5. Ceza Dairesi 2017/4796 E. , 2019/9479 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet verme ve bu suça aracılık etme, suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak, suç işlemek amacıyla oluşturulan teşekküle yardım, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Düşürülme, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK"nın 260/1. maddesine göre rüşvet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesindeki "...Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır." düzenlemesinin verdiği yetkiye ve CMK"nın 237/2. maddesine dayanılarak Hazinenin sadece rüşvet suçundan açılan kamu davasına KATILAN OLARAK KABULÜNE, sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak, suç işlemek amacıyla oluşturulan teşekküle yardım ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında; katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazine vekilinin bu suçlardan verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320
sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan Hazine vekilinin rüşvet suçundan kurulan hükümlere, O yer Cumhuriyet savcısının ise sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında cürüm işlemek için teşekkül oluşturma, rüşvet verme ve sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarının düşürülmesine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak, sanıklar ... ve ... hakkında cürüm işlemek amacıyla oluşturulan teşekküle bilerek yardım etme suçlarından açılan kamu davalarının ayrı ayrı düşürülmesine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulüyle kamu davalarının ayrı ayrı düşürülmesine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet verme ve rüşvete aracılık suçlarından açılan kamu davalarının ayrı ayrı düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK"nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 1, 2, 3 ve 4 no"lu hüküm fıkralarında yer alan "düşürülmesine" ibarelerinin ""düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvete aracılık etme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklara isnat edilen suçun suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan 765 sayılı TCK"nın 213. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanık ... yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan 17/12/2003 tarihli sorgu ile hüküm tarihi arasında 10 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve düşme kararı verilmesi gerektiği, sanıklar Muharrem, Ersin, Hüseyin ve Adnan yönünden ise 2000 yılı Ekim ayı ve öncesi olan suç tarihi ile inceleme günü arasında 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında rüşvete aracılık etme suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 10/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.