10. Ceza Dairesi 2021/13902 E. , 2021/11941 K.
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2017/188 esas, 2018/283 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/05/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli ... hakkında, 13/11/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 31/05/2016 tarihli ve 2016/1842 soruşturma, 2016/1050 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 191/2.maddesi gereğince 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetim süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği,
2- İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı, yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle dosyanın kapatılarak 13/02/2017 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3- Erteleme kararı kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 22/03/2017 tarihli ve 2016/1842 soruşturma, 2017/10479 esas, 2017/8864 sayılı iddianamesi ile sanığın TCK’nın 191/1. ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19/04/2018 tarihli ve 2017/188 esas, 2018/283 sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 30/04/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
5- Bu karardan önce;
Sanığın 04/12/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2015 tarihli ve 2014/598 esas, 2015/11 sayılı kararı ile; sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10/02/2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ..."in 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2017/188 esas, 2018/283 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın 04/12/2013 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2015 tarihli ve 2014/598 esas, 2015/11 sayılı kararıyla mahkûmiyetine ve bu karar hakkında 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 85. maddesi ile eklenen geçici 7/2. maddesi yollaması ile 5237 sayılı Kanunun 191. maddesi kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 10/02/2015 tarihinde kesinleştiği ancak denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın incelemeye konu 13/11/2015 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle sanık hakkında İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2017/188 esas, 2018/283 sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/5. maddesi "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın 13/11/2015 tarihindeki eylemin 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi gereğince 5237 sayılı Kanunun 191. maddesi kapsamında verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli ihbarda bulunularak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ilk suça ilişkin davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, her iki suça ilişkin birlikte inceleme yapılarak delillerin değerlendirilmesi, ikinci suç bakımından mahkûmiyete yeterli delil bulunduğu ve bu suçun ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiğinin tespiti halinde bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2017/188 esas, 2018/283 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık ... hakkında, 13/11/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2017/188 esas, 2018/283 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın 04/12/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2015 tarihli ve 2014/598 esas, 2015/11 sayılı kararı ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7/2. maddesi yollaması ile 5237 sayılı Kanunun 191. maddesi kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 10/02/2015 tarihinde kesinleştiği ancak denetim süresi içerisinde sanığın incelemeye konu 13/11/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2017/188 esas, 2018/283 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın 13/11/2015 tarihindeki eyleminin, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi gereğince 5237 sayılı Kanunun 191. maddesi kapsamında verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlenmesinden dolayı kanuni zorunluluk üzerine verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 2. eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında “düşme kararı” verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlerle, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince, açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi ve İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/598 esas, 2015/11 karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2017/188 esas, 2018/283 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 17/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.