Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/15856
Karar No: 2016/313
Karar Tarihi: 19.01.2016

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/15856 Esas 2016/313 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı kadın, ev hanımı olarak yetim aylığı ve yakınlarının yardımıyla 450 TL ev kirasını ödeyebildiği, nafakanın kaldırılmasına değil, azaltılmasına etki eden bir gelir elde etmektedir. Davacı, müşterek çocuk lehine iştirak nafakasıyla birlikte davalıya da yoksulluk nafakası ödüyordu ancak ekonomik durumunun kötüleşmesi sonucu nafakaların kaldırılması ya da azaltılması talebinde bulunmuştur. Mahkeme, davalı kadının ekonomik durumunda olağanüstü bir değişiklik bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak Yargıtay, nafaka takdir edilirken taraflar arasındaki denge durumunun dikkate alınması gerektiği, davalı kadının elde ettiği gelirin nafakaları karşılamaya yetmediği ve nafakanın uygun bir miktarda indirilmesi gerektiği yönünde karar vermiştir. TMK'nun 176/3. maddesi ve hakkaniyet ilkesi de kararda vurgulanmıştır. (TMK: Türk Medeni Kanunu)
3. Hukuk Dairesi         2015/15856 E.  ,  2016/313 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ



    Taraflar arasındaki nafakaların kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dilekçesinde, tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, davalı lehine 600,00 TL yoksulluk, müşterek çocuk lehine de 350,00 TL iştirak nafakasına hükmolunduğunu, davalının düzenli bir işe girdiğini, geliri ve maaşının bulunduğunu, ev kirası ödemediğini, kazancı ile rahatlıkla geçinebileceğini, yoksulluk durumunun ortadan kalktığını, ekonomik durumunda iyileşme olduğunu, müvekkilinin ise maddi yönden çok zor durumda kaldığını, çalıştırdığı dükkanı kapatmak zorunda kaldığını, yeniden evlendiğini, bakmakla yükümlü olduğu bir ailesinin bulunduğunu beyan ederek, iştirak ve yoksulluk nafakalarının kaldırılmasına ya da azaltılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili savunmasında, müvekkili olan davalının herhangi bir işte çalışmadığını, müşterek çocuk ..."nın da zaten reşit olduğunu, davacının hükmedilen nafakaları ödemediğini, nafakanın kaldırılması ya da azaltılması durumunda müvekkilinin mağdur olacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, tarafların ekonomik durumlarında olağanüstü bir değişikliğin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, verilen bu karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    TMK’nun 176/3.maddesi uyarınca; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
    Bu ilkeler ışığında somut olaya bakacak olursak, dosyanın incelenmesinden; davalı kadının ev hanımı olup, babasından mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, 797,81 TL yetim aylığı aldığı, 450 TL ev kirasını da yakınlarının yardımları ile ödeyebildiği, davacının da emekli olup, 607 TL emekli aylığı aldığı, buldukça günlük inşaat işlerinde çalıştığı, yeniden evlendiği, eşinin bakkal dükkanı işlettiği, tanık beyanlarına göre de, bu dükkanın davalıya ait olduğu anlaşılmıştır.
    Nafaka alacaklısı kadının aldığı maaşın; yukarıda belirtilen zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılaması beklenemez. Başka bir anlatımla, davalının eline geçen toplam gelir miktarı, onu yoksulluktan kurtaracak mahiyette değildir. Davalının aldığı maaş, nafakanın kaldırılmasına değil, azaltılmasına etki edecek olgulardandır.
    O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, nafakanın (çoğun içinde azı da vardır ilkesi gereğince) TMK"nın 4. maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince, uygun bir miktarda indirilmesine karar vermek olmalıdır.
    Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi