Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/1214
Karar No: 2011/3245
Karar Tarihi: 07.06.2011

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2011/1214 Esas 2011/3245 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2011/1214 E.  ,  2011/3245 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu İptali, Tescil ve Elatmanın Önlenmesi

    Davacı-karşı davalı ... ile Davalı-karşı davacılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının asıl davada ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne, birleşen davada ...’un elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine dair Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.02.2009 gün ve 33/25 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi bir kısım davalılar-birleşen dosyanın bir kısım davacıları vekili, duruşmasız olarak ise davacı-birleşen dosyanın davalısı ...mirasçıları ... ve müşterekleri vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.06.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı-karşı davacılar ... ve müşterekleri vekili Avukat ... Yankal ve karşı taraftan davacı-karşı davalılar ... mirasçıları ...ve müşterekleri vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi gereği düşünüldü:

    KARAR

    Davacı ... vekili, 8.8.1974 tarihli senetle satın alma ve bu tarihten başlayan kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak Hisarönü köyü 165 parselin davalılar adına tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, davalılardan 3/20 pay maliki ..."in pay satın alımında kötüniyetli olduğunu iddia etmiştir.
    Davalılardan ... ve müşterekleri vekili, senet altındaki imzanın vekil edenlerinin miras bırakanları ..."e ait olmadığını, senedin geçersiz olduğunu, davacının malik sıfatı ile zilyetliğinin bulunmadığını, 10 yılık hak düşürücü sürenin geçtiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Davalılardan ... vekili, vekil edeninin iyiniyetli üçüncü kişi olup iyiniyetinin korunması gerektiğini, vekil edinin dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü ve araziyi iyi bildiğini, satın aldığı yerin davalılara ait olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Birleşen dosyada davacılar ... ve müşterekleri vekili ile ... vekili, tapu kayıtlarındaki paylarına davalı ..."ün haksız elatmasının önlenmesini istemişlerdir.
    Mahkemece, taşınmazın tapusuz olduğu dönemde davacı ... tarafından ... dışındaki davalıların miras bırakanı ..."den 8.8.1974 tarihinde senetle satın alındığı, satın alındığı tarihte zilyetliğin de devir ve teslim edildiği, ... ve müşterekleri yönünden davacının davasının ispatlandığı, diğer davalı ..."in ise, kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçeleri ile asıl davada ... ve müşterekleri aleyhine açılan davanın kabulü ile 165 parselde bu davalılar adına kayıtlı toplam 17/20 paya ait tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, diğer davalı ..."a yönelik davanın esastan, ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen dosyada ise ..."un davasının kabulü ile 3/20 paya, davalı ..."ün elatmasının önlenmesine, ... ve müştereklerinin davalarının esastan, davacı ..."in davasının ise, aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı-birleşen dosyanın davalısı ... mirasçıları vekili ile bir kısım davalılar-birleşen dosyanın davacıları ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava konusu 165 parsel, 14.7.1970 tarihinde yapılan tapulama tesbitinde ..."in babasından bağış yolu ile geldiği ve zilyetliğinde olduğu ifade edilmesine rağmen taşınmaza uyduğu kanaati ile tapu kaydına dayalı olarak tapu malikleri Şerefli ailesi üyeleri adına paylı mülkiyet şeklinde tesbit edilmiş, bu tesbite ... ve ..."in birlikte imzaladıkları ve Durmuş Ali"nin zilyetliğinde iken 8.8.1974 tarihinde ..."e satılarak zilyetliğinin de devredildiğinin açıklandığı 31.12.1976 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, ... adına tesbit ve tescilinin istendiği, Tapulama Komisyonunun 21.10.1977 tarihli kararı ile taşınmazın Durmuş Ali"nin zilyetliğinde olduğu ve 8.8.1974 tarihli senetle ..."e satıldığı, ancak satış tesbit tarihinden sonra olup mevzuata aykırı bulunduğundan ..."ün talebinin reddine, ... yönünden itirazın kabulü ile tesbitin iptaline, 165 parselin fiili zilyedi olduğu belirlenen ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Şerefli ailesi üyeleri tarafından süresinde açılan tesbite itiraz davası sonunda Marmaris Kadastro Mahkemesinin 2.5.2003 tarih 1978/20 Esas 2003/166 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine, 165 parselin tesbit gibi ... adına tesciline karar verilmiş, Yargıtay onamasından geçerek karar düzeltme isteğinin de reddi sonunda karar 9.11.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
    Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacı ..."ın 165 parseli ve zilyetliği 14.7.1970 tesbit tarihinden sonra tutanağın kesinleşmesinden önce 8.8.1974 tarihinde satın ve devraldığı, bu tarihten itibaren zilyet ve tasarrufunda bulundurduğu dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarında ifade edildiğine, satın alma dönemi itibarıyla tapusuz taşınmazın tesbit sonrası satın alınması sebebiyle yapılan satışın geçerli olduğu, tesbit öncesi sebebe uygulanması mümkün olan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma imkanı bulunmadığı, 8.8.1974 tarihli senet ile 31.12.1976 tarihli dilekçe altındaki imzaların 30.7.2007 tarihli usulüne uygun düzenlenmiş Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin Raporu ile ..."e ait olduğu belirlendiğine, dava tarihi itibarıyla ..."in taşınmazda payı olmadığına göre mahkemece davacı ..."ün ... ve müşterekleri aleyhine açtıkları tapu iptali ve tescili davasının kabulüne, taşınmazda payı bulunmayan ... aleyhine açılan davanın reddine, yine ... ve müştereklerinin birleşen davada açtıkları elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle Davalılar-birleşen dosyanın davacıları ... ve müşterekleri vekilinin tüm, davacı-birleşen dosyanın davalısı ... mirasçıları vekilinin ... payı ile ilgili kısma yönelen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün bu bölümlerinin ONANMASINA,
    Davacı-birleşen dosyanın davalısı ... vekilinin ..."a ait 3/20 payla ilgili temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu 165 parsel hükmen ... mirasçıları adına paylı mülkiyet şeklinde tapuya tescil edilmiş, bunlardan ... 3/20 payını dava tarihinden önce tapuda 29.12.2006 tarihinde ..."a satmıştır. Davacı ... bu paya yönelik olarak da tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş ve ..."in kötüniyetli olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece, yapılan keşifte
    dinlenen bilirkişi ve taraf tanıkları, ..."in satın almasından bahsetmişler ancak iyiniyet konusunda bir beyanda bulunmamışlardır. Mahkemece, ..."in kötüniyetli olarak hareket ettiği davacı tarafından ispat edilemediğinden ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ise de ... vekilinin 28.2.2007 tarihli cevap dilekçesinde “...... satın aldığında tapuda satışa engel durum yoktur, ... köyüne sık sık gittiği için köyün ve arazilerin durumunu bilmektedir, daha önce dava konusu araziye yakın bir araziye Mehmet Tok"tan satın almıştır, eskiden satın aldığı bu yerin yanında Cumhur Tarım"ın lokantası olup ..."de sık sık lokantaya gittiğinden dava konusu taşınmazın durumunu, aldığı yerin davacıya değil davalılara ait olduğunu bilmektedir,yapılan satış gerçektir...” şeklinde savunmada bulunduğu görülmektedir. Davalı ... taşınmazın bulunduğu aynı köyde oturmamakta ve akrabalık bağı da bulunmamakta ise de; az yukarıdaki cevap dilekçesindeki açıklamalarından ..."in gerek dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri ve çevresini gerekse ... ile ... mirasçıları arasındaki durumu bilen, bilmesi gereken ve bilebilecek durumda olan kişilerden olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davalı ... TMK.nun 1024.maddesi karşısında aynı kanunun 1023. maddesinde açıklanan tapu kütüğüne güven ilkesinden yararlanamaz, iyi niyeti korunamaz ve iyi niyetli sayılamaz. 14.02.1951 tarih ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; “…Vakı-a ve karinelerden olayda kanunen iyi niyet iddiasında bulunmayacak durumu belirmiş olan kimsenin kötü niyetinin diğer tarafa ispat ettirilmesine sebep ve vecih kalmayacağından dava hakkının doğumunu sağlayan veya bertaraf eden iyi ve kötü niyetin bu durumda mahkemece resen nazara alınabileceğine …” denilmektedir. 08.11.1991 gün ve 4/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ise “…tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmaz malı iktisap eden kimseye karşı MK.nun 931. maddesinde öngörülen iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle açılan tapu iptali davalarında, dava açma iradesinin iktisabın kötü niyete dayalı olduğu iddiasını da taşıdığına, kaldı ki öyle olmasa bile buradaki kötü niyet iddiasının hukuki mahiyeti itibariyle itiraz niteliğinde bulunduğu ve bu nedenle yargılama sona erinceye kadar iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmadan her zaman ileri sürülebileceğine…” açıklamasına yer verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarının kapsamları karşısında davalı ..."in somut olayda kötü niyetli olduğu mahkemece de bilindiğinden kendisinin taşınmazdaki payı satın almada iyi veya kötü niyetli olup olmadığının ayrıca araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. O halde; davacı ..."ın davasının ... payı bakımından da kabulüne, ..."un birleşen dosyadaki elatmanın önlenmesi davasının ise, reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uymayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
    Davacı-birleşen dosyanın davalısı ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca asıl ve birleşen dosyada ... payı ile ilgili bölümü bakımından BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 825 TL avukatlık ücretinin ... ve müşterekleri ile ...’dan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hasan Şengül mirasçılarına verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4881,65 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.6259,48 TL’ nin temyiz edenden alınmasına 07.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi