8. Hukuk Dairesi 2010/6146 E. , 2011/3253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile Hazine ve Sızan Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Bozova Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.06.2010 gün ve 68/145 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak tescil harici bırakılan taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabul edilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmaz 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu “taşlık” olduğundan tescil harici bırakılan bir yerdir. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkündür.
Bilindiği üzere ve dairece de kararlı bir şekilde vurgulandığı üzere; bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin en iyi belirlenme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının dava tarihinden önceki yıllara ait, en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Somut olayda; sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit dışı bırakılma tarihi olan 1975 yılından sonra dava tarihine göre 20 – 25 yıl öncesine ait (1982– 1987 yılları arası) stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Ayrıca, stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğine arazinin üç boyutlu görüleceği, taşınmazın sınırlarının belirlenebileceği ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılması mümkündür. Mahkemece, uyuşmazlığın net bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmakla birlikte hava fotoğrafları usulüne uygun bir şekilde uygulanmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak bilirkişiler aracılığıyla dava tarihine göre 20 – 25 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının merciinden getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliğinin ve kullanım süresinin ne zaman kullanılmaya başlandığının belirlenmesine çalışılması gerekir. Şahit ve bilirkişi sözleri ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihi ayrı ayrı belirlendikten sonra iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirilme yapılarak karar verilmelidir.
Ayrıca zilyetlik olgusu her türlü delille ispatlanabilir (3402 sayılı Kadastro Kanununun m.14/1). Davacı tanık deliline dayandığı halde davacıya tanıklarını bildirmesi için süre ve imkan verilmemiştir. O halde davacıya tanıklarını bildirmesi için süre ve imkan verilerek bildirilecek tanıkların (HUMK.nun 258, 259, 253 ve 265 md.) usulüne uygun olarak ve keşif mümkün olduğunca nizalı taşınmaz başında keşif mahalline çağrılarak dinlenmesi gerekir.
Bundan ayrı dava konusu taşınmazın sulu- kuru arazi olup olmadığının da 5403 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/2. fıkrası uyarınca tespiti yapılarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesinde açıklandığı şekli ile miktar sınırlandırmasında göz önünde tutulması gerekir. Eksik incelemeyle karar verilemez.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.