12. Ceza Dairesi 2013/3887 E. , 2014/8490 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : CMK"nın 223/2-e. maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ile mahalli ve üst Cumhuriyet savcıları tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Katılan vekilinin, yokluğunda verilen hükmü, 06.06.2011 tarihinde tebliğ ettiği, CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 08.07.2011 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE,
2- Mahalli ve üst Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde;
... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu"nun 17.04.1989 tarih ve 342 sayılı kararı ile 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen Mut ilçesi, Dağpazarı köyü, Coropissus Antik
./.
-2-
Kenti sınırları içerisinde kaldığı anlaşılan 151 ada, 9 sayılı parsele sanık ... tarafından, 160 ada, 5 sayılı parsele sanık ..., 155 ada, 3 sayılı parsele sanık ... tarafından izinsiz betonarme ahır yaptıklarının, yine 150 ada, 20 sayılı parsele sanık ..., 170 ada, 21 sayılı parsele sanık ..., 152 ada, 17 sayılı parsele sanık ... ve 152 ada, 21 sayılı parsele de sanık ... tarafından izinsiz betonarme bina yaptıklarının 08.01.2009 tarihinde Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü görevlilerince tespit edildiği ve sanıklar hakkında ilgili Koruma Bölge Kurulunun 27.02.2009 tarih ve 4720 sayılı kararı ile suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, sanıklar hakkında 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde izinsiz inşai faaliyette bulunmaları nedeni ile soruşturma başlatıldığı ve haklarında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, kadastro çalışması sonrası 20.04.2006 tarihinde Maliye Hazinesi adına kaydedilen bu arazilerin önceden beri sanıklar tarafından kullanılmakta olduğu, her ne kadar mahkemece, sanıkların kullandıkları bu arazilerin sit alanı içerisinde kaldığını bilmediklerine dair beyanları esas alınarak, sanıkların beraatlerine karar verilmiş ise de, mahkemece, sit alanına ilişkin Kurul kararının, mahallinde usulüne uygun şekilde ilan edilip edilmediğinin, ilan edilmiş ise edilme tarihinin araştırılması ve suça konu yerlerde inşaat mühendisi ile keşif yapılarak, inşai müdahale kapsamında kalan yapıların eskime durumları, kullanılan malzemelerin yıpranma özellikleri de dikkate alınarak suç tarihinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespiti ile sonucuna göre, sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunmayan sanıkların davalarının tefriki yerine tek bir tutanağa bağlı olarak ve aynı dosya ile yargılamanın sürdürülüp yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, mahalli ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.