5. Ceza Dairesi 2015/5348 E. , 2019/9478 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜM : 1-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyet, 2-Sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet, 3-Tüm sanıkların ihaleye fesat karıştırma, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından ayrı ayrı beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında tayin olunan cezanın miktarına göre müdafin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, İNCELEMENİN DURUŞMASIZ YAPILMASINA, başvurularının kapsamına göre incelemenin, katılan vekilinin tüm hükümlere, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerin ise müvekkilleri hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında, tebliğnamedeki sanıklar ... ve ... yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi katılan vekilinin temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
1-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Çorlu Belediyesinde görevli tanıklar ... ve ..."ın 30/05/2006 tarihinde yapılan ihalenin edimine konu teslim edilen mallarda eksiklikler bulunduğuna dair beyanda bulunmaları üzerine aynı gün Cumhuriyet savcılığınca bilirkişi de refakate alınarak yapılan sayımda ihale konusu edime dair eksikliklerin saptanmış olması ve eksik mal teslim edildiği halde tam teslim edilmiş gibi ödeme yapıldığının belirlenmesi, dosyadaki bilgi ve belgelerden kesin kabul, teslim tesellüm ve hak edişe dair belgeleri kimlerin düzenleyip imzaladığının net bir şekilde saptanabilmesi karşısında, tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Çorlu Belediyesince 30/05/2006 tarihinde yapılan yeni hizmet binasında kullanılmak amacıyla büro mobilyası alınması ihalesinin ediminde ihale kararında veya sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın teslim edilmesi veya kabul edilmesi suretiyle belediye görevlileri olan sanıklar ..., ... ve ... ile edimin ifasından sorumlu firma yetkilisi ..."in edimin ifasına fesat karıştırma suçunu işledikleri mahkemece kabul edilen somut olayda; UYAP sisteminden yapılan sorgulamada, sanıklardan ... ve ... hakkında benzer eylemler nedeniyle edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kamu davaları açıldığının, Dairemizin 2014/5394 Esas sayılı dosyasının da aynı suça ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında; tüm sanıklar hakkında mevcut davaların araştırılarak, derdest ise birleştirilmesinden, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesinden sonra suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, TCK"nın 3 ve 61. maddeleri de gözetilerek, sanıklara TCK"nın 236. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı cezalar verilmesi gerektiği
gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların eylemi TCK"nın 236/2-b maddesi kapsamında kabul edildiği halde hüküm fıkrasında ayrıca aynı Kanunun 236/2-a maddesine de yer verilerek CMK"nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçları TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar ..., ... ve ... hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
TCK"nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı doğrultusunda uygulanması lüzumu,
2-Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
İddianamede, Çorlu Belediye başkanı olarak görev yapan sanık hakkında, 30/05/2006 tarihinde yapılan ihalenin edimine fesat karıştırıldığı iddiasıyla kamu davası açıldığı, ihale ve edim sürecindeki işlemleri denetlemeyerek denetim görevini ihmal ettiği şeklinde bir iddiaya yer verilmediği, bu kapsamda görevi ihmal suçundan bir kamu davası açılmadığı, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 18/02/2014 tarihli ve 2013/13-274 Esas, 2014/78 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, CMK’nın 225. maddesinde yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir" hükmü karşısında, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılmasının, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
CMK"nın 226/1. maddesine aykırı biçimde iddianamede yer almadığı ve ek savunma hakkı tanınmadığı halde sanık hakkında TCK"nın 257/2. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Suçu TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, bir kısım sanıklar müdafileri, katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 10/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.