Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/21951
Karar No: 2019/11429
Karar Tarihi: 25.11.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/21951 Esas 2019/11429 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/21951 E.  ,  2019/11429 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 43672 ada 1 numaralı parsel üzerinde inşa edilen ... Sitesi 3. blok 3. kat 14 numaralı daireyi almak için davalı ile 10.05.2011 tarihli tip sözleşme imzaladığını, kat mülkiyeti tapusunu aldığını, satış öncesinde davalı şirketin satış ofisi tarafından yapılan tanıtım vb. pazarlama görüşmelerindeki açıklamalarda site içerisinde kapalı ve açık yüzme havuzları ile basket ve tenis kortu spor alanlarının site sakinlerine ait olduğunun belirtildiğini, bir kısım reklamlarda da aynı içerikte bilgiler verilerek sitenin üçte ikisinden fazla bir bölümünün doğaya ve spora ayrıldığının ifade edildiğini, sözleşmeye göre; dairenin teslim tarihinin 31.12.2011 olarak belirlendiğini, ancak dairenin 05.11.2012 tarihinde teslim edildiğini, teslim tutanağı düzenlendiğini fakat kendisine bir örneğinin verilmediğini, taşındıktan sonra ağustos ayında basketbol sahasındaki tellerin sökülmeye ve spor alanının üzerinin son derece çirkin bir şekilde çadırla kaplatılmaya başlandığını, spor alanlarının kullanımının site sakinleri dışında üçüncü bir işletmeciye devredildiğini ve ücret karşılığında bu olanaklardan kısıtlı şekilde faydalanabileceklerini ve yanıltıldıklarını öğrendiklerini, sürekli bir belirsizlik içinde sitenin sosyal tesis ve spor alanları ile ruhsat sorunlarının çözülmesini beklediklerini, davalı şirketin sözleşme konusu daireyi geç teslim ederek, çevre düzenlemesi, spor tesisleri ve sosyal tesislerle ilgili eksik ve ayıplı ifada bulunarak, yanıltıcı reklam, tanıtım ve beyanlarla maddi ve manevi zararına yol açtığını, dava konusu daireyi KDV dahil 400.000,00-TL karşılığında aldığını, reklam ve ilan örneklerinden ... Sitesi içerisinde yarı olimpik açık ve kapalı yüzme havuzu, basket sahası, tenis kortu, sauna, fitness, cafe&bistro ve çocuk oyun alanı bulunduğunun görüldüğünü, satın aldığı dairenin önüne çekilen çadır nedeniyle fotoğraflardan da görüleceği gibi son derece çirkin bir manzara oluştuğunu, görüntü kirliliği yanında üçüncü bir kişiye kiralanan spor alanlarının da site sakini olmayan dışarıdan gelen kişilere basketbol kursu verilmeye başlandığını, gürültü kirliliği meydana geldiğini, görüntü ve gürültü kirliliği nedeniyle bir kısım site sakini ile birlikte ... Belediyesine şikayet başvuruları yaptıklarını, davalı şirketin tasarrufu ile site içerisindeki ortak kullanım alanlarının işletme hakkının üçüncü bir şirkete devredildiğini ve bu işletmenin yasal olmayan faaliyetine olanak sağlandığını, şu anda içerisinde spor alanı ve sosyal tesisi bulunmayan bir sitede oturduğunu, satın aldığı dairede çok ciddi değer kaybı meydana geldiğini, sözleşmede gecikilen her ay için 600,00-TL kira bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını, dairenin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle başka bir eve kiracı olarak taşınmak zorunda kaldığını, daireyi temel barınma ihtiyacının ötesinde sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamaya dönük, kendisinin ve ailesinin daha mutlu ve konforlu bir refaha erişmesi beklentisiyle aldığını, dava konusu dairenin ise halen spor yapacak bir alanı ve diğer sosyal alanlarının olmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi tazminat (2.000,00-TL geç teslimden ve 8.000,00-TL değer kaybından) ve 10.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 20.000,00-TL"nin en yüksek ticari faiziyle davalı şirketten tahsilini istemiştir.
    Davalı şirket, tapu kayıtlarında ve yönetim planlarında belirtilen alanların, site ortak alanı olmadığını ve şirkete ait olduğu hususunun satış anında ve tapu devri esnasında davacı tarafça bilindiğini, hiçbir ilan veya tanıtım broşüründe site içerisinde yer alan açık ve kapalı yüzme havuzları ile basket ve tenis kortu spor alanlarının site sakinlerine ait olacağına dair ya da site sakinlerinin ücretsiz olarak yararlanacağına dair açık bir ifade, yazı veya broşür yer almadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.000,00-TL kira tazminatı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, davacının bu kalem alacağa ilişkin fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına, davacının kanıtlanmayan değer kaybına ilişkin alacak talebinin reddine, davacının kanıtlanmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
    1-Davalının temyizi bakımından; 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK"nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL"ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından temyiz edilen miktar, karar tarihi itibariyle 2.190,00 TL"yi geçmediğinden HUMK"nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
    2-Davacının temyizi bakımından; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    3-Dava, malın ayıplı olmasından kaynaklanan bedel indirimi, geç teslimden kaynaklanan kira alacağının tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazı 10.05.2011 tarihinde yapılan sözleşme ile ve broşür, reklam ve ilanlardaki taahhütlere/vaatlere güvenerek satın almış olduğu, broşür ve tanıtımlardaki vaatlerin yerine getirilmemesinin değer kaybına neden olacağının aşikar olduğu, iddia konusu konuların alıcının satın alma kararını etkileyen ve taşınmazın değerini azaltan bir husus olduğu, kural olarak edimin ifasındaki bu yöne ilişkin eksiklik nedeniyle satıcının alıcıya karşı sorumlu olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, davacının bu konuda, dava tarihi itibarıyla olaya uygulanması gereken 4077 sayılı TKHK m. 4 hükmü uyarınca 30 günlük sürede ayıp ihbarında bulunması gerektiğinin yasal zorunluluk olarak bulunduğu, ancak yasal süresinde yapılan ayıp ihbarına rastlanılmadığı, bu nedenle davacının değer kaybı talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle değer kaybına ilişkin alacak talebinin reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından davalının ayıbın süresinde ihbar edilmediğine yönelik bir savunması bulunmamaktadır. Ayıp ihbarı defi niteliğinde olup, bu hususun davalı tarafından ileri sürülmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca, mahkemece davacının bedel indirimi talepleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı hususu resen dikkate alınarak, bu konudaki talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 137,00 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi