Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/20571
Karar No: 2019/11435
Karar Tarihi: 25.11.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/20571 Esas 2019/11435 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/20571 E.  ,  2019/11435 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, davalı ile 20.11.2006 tarihli ... ... Vadisi Toplu Konut Projesi Sözleşmesini imzaladığını, davalı ile imzalanan protokol çerçevesinde ... Vadisi CK-3 Blok 3 ve 6 numaralı dairelerin 06.08.2011 tarihinde fiilen teslim edildiğini, davalı idarenin lüks ve prestijli konut olarak nitelendirdiği ... Vadisi Konutları"na ilişkin hazırladığı mahal listesinde, şartname ve tanıtım broşürlerinde belirtilen özelliklerdeki daireyi teslim etmediğini ve mağduriyetine neden olduğunu, davalının vaatlerini yerine getirmediği gibi sattığı daire ve dairenin ait olduğu bloka ilişkin ortak alanların da fen, inşaat ve sanat kurallarına uygun yapılmadığını, gerek daire içinde gerekse ortak alanlardaki imalatlarda eksik ve ayıplı işlerin bulunduğunu, bu nedenle eksik ve ayıplı işler ile çevre düzenlemesi ve sosyal tesislerin yapılmamış olması nedeniyle bağımsız bölüm bedellerinde meydana gelen değer düşüklüğünün davalı tarafından karşılanmasının gerektiğini belirterek, bilirkişi tarafından yapılacak inceleme sonucunda resen tespit edilecek açık ve gizli ayıplar, eksik işler, fen sanat ve yüksek inşaat teknikleri uyarınca mutlaka yapılması gerektiği halde yapılmayan işler ve yapılan eksik ve ayıplı imalatların, kalitesiz malzeme kullanılması ve satış broşürlerinde taahhüt edilen çevre düzenlemesi ve sosyal tesislerin yapılmaması nedeniyle bağımsız bölümde meydana gelen değer düşüklüğü dolayısıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14/03/2016 tarihli ıslah dilekçesiyle; bağımsız bölüm bedelinde meydana gelen değer düşüklüğü dolayısıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 17.441,02 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
    Davalı, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulü ile; değer kaybı toplam 17.441,02 TL alacağın 2.000,00 TL için dava tarihi olan 28/01/2014 tarihinden itibaren, 15.441,02 TL için ıslah tarihi olan 14/03/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile davacının satın aldığı konutta oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine ilişkindir. Davalı, ayıp ve eksik bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, "".. davalı tarafından ayıp ihbar süresine uyulmadığı konusunda itiraz edilmiş ise de, gerek açık ayıplar ve gerekse dava tarihinden 1-1,5 yıl önce ortaya çıktığı bilirkişi raporu ile belirlenen gizli ayıplar yönünden ihbar süresinin dava tarihinden önce geçmiş olduğu anlaşılmakla birlikte davacı tarafından ek bilirkişi raporuna göre ve ek raporda belirtilen eksik işler nedeniyle oluşan değer kaybı üzerinden ıslah yapılması karşısında talebin eksik işler nedeniyle değer kaybına yönelik olduğu kanaati ile bu itiraz dikkate alınmamış, eksik işler nedeniyle değer kaybının tüketici tarafından 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde talep edilebileceği..."" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Davacı tüketici olduğuna göre, tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır.
    Ayıp; yasa ya da sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği ya da olmaması gereken vasıfların olmasıdır.
    Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı TKHK.’nun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
    Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının 11.07.2011 tarihinde satın aldığı bağımsız bölümlerin davacıya 06.08.2011 tarihinde teslim edildiği ve 28.01.2014 tarihinde de eldeki bu davanın açıldığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda mahal listesine göre yapılması gereken açık ve kapalı kafeteryalar, su animasyon havuzları, bisiklet parkurları, yürüyüş, peyzaj ve çevre düzenlemeleri, alışveriş merkezlerinin yapılmadığı ve eksik ifa olarak değerlendirileceği açıklanmış ve buna göre davacının talebi kabul edilmiş ise de; bunların yapılmamış olmasının davacının satın aldığı bağımsız bölümün ekonomik değerini düşüren açık ayıp niteliğinde olduğu, davalının bu ayıbı gizlemek için de herhangi bir hileye başvurmadığı, davacının bu ayıplardan bağımsız bölümü teslim aldığı tarihte kolayca bilgi sahibi olabileceği kuşkusuzdur. Davacının teslim aldığı bağımsız bölüm nedeniyle, 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereğince malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde davalıya ayıp ihbarında bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Dairemizin benzer uyuşmazlıklardaki emsal uygulamaları da bu yönde olduğu gibi, aynı görüşte olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 4.12.2015 gün ve 2015/13-1581 esas ve 2015/2792 kararı da bulunmaktadır. Hal böyle olunca, bu kalemler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve yazılı gerekçe ile bu talebin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi