Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/5130
Karar No: 2021/8064
Karar Tarihi: 10.06.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/5130 Esas 2021/8064 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2020/5130 E.  ,  2021/8064 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İzmir 1. İş Mahkemesi

    Dava, davacının emekliliğe daha önceki tarihte hak kazandığının ve buna göre talep tarihi ile emekli aylığının bağlandığı tarih arasında ödenmemiş aylıklara hak kazanıp kazanmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı vekili, Yargıtay"dan geçerek kesinleşen İzmir 14.İş Mahkemesi"nin 2016/15136 E., 2018/3638 K. sayılı ilamında, davacının 21158.35 sicil sayılı dosyada işlem gören işveren .... San ve Tic. A.Ş.ne ait işyerinde 16/08/1986-31/12/1986 süresinde 4/a kapsamında çalıştığının tespitine karar verildiğini belirterek davacının 24/08/2016 tarihli tahsis başvurusuna istinaden 01/09/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile biriken yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile birlikte kurumdan tahsiline, tahsis talep tarihinden sonraki sigortalı çalışmalarının Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışma olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
    II- CEVAP
    Davalı Kurum vekili, davacının hizmet cetveline göre 01/12/1994 tarihinde ... sicil numaralı ... ve Mak. San. A.Ş."den işe girişinin bildirildiğini, 30/05/2018 tarihine kadar kesintisiz çalışmasının sürdüğünü, 31/05/2018 tarihli tahsis talebine istinaden 01/06/2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için, çalıştığı işinden ayrılması ve yazılı talepte bulunmasının şart olduğunu, kaldı ki İzmir 14.İş Mahkemesi"nin kararının Kurum ve taraflar açısından bağlayıcılığı ve uygulanabilirliğinin Yargıtayca onanarak kesinleştiği 10/04/2018 tarihi itibarıyla başladığını, Sosyal Güvenlik Destek Priminin yaşlılık aylığı bağlama koşulları oluşup, aylık bağlandıktan sonraki çalışmalarda uygulandığını, davacının ilk tahsis talep tarihinde henüz yaşlılık aylığı bağlama koşullarının oluşmaması nedeniyle yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir
    III- MAHKEME KARARI:
    A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Davacının ilk tahsis talep tarihinde işten ayrılma koşulunu yerine getirmeksizin yazılı talepte bulunduğu, dolayısıyla tahsis koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    İSTİNAF SEBEPLERİ:
    Davacı vekili özetle; 5510 sayılı Kanunun 30’uncu maddesinin 3’üncü fıkrasının 01/10/2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığı başlayanlara uygulanabileceğini, 01/10/2008 tarihinden önce sigortalılığı başlayanların sosyal güvenlik destek primine tabi olarak yaşlılık aylıklarını alabileceğini, 24/08/2016 tarihli tahsis talebine Kurumun cevap vermediğini, Yargıtay’dan onanarak kesinleşen 16/08/1986 – 31/12/1986 tarihleri arasındaki hizmet tespitine yönelik karara istinaden Kuruma başvuruda bulunduğunu, Kurum personelinin davacıya 01/09/2016 tarihinden başlayan yaşlılık aylığı talebinde bulundurdukları daha sonra da bu talebinden vazgeçtiğine ilişkin beyan aldırdıklarını, sigortalı olma hak ve yükümünden kaçınılamayacağına ilişkin emredici kurallar çiğnenerek davacının 01/09/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alma hakkının engellendiğini, aksi durumun 5510 sayılı Kanunun geçici 14’üncü maddesine de aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
    B- BAM KARARI:
    Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanun"unun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
    TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davacı vekili temyiz dilekçesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
    IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    5510 sayılı Kanunun 28/8. maddesi; “(Değişik fıkra: 17/4/2008-5754/16 md.) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıların ise istekleri üzerine yetkili makamdan emekliye sevk onayı alındıktan sonra ilişiklerinin kesilmesi şarttır.”
    Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri başlıklı Geçici 1.maddesi (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.
    Mülga 506 sayılı Kanunun 62/1. maddesi, “Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır.”
    Yine mülga 506 sayılı Kanunun 60/h maddesi ise; “Bu maddede belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, sigortalının çalıştığı işten ayrılması ve yazılı istekte bulunması şarttır.” hükümlerini içermektedir.
    Yasal düzenlemeler doğrultusunda dava dosyası incelendiğinde, davacının 129921 sicil numaralı ... ve Mak. San. A.Ş. unvanlı iş yerinden 01/12/1994-30/05/2018 arasında kesintisiz çalışması bulunduğu, davacının tahsis talebinden önce 21158 sicil numaralı ... San. Ve Tic. A.Ş. işyerinde geçen hizmetlerinin davalı Kuruma eksik olarak bildirilmesi sebebiyle davalı Kurum ile birlikte işveren ... San. Ve Tic. A.Ş.’ne karşı 17/08/2015 tarihli dilekçe ile hizmet tespiti davası açtığı, açılan dava ile ... San. Ve Tic. A.Ş.’ne ait işyerinde 12/05/1985-31/12/1985 ve 15/08/1986–31/12/1986 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitinin istendiği, İzmir 14. İş Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 21/06/2016 tarihli hüküm ile; davanın kısmen kabulü ile davacının 16/08/1986-31/12/1986 tarihleri arasında toplam 133 gün süreyle 21158 sicil numaralı ... San. Ve Tic. A.Ş. işyerinde tüm sigorta kollarına tabi çalışmasının tespitine karar verildiği, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/15136 E., 2018/3638 K. sayılı, 10/04/2018 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Diğer taraftan davacının, davalı Kuruma müracaat ederek 26/08/2016 tarih ve 11652066 sayılı tahsis talebi ile aylık bağlanmasını talep ettiği, kurum tarafından davacının başvurusu hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediği, bu defa davacının 30/05/2018 tarihinde ... ve Mak. San. A.Ş. unvanlı iş yerinden ayrılarak, 31/05/2018 tarih ve 5144999 sayılı dilekçesi ile ikinci kez tahsis talebinde bulunduğu ve ikinci tahsis talebine istinaden davacıya 01/06/2018 tarihinden itibaren aylık bağlandığı anlaşılmaktadır.
    Eldeki davada, davacının ilk tahsis talebi olan 24/08/2016 tarihli başvurusuna istinaden 01/09/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istenilmiş, mahkemece ilk tahsis talep tarihinde davacının çalıştığı işten ayrılma koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
    Davanın yasal dayanaklarından olan mülga 506 sayılı yasanın 62. maddesindeki “....çalıştığı işten ayrıldıktan sonra...” ibaresi hakkında, önüne gelen başka bir uyuşmazlık nedeniyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından Anayasanın 2,10,48,49 ve 60. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurulmuş, Anayasa Mahkemesi’nce 2019/104 Esas, 2021/13 Karar sayılı ve 14/01/2021 tarihli ilam ile “17/07/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 62. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “....çalıştığı işten ayrıldıktan sonra...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” yönünde karar verilmiştir.
    Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun “Gerekçe ile Bağlı Olmama” başlıklı 29. maddesi; “Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya aykırlığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmaya mecbur değildir. Anayasa Mahkemesi, taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçe ile de Anayasaya aykırılık kararı verebilir.
    Ancak, başvuru, kanunun, kanun hükmünde kararnamenin veya İçtüzüğün sadece belirli Madde veya hükümleri aleyhinde yapılmış olup da, bu belirli Madde veya hükümlerin iptali kanunun, kanun hükmünde kararnamenin veya İçtüzüğün bazı hükümlerinin veya tamamının uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, Anayasa Mahkemesi, keyfiyeti gerekçesinde belirtmek şartıyla, kanun"un, kanun hükmünde kararnamenin veya İçtüzüğün bahis konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline karar verebilir.” amir hükmü gereği 506 sayılı Kanunun 60/h bendindeki işten ayrılma koşuluna ilişkin düzenlemeyi de iptal edebilecek olmasına karşın sadece 62. maddesindeki ibarenin iptal edilmiş olması sigortalılar aleyhine olan durumun devamına imkan sağlamakta ise de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesinden de anlaşılacağı üzere işten ayrılma koşulunun özünde Anayasaya aykırı kabul edildiği belirgindir.
    Açıklanan nedenlerle 506 sayılı Kanunun mülga 62. maddesindeki “çalıştığı işten ayrıldıktan sonra” ibaresinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği hususu da dikkate alınarak, yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi