13. Hukuk Dairesi 2017/64 E. , 2020/3114 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... Ltd. Şti. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ... Oto Lastik Ticaret Limited Şirketinden satın aldığı traktörün lastiklerinin ayıplı çıktığını, değiştirileceği söylenmesine rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek; ayıplı olan iki arka lastiğin bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... Makinaları Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıdan satın aldığı traktörün lastiklerinin ayıplı olduğunu ileri sürerek ayıplı olan bu aksamın bedelinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, 02.05.2014 tarihli tensip ara kararıyla davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmiş ve tüm yargılama safahatı boyunca dava Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülmüş, ancak gerekçeli karar hüküm başlığında ise davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmış olduğu kaydı düşülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi (30.04.2014) itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, somut olay, taraflar arasındaki traktör alım satımına bağlı ayıptan kaynaklanmaktadır. Davacı tacir olmadığı gibi eldeki davada Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Hal böyle olunca davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Aynı şekilde; davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda, davacı, traktörü mesleki amaçla edindiğinden, 4077 sayılı Kanunun kapsamında olmadığından davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli değil, dava tarihi itibariyle yine genel mahkeme görevlidir. Tüketici Mahkemesi talep hakkında karar veremez. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re"sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde, mahkemece, genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam edilerek bu sıfatla bir karar verilmesi gerekirken, Ticaret Mahkemesi ya da Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Dosyanın incelenmesinde; davalılardan ... vekili avukat ...’ın 02.09.2015 tarihinde vekillik görevinden istifa etmiş olduğu görülmüştür. Davalı vekilinin istifasına rağmen, mahkemece bu davalı vekilinin istifa dilekçesinin davalı asile tebliğ edilmediği gibi yargılamaya ilişkin bilirkişi raporu gibi bildirimi gereken delil ve evrakların istifa eden avukata tebliğ edildiği ve gerekçeli kararın da yine istifa eden avukata tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Avukatlık Kanununun 41/1 maddesinde “Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder.” hükmü, yine Tebligat Kanununun 11. maddesinde “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” hükmü düzenlenmiştir. Davalı ... Oto Lastik Ticaret Limited Şirketinin vekili 02.09.2015 tarihinde dilekçe ile vekillikten istifa etmiş olup istifa dilekçesi davalı asile tebliğ edilmemiştir. Öyle olunca, anılan yasa hükümleri dikkate alınarak, istifa dilekçesinin ve mahkeme kararının davalı asile tebliğ edilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bent gereğince temyiz olunan kararın BOZULMASINA, üçüncü bent gereğince davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 355,21 TL. harcın davalı ... Ltd. Şti."ye iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi