Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/6259
Karar No: 2020/2216

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2019/6259 Esas 2020/2216 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2019/6259 E.  ,  2020/2216 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Çekişmeli, ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 132 ada 180 parsel sayılı 86400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfında davalı ... adına tapuda kayıtlıyken, yargılama sırasında satış yoluyla ...’a intikal etmiştir.
    Davacı ... Yönetimi çekişmeli taşınmazın 80 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yörede 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kısmen kaldığı, orman sınırları içinde kalan kısmının yolsuz oluşan tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
    Mahkemece çekişmeli parselin orman kadastro komisyonunca tapu kaydı kapsamındaki özel orman olarak, orman sınırları dışında bırakıldığının belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 05.03.2013 tarihli ve 2012/13308 - 2013/2282 E.-K. sayılı kararıyla, tespite dayanak tapu kaydının ilk tesisinden itibaren getirtilerek taşınmazı kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, orman kadastro haritası ve tutanakları ile eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılması gereklerine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece, ... davaya dahil edilip, bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde dahili davalı ... aleyhine açılan davanın reddine; davalı ... aleyhine açılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince, genel arazi kadastrosuna esas olmak üzere yapılan orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescile ilişkindir.
    Çekişmeli parselin bulunduğu Gürleşen köyünde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4/3 maddesi hükmüne göre 1989 yılında yapılmış, sonuçları genel arazi kadastrosu ile birlikte ilân edilmiştir.
    Arazi kadastrosu 1990 yılında yapılmış, 18.08.1991 ilâ 20.03.1991 tarihlerinde ilân edilmiş, ... köyü ... ada 180 parsel sayılı 86400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle, dava dışı 181 sayılı parselle bir bütün olarak Ocak 1990 tarih 3, Kasım 1962 tarih 14, Ağustos 1988 tarih 4, Haziran 1983 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, kayıt miktar fazlasının sınırdaki dava dışı 255 parsel olarak belirlendiği, 180 ve 181 sayılı parsellerin 80 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 145 ilâ 153 numaralı orman sınır noktalarından
    oluşan orman sınır hattı ile orman sınırları dışında bırakıldığından söz edilerek, paylı olarak ..., ..., ... ..., S..., ..., ... adlarına tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş, Saimbeyli Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.12.1999 gün ve 1998/88-64 sayılı, davacı ..."ın açtığı şuyun giderilmesi davasının kabulüne ilişkin kararı gereği satış suretiyle ortaklık giderilerek, çekişmeli 180 sayılı parsel 22.10.2002 tarihinde 206 yevmiye ile ... adına kayıt edilmiş, yargılama sırasında satış yoluyla dahili davalı ...’a intikal etmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Ayrıca yapılan araştırma ve inceleme de hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, hükme dayanak alınan orman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazın 1952 tarihli hava fotoğrafında orman sayılmayan tarla olduğu belirtilmiş, Dairenin iade kararı üzerine aynı bilirkişi kurulu tarafından 1952 hava fotoğrafı açıklanırken taşınmazın kuzey ve doğu sınırında toplu halde, batı sınırında dağınık ve seyrek halde çam gençliğinin mevcut olduğu bildirilmiş, bu nedenle taşınmazın öncesinin hukuki niteliği, orman olup olmadığı hususunda tereddüt oluşmuştur. Ayrıca kadastro tespitine dayanak tapu kaydı ilk tesisi ile birlikte getirilerek uygulanmamış, bu nedenle dayanak kaydın taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiş, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenir ise 4785 sayılı Kanuna göre hukuki değerini yitirip yitirmediği belirlenmemiştir.
    O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, çekişmeli parselin tesbitine de esas alınan Kasım 1945 tarih 7 sıra numaralı tapu kaydının geldiği k. evvel 1328 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren, cins, miktar ve sınır değişikliklerini gösteren tüm tedavülleri ile revizyonları ile bu revizyonların komşuları getirtilmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte; tapu kaydı varsa tedavülleriyle birlikte yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, taşınmazı kısmen veya tamamen kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, uygulama ve araştırmada kullanılan 1952 tarihinden daha eski tarihli hava fotoğrafı ve ortofoto haritası bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa getirtilmeli, daha sonra getirtilecek hava fotoğrafları, ortofoto haritası ile inceleme ve araştırmada kullanıldığı belirtilen hava fotoğrafları ve memleket haritaları (1952, 1967, 1977 tarihli hava fotoğrafları, 1957, 1988 tarihli memleket haritaları) çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.-K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.-K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.-K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen hava fotoğrafları ve memleket haritaları fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; hava fotoğrafı ve orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritalarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar ve hava fotoğrafı üzerinde gösterilmeli, ayrıca bilirkişilere hava fotoğrafları ve dayanağı haritaları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, raporlarında çekişmeli taşınmaz ile birlikte komşu taşınmazların niteliği, taşınmazlar üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği, varsa ağaçların yaşı, cinsi, adedi ve dağılımları ile ilgili ayrıntılı açıklama yapmaları istenmeli, tarihleri belirtilmek ve keşfin izlenmesi olanağı sağlanacak şekilde çekişmeli taşınmaz komşu taşınmazlarla birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları
    üzerinde gösterilmeli, parselin tapu kaydı kapsamında kalan bölümleri ile tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümlerinin öncesinin orman olup olmadığı, tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlendiği takdirde tapu kaydının 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre geçerliliğini koruyup korumadığı, taşınmazın eylemli durumuna göre yeniden yapılacak orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılacak yerlerden olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 29/06/2020 günü oy birliği ile karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi