(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/4148 E. , 2012/6807 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; davaya konu edilen ... ada ... nolu parsel arsa niteliğinde 765,22 m2 yüzölçümünde olup davacı ile davalıların murisi adına paylı mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlıdır. Mahkemece yerinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda; taşınmaz üzerinde 143 m2 alanlı bodrum+zemin+3 katlı betonarme karkas yapı bulunduğu belirterek yapının değeri ve arsanın değeri belirlenmiştir. Davacı vekili 02.01.2012 tarihli duruşmada taşınmaz üzerindeki binanın müvekkiline ait olduğunu beyan etmiş davalıların tümü tarafından sunulan temyiz dilekçesinde ise davacının arsası üzerinde yapılan evde herhangi bir hakları olmadığını kendilerinin babalarına ait 59/300 hisseye sahip olduklarını belirttikleri, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyeti hususunda taraflar arasında ittifak oluştuğu görülmüştür.
Mahkemece satış bedelinin paylaştırılmasına yönelik olarak yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda karar verilmesi gerekirken taşınmaz üzerindeki sabit bina niteliğindeki muhdesatın arzdan ayrıca satılamayacağı gözetilmeksizin sadece arsanın satışı sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.