(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/3484 E. , 2012/6801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tarafların murisi adına tapuda kayıtlı dört adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili tarafından açılan dava ile muris ..."ın vefatıyla ... ... ilçesi ... pafta ... ada ... parsele kayıtlı ...-...-... ve ... nolu taşınmazların taraflara intikal ettiğini belirterek taşınmazların mümkün ise aynen değil ise satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... aynen taksimin mümkün olduğunu, satışı kabul etmediklerini, gerekiyorsa ivaz ilavesi ile taksime karar verilmesini talep etmiş, davalı ... davaya cevap vermemiş duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalılar ... ve ... tarafından sunulan dilekçe ile aynen taksime yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 642.maddesine göre; “Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hakim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır…”; 650. maddesinde ise;“Mirasçılar, tereke mallarından mirasçı veya ortak kök sayısınca pay oluştururlar.Anlaşma olmazsa, mirasçılardan her biri, payların oluşturulmasını sulh mahkemesinden isteyebilir. Payların oluşturulmasında hakim, yerel adetleri, mirasçıların kişisel durumlarını ve çoğunluğun arzusunu göz önünde bulundurur. Payların özgülenmesi mirasçıların anlaşması uyarınca yapılır. Buna olanak bulunmazsa kur"a çekilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere, hakim, miras yoluyla intikal eden terekenin tamamı ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamını bir mirasçıya vermek suretiyle paylaştırma yapabilir.
Kanun koyucunun bu hükmü getirmekteki amacı öncelikle aynen taksim isteyen mirasçılar arasındaki paylaşma konusundaki ihtilafın en uygun biçimde çözümlenmesi ve taşınmazların değerleri arasında fark bulunması halinde gereğinde fark para ödetmek yoluyla, denkleştirmenin sağlanmasıdır. Ayrıca payların özgülenmesinde mirasçıların anlaşması asıl olup, anlaşamazlarsa kura çekilecektir.
Bu yolla aynen taksimi gerçekleştirme olanağı olan mahkemenin mallar üzerinde ortaklığı ve uyuşmazlığı sürdürecek, sonuçta mirasçıları satışa zorlayacak bir yöntemi benimsemesi olanaklı olmadığı gibi, açıklanan yasal düzenlemelere de aykırıdır.
Olayımıza gelince; dosya arasında bulunan tapu kaydına göre ... ada ... parsel nolu taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulu yapının, mesken niteliğindeki bodrum kat 1 nolu, zemin kat 2 nolu, 1. çatı katı 4 nolu ve 5 nolu bağımsız bölümleri tarafların murisi ... adına tapuda kayıtlı olup ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.03.2011 tarih ve 2011/170 Esas 2011/147 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre murisin 18.02.2011 tarihinde öldüğü ve mirasının 4 pay kabul edilerek 1 er payla ..., ..., ..., ...’a aidiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraflarca aynen paylaştırılması istenen dört adet taşınmaz ve bunları paylaşacak dört mirasçı bulunduğuna göre mahkemece yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler de nazara alınarak oluşan sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.