10. Hukuk Dairesi 2015/2735 E. , 2015/1995 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet ve sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilâmı sonrasında, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı .... Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) 6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu"nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. 6552 sayılı Kanun ile ilgili olarak öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan hükümet teklifinde, söz konusu düzenleme 54. madde olarak yer almış, izleyen 55. maddede “5521 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.” denildikten sonra “7 nci maddeye bu Kanunla eklenen dördüncü fıkra hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda da uygulanır.” hükmü geçici 3. madde olarak öngörülmüş, ancak yasalaşma aşamasında anılan geçici madde çıkarılıp 6552 sayılı Kanun"da bu türden düzenlemeye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 5521 sayılı Kanunun 15. maddesinde, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usûlü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 447/2. maddesinde, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, 448. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağı açıklanmıştır.
Şu durumda, hizmet tespiti davalarında Kurumun feri müdahilliğine ilişkin hükmün geçmişe yürütüleceği yönündeki düzenlemenin kanun koyucu tarafından benimsenmemiş olması, ayrıca ve özellikle yukarıda değinilen 448. madde kapsamında, Kurum bakımından taraf oluşumu gerçekleştiğinden tamamlanmamış işlemden söz edilemeyeceğinin de belirgin bulunması karşısında 5521 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkranın 11.09.2014 tarihinden önce açılan davalarda uygulanamayacağı açık olmakla, eldeki davada Kurumun feri müdahilliğe ilişkin talep ve temyiz itirazı yerinde değildir.
2-) 20.07.2006 – 21.04.2010 döneminde davalı işverene ait işyerinden tam gün üzerinden eksiksiz davalı Kuruma sigortalılık bildirimleri gerçekleştirilen davacının istemi, 04.04.2006 – 20.07.2006 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak geçmesine karşın bildirilmeyen çalışma sürelerinin ve 04.04.2006 – 21.04.2010 dönemi yönünden sigorta primine esas kazanç tutarının tespitine ilişkin olup mahkemece yapılan ilk yargılamada hizmet tespiti talebi reddedilip bildirilen dönem bakımından bildirim dışı kazancın hüküm altına alındığı, anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, davalı taraflarca yapılan temyiz başvurusu üzerine hükmün Dairemizce 12.12.2013 gün ve 9466/24114 sayılı ilamla, kazanç miktarı konusunda yöntemince inceleme ve araştırma yapılmadığı gerekçesiyle bozulduğu, söz konusu ilama uyularak yapılan yargılamada bu kez mahkemece sigortalının Kuruma bildirilen kazançla çalıştığı benimsenerek bu istemin de reddedildiği belirgindir.
Bu maddi ve hukuki olgular karşısında verilmesi gereken kararın davanın tümden reddi niteliğinde olduğu göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, hüküm fıkrasına davanın kısmen kabulü yazılıp karar altına alınmasında hukuki yarar bulunmayan sigortalılık sürelerinin belirtilmesi, avukatlık ücreti dahil olmak üzere yargılama giderlerinin de kısmen kabul doğrultusunda hükme bağlanması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.