Abaküs Yazılım
8. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/5202
Karar No: 2022/7614
Karar Tarihi: 24.05.2022

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/5202 Esas 2022/7614 Karar Sayılı İlamı

8. Ceza Dairesi         2021/5202 E.  ,  2022/7614 K.

    "İçtihat Metni"

    İhbarname No : KYB - 2021/11588


    İftira suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/10/2019 tarihli ve 2019/6152 soruşturma, 2019/4699 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/12/2019 tarihli ve 2019/8250 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
    Dosya kapsamına göre, Beykoz Anadolu Lisesinde Müdür Yardımcısı olarak görev yapan ... hakkında yapılan bir disiplin soruşturmasında, tanık olarak ifade veren ... isimli öğrenciye, müşteki ...'nın adı geçen müdür yardımcısı lehine ifade vermesi yönünde telkinde bulunduğu şeklinde, şüpheli ... tarafından verilen tanık beyanı üzerine, müşteki ... hakkında disiplin soruşturması yapılarak kınama cezası verildiğinin müşteki vekili tarafından iddia edilmiş olduğu gözetilerek, şüpheli ... ile aynı okulda öğrenci olan ...'ün ifadelerinin alınıp, müşteki ... hakkında İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunun 09/05/2019 tarihli ve 420 karar numaralı kınama cezasını kapsayan idari soruşturma dosyasının istenilerek incelenmesi ile şüpheli hakkında iftira ve/veya yalan tanıklık suçları oluşması ihtimali yönünde soruşturmanın genişletilmesine karar verilerek, sonucuna göre müştekinin itirazı hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.01.2021 gün ve 17647 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2021 gün ve KYB-2021/11588 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
    ./..

    S/2

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Müşteki ... vekilinin Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na 17.07.2019 tarihinde yapmış olduğu suç duyurusunda özetle; müvekkili ...’nın Beykoz Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yaptığını, okulun müdür yardımcısı ile bir öğrenci arasında geçen bir takım olaylar sebebiyle yürütülen idari tahkikat sırasında ifadesi alınan okul çalışanı (şüpheli) ...’ün, müşteki ...'nın soruşturma kapsamında tanık olarak ifade veren ... isimli öğrenciye, adı geçen müdür yardımcısı lehine ifade vermesi yönünde telkinde bulunduğu şeklinde beyanda bulunarak müşteki hakkında idari soruşturma açılmasına ve kınama cezası almasına neden olduğunu böylelikle iftira suçunu işlediğini belirterek şikayetçi olduğu;
    Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.10.2019 tarihli 2019/6152 soruşturma nolu 2019/4099 Karar nolu kararıyla; "...somut olayda şüphelinin kendiliğinden bir yetkili makama başvurmadığı, mevcut bir soruşturmada tanık olarak ifade verdiği, şüphelinin başvurusu ile müşteki hakkında soruşturma başlamadığı bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, müşteki vekilince yapılan itiraz üzerine İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2019/8250 d.iş nolu kararıyla itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
    Ceza Muhakemeleri Kanununda;
    “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
    (2)Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
    Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
    (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
    Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
    Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

    ../...
    S/3

    (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
    (3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
    (4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
    (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
    İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
    TCK'nın 272. maddesinde düzenlenen yalan tanıklık suçunun oluşması için; hukuka aykırı bir fiil nedeniyle soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması ya da mahkeme veya yemin ettirerek tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılmasının zorunlu bulunması, başka deyişle hukuksal bir uyuşmazlığa konu bir olayla ilgili olarak bilgisini aktaran kişinin yasalar gereği “tanık” sıfatıyla dinlenilmesi gerekli olup, anılan suç, kendisinin katılmadığı olaylara ilişkin bildiklerini tanık dinlemeye yetkili merciler önünde açıklamaya zorunlu olan kimselerin yalan söylemesi veya gerçeği inkar etmesi yahut dinlendiği konudaki bilgilerini az veya çok söylememesi ile gerçekleşir. Suçun oluşumu için yasa koyucu yalan tanıklığın sadece ceza soruşturma ve kovuşturmalarında gerçekleşmesini aramamış, hukuk davalarında veya idari soruşturma yapan merciler önünde gerçekleşen yalan tanıklık da suç kapsamında değerlendirilmiş, ancak tanıklık yapılan makamın “mahkeme” veya “yemin ettirmeye yetkili kişi veya kurul” olması ise daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hal sayılmıştır.
    Bu açıklamalar ışığında; somut olaya gelince, Beykoz Anadolu Lisesi müdür yardımcısı ... hakkında İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunca yürütülen soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenen ...’ün, müşteki ...'nın, müdür yardımcısı lehine ifade vermesi yönünde ... isimli öğrenciye öğrencilere telkinde bulunduğu şeklinde beyanı üzerine müşteki .../....
    S/4

    hakkında disiplin soruşturması yapılarak kınama cezası verildiğinin iddia edilmiş olduğu gözetilerek, eylemin iftira suçunu oluşturmayacağı ancak; şüpheli ... ile aynı okulda öğrenci olan ...'ün ifadelerinin alınıp, müşteki ... hakkında İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunun 09/05/2019 tarihli ve 420 karar numaralı kınama cezasını kapsayan idari soruşturma dosyasının ve idari işlemin iptali için açılan İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 2019/1585 Esas sayılı dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, sonucuna göre yalan tanıklık suçu yönünden şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi,
    Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 13/12/2019 tarihli ve 2019/8250 değişik iş sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi