5. Ceza Dairesi 2015/13431 E. , 2019/9464 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Zimmet eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulüyle zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının ortadan kaldırılmasına, resmi belgede sahtecilik eylemlerinin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğunun kabulüyle tüm sanıklar hakkında mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... müdafin süresinden sonra vaki ve sonuç ceza miktarı itibarıyla da koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği olarak kabul edilen eylem yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
S.S. Naipyusuf Köyü Sulama Kooperatifi başkanı olan sanık ..., kooperatif muhasebecisi sanık ... ve yönetim kurulu üyesi olan sanık ..."in aralarında anlaşarak sanık ..."i kooperatifin işçisi olmadığı halde işçisi olarak gösterip giderlerini kooperatif kasasından ödemek suretiyle zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; 09/02/2009 ve
26/10/2009 tarihli bilirkişi raporlarında, Mayıs-Aralık 2004 dönemlerinde ücret, gelir vergisi, damga vergisi, sigorta primi ve işsizlik sigorta primi olarak 4.358.175.358 TL (4.358,17 YTL) kooperatif kasasından ödeme yapılıp 31/12/2004 tarihinde 4.266.163.500 TL"nin (4.266,16 YTL) iade edildiğinin bildirildiği, aradaki 92.011.858 TL (92,01 YTL) farka karşılık olarak kovuşturma evresinde 18/06/2013 tarihinde 93.00 YTL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, sanıkların prim borçlarının sanık ... tarafından her ay ödendiği ancak yıl sonunda toplu şekilde makbuz kesildiğine dair savunmada bulundukları halde, bu sanığa ücret ödenip ödenmediği hususunda herhangi bir açıklamada bulunmadıkları, söz konusu bilirkişi raporlarının sadece kooperatif defterleri üzerinden yapılan inceleme ile düzenlendiği nazara alınarak, sanıklar yeniden dinlenerek ..."e ücret ödenip ödenmediği hususunun sorulması, kooperatiften ve sosyal güvenlik kurumundan tüm dayanak belgeler getirtilip suça konu ödemelerin fiilen yapılıp yapılmadığının tespiti, fiilen yapıldığının belirlenmesi halinde sanıklar Yaşar Avni Yılmaz ve ..."in görevleri gereği yasal olarak kendilerine tevdi edilen malı belli bir süre kullanıp haklarında herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden iade ettikleri miktarlar yönünden kullanma zimmetinin oluşacağı, ayrıca TCK"nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olup ancak kamu görevlisi tarafından işlenebilen zimmet suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri ve kullanma zimmetinde suçun konusunu geçici süreyle kullanılıp iade edilen paradan elde edilen nema oluşturduğundan, nema miktarı bilirkişiye hesaplattırılıp toplam zimmet miktarının tespiti, serbest muhasebeci olduğunu beyan eden sanık ..."in kooperatifin muhasebesini neye istinaden tuttuğunun belirlenmesi sonrasında her bir sanığın sorumluluğunun ayrı ayrı belirlenerek hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
İşe giriş bildirgesinin katılan kuruma e-bildirge, imza ve şifre ile bilgisayar ortamında verilmesi halinde, sahte oluşturulmuş maddi varlığı haiz somut bir belge olmadığından, sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK"nın 525/b-1 (5237 sayılı TCK"nın 244/2-4) maddesinde düzenlenen "bilişim" suçunu oluşturacağı, işe giriş bildirgesinin katılan kuruma fiziki olarak verildiğinin tespiti durumunda ise işe giriş bildirgesi verme yükümlülüğünün suç tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 9. maddesi uyarınca işverene ait olması, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 2-A maddesinde belirtilen "muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusu" kapsamındaki işlerden olmaması nedeniyle aynı Kanunun 47. maddesine göre sözü edilen meslek mensuplarının görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suç kapsamında sayılamayacağı ve 765 sayılı TCK’nın 345. (5237 sayılı TCK"nın 207) maddesi kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı nazara alınarak, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimlerin ne şekilde yapıldığı belirlenerek, suç vasfının ve buna bağlı olarak zamanaşımı hükümlerinin de değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği olarak kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle CMK"nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesi" yerine "ortadan kaldırılmasına" karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili, sanık ... ve müdafi ile diğer sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 10/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.