19. Hukuk Dairesi 2016/2226 E. , 2018/336 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. Tansu Tuna"nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının, davacı ile aralarındaki bayilik sözleşmesini haksız ve süresinden önce feshettiğini ileri sürerek, davalıya 5 yıl süre ile 900 ton LPG alım taahhüdüne istinaden verilen 118.000 TL sözleşme bedelinin iadesine, mahrum kalınan karın şimdilik 10.000 TL"sinin davalıdan tahsiline, davalının eksik ürün alması sebebiyle oluşan 38.510 USD zararın şimdilik 10.000 TL"sinin ödenmesine, davalının nezdinde bulunan 10 m3"lük sabit stok tankının iadesine veya bedeli olan 8.260 USD"nin Merkez Bankası döviz kuru üzerinden 14.777 TL olarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 10/03/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşme bedeline yönelik talebini 76.665,15 TL"ye, yakıt tankı bedelini 14.768,80 TL"ye indirmiş, kar kaybı talebini 290.761,51 TL"ye, asgari alım taahhüdünden doğan alacağı 69.269,44 TL"ye çıkararak toplamda 280.761,51 TL"nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, görev ve husumet itirazında bulunmuş, ayrıca, davalının, dava dışı 3.kişi olan ... Petrol A.Ş"nin (eski ünvan ... A.Ş) istasyonlu akaryakıt bayisi olduğunu, dava dışı şirketin davacı ile LPG otogaz ikmallerini gerçekleştirmeyi üstlendiğini, ... A.Ş"nin 01/01/2009 tarihli sözleşmeyi feshetmesiyle birlikte, davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin de kendiliğinden sona erdiğini, öte yandan sözleşme ve eki niteliğindeki diğer protokollerde sözleşme bedelinin iadesine ilişkin hüküm bulunmadığını, kar mahrumiyeti talep koşullarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, mahkemece bir bedele hükmedilecekse bile davacının talebinin, davalının ekonomik mahvına neden olacak ölçüde fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshinden doğan tazminat istemine ilişkin olup, dosya kapsamındaki sözleşmelerin incelenmesinden, taraflar arasındaki sözleşmenin, davacı ile dava dışı ... A.Ş arasındaki sözleşmeden ayrı ve bağımsız bir sözleşme olduğunun anlaşıldığı, bu durumda feshin haksız olduğunun kabulü gerektiği, taraf defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu bilirkişi kurulundan aldırılan 04/02/2013 havale tarihli raporun hükme esas alınmaya uygun, denetime elverişli olduğu, öte yandan talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporunda davalı şirket özvarlığının 1.194.365,41 TL olduğu, bu rakamın 1/3"üne kadar hükmedilecek kar kaybı bedelinin şirketin mahvına sebep olmayacağı yönünde görüş bildirildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile sözleşme bedeli olarak 76.665,12 TL, davalı yedindeki tank bedeli olarak; 14.768,80 TL, davalının asgari mal alım tutarı taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle hesaplanan 69.269,44 TL cezai şart bedeli, yoksun kalınan kar bedeli olarak, 101.994,26 TL olmak üzere toplam, 262.697,62 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınıp, davacı şirkete verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair, davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı ile dava dışı ... Petrolcülük A.Ş. arasında 01.01.2009 tarihli sözleşme düzenlenmiştir. Davacının da kabulünde olduğu üzere 01.01.2009 tarihli sözleşme kapsamında davalı ile 26.08.2009 tarihinde bayilik sözleşmesi ve ekleri imzalanmıştır.
Dava dışı ... Petrolcülük A.Ş. ile düzenlenen 01.01.2009 tarihli sözleşme anılan şirket tarafından 04.08.2010 tarihinde fesih edilmiştir. Davalı şirket, 04.08.2010 tarihli fesih üzerine, 01.01.2009 tarihli sözleşmelere bağlı olarak düzenlenen 26.08.2009 tarihli bayilik sözleşmesi ve eklerini fiili imkansızlık nedeniyle sonlandırmıştır.
Bu durumda davacıya ait LPG’nin davalıya ait istasyonda satılmasının dava dışı ... Petrolcülük A.Ş."nin iznine tabi olduğu, bu iznin 04.08.2010 tarihli ihtarname ile kaldırıldığı, davalının iznin kaldırılması nedeniyle davacıya ait LPG’yi satmanın fiilen imkansız hale geldiği, bu nedenle bayilik akdinin sona erdirilmesinde haksız olduğundan söz edilemeyeceği dikkate alınmadan davalının akdin feshinde kusurlu olduğunun tespiti isabetsizdir.
Hal böyle olunca, davacının sözleşmenin erken sonlanması nedeniyle kar mahrumiyeti; asgari alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle kar kaybı, haksız fesih nedeniyle cezai şart talepleri yerinde değildir.
Mahkemece bu yönlerin dikkate alınmaması doğru olmadığı gibi sözleşme bedelinin akdin erken sona ermesi nedeniyle kalan süre yönünden iadesinde güncelleme yapılmış olması da kabul şekli ile hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair, davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 01/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.