’nin de avukatlık ücreti altında maddi zarara eklenmesi suretiyle fazla miktarda maddi tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasındaki maddi tazminatın 2.204,79 TL’ye indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.