10. Hukuk Dairesi 2014/14132 E. , 2015/1983 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yersiz tahsil edildiği ileri sürülen emekli keseneklerinin yasal faiziyle birlikte geri alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1995 yılından itibaren görev yapmakta iken Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından hakkında 13.12.2000 tarihinde memurluktan çıkarma cezası verilen, sonrasında anılan disiplin cezası tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılarak 12.10.2006 günü görevine yeniden başlatılan, Kasım/2007 tarihinde davalı Kuruma ihya borçlanması başvurusunda bulunarak çalışmadığı 27.01.2001 – 12.10.2006 dönemine ait emekli keseneklerini 15.12.2010 günü ödeyen, halen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri kapsamında öğretmen ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu"na tabi iştirakçi konumunda yer alan davacının, yatırdığı tutarın yasal faiziyle birlikte geri verilmesine yönelik Eylül/2012 tarihli başvurusunun Kurumca reddi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmakta olup mahkemece yapılan yargılamada, davacının geri alım hakkının bulunmadığı gerekçesiyle esas bakımından dava reddedilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan ve 04.07.2006 günü yürürlüğe giren 5525 sayılı Kanunun 1. maddesinde, istisna olarak sıralanan suçlar ve cezalar hariç olmak üzere; kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında 23.04.1999 tarihinden 14.02.2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçları ile affedilmiş olduğu, disiplin cezaları affedilenlerin sicil dosyalarındaki bu disiplin cezalarına dair kayıtların, ilgililerin başvurusu aranmaksızın hükümsüz kalacağı ve dosyalarından çıkarılacağı belirtilmiş, daha sonra 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4. maddesinin 17. fıkrasında 5525 sayılı Kanunun sosyal güvenlik hukuku bakımından yansımalarını içeren düzenlemeye yer verilmiştir. Maddenin 4. fıkrasında, bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı, 5. fıkrasında, bu madde kapsamına girenlerin ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı, 17. fıkrasında, personel mevzuatına göre almış oldukları disiplin cezası sonucu 23.04.1999 tarihi ile 14.02.2005 tarihleri arasında memuriyetleri sona erenlerden, 5525 sayılı Kanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile ortadan kaldırılanların, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 30.06.2011 tarihine kadar Kuruma başvurmaları durumunda, görevlerinden ayrıldıkları tarih ile göreve başladıkları tarih arasındaki prim veya kesenek ödenmemiş sürelerinin, istekleri halinde, borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılacağı, bundan doğacak borç tutarının tamamının belirtilen sürede kendileri tarafından ödeneceği açıklanarak böylelikle fıkra kapsamına giren memurların görevden ayrıldıkları ile göreve başladıkları tarih arasındaki emekli keseneklerinin kendilerince yatırılacağı öngörülmüştür.
Sonrasında kanun koyucu 12.07.2012 günü yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanunun 40. maddesiyle 5510 sayılı Kanuna Geçici 44. maddeyi ekleyerek bu konuda yeniden düzenleme yapmış, maddenin 1. fıkrasında, 23.04.1999 ile 14.02.2005 tarihleri arasında tabi oldukları personel mevzuatına göre almış oldukları disiplin cezası sonucu memuriyetleri sona erip 5525 sayılı Kanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile ortadan kaldırılanların bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde Kuruma başvurmaları durumunda ve yaş haddine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, memuriyetlerinin sona erdiği tarih ile 22.06.2006 tarihi arasındaki dönem içinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak sigorta primi ödenmemiş veya emekli keseneği yatırılmamış sürelerine ilişkin kesenek ve kurum karşılığı toplamlarının Kurum tarafından hesaplanarak halen çalıştıkları veya kamu görevlisi olarak en son çalışmış oldukları kamu idarelerine bildirileceği ve söz konusu tutarların bu idareler tarafından 3 ay içerisinde Kuruma defaten ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen 2. maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak gerek görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin, İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakacağı bildirilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu"nun 2. maddesinde ise, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinde biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ile idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenlerce açılan tam yargı davaları idari dava türleri olarak sıralanmıştır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce ve halen 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi sıfatı ile memur olarak çalışmasını sürdüren davacı bakımından Kurumun tesis ettiği/edeceği işlemler idari işlem niteliğinde olup şu durumda her ne kadar, davacı hakkındaki işlemler 5510 sayılı Kanunun Geçici 4. ve Geçici 44. maddelerindeki hükümlere dayanmakta ve anılan Kanunun 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği belirtilmekte ise de taraflar arasındaki hukuki ilişki, çekişmenin niteliği ve temel hukuki sebebi ile özellikle Geçici 4. maddenin 4. ve 5. fıkraları dikkate alındığında söz konusu idari işlemlere yönelik uyuşmazlıkların idari yargıda görülmesine devam edilmesi gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesine açılan davada işin esasına girilerek karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 12.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.