
Esas No: 2021/30
Karar No: 2021/133
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2021/30 Esas 2021/133 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
İhracat kaçakçılığı suçundan sanıklar ... ve ..."ın beraatlerine ilişkin Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 27.09.2013 tarihli ve 1423-1254 sayılı hükümlerin katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 10.04.2018 tarih ve 5802-3861 sayı ile;
"İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü Halkalı Gümrük Müdürlüğünce yapılan incelemede ... Dış Tic. Tekstil Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirket adına tescil ve onaylı 06.08.2011 tarih ... sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyalar için 1000 rejiminde beyanda bulunulduğu ve Bilge sistemince kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirildiği, yükümlüsü tarafından 09.02.2012 tarihli dilekçe ile alıcının siparişe konu eşyaları satın almaktan vazgeçmesi nedeniyle söz konusu ihracat beyannamesinin iptalinin talep edildiği, konunun tetkikinde aynı eşya için 06.08.2011 tarihli ve ...sayılı ihracat beyannamesi ile tekrar beyanda bulunularak bu defa sarı hat kriterinden ihracatın gerçekleştirildiğinin belirlenmesi üzerine yapılan soruşturma sonucunda sanıklar hakkında 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı ihracat beyannamesi kapsamında kırmızı hatta bulunan ve teslim alınmış statüsünde gözüken eşyayı fiziki muayeneden kaçırmak suretiyle 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununa muhalefet ettikleri iddiasıyla cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı;
Dosya kapsamından, sanık ..."ın dava konusu beyannamenin tescil edildiği ... Dış Tic. Tekstil Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirketin ortağı ve yetkilisi, sanık ..."ın ise gümrük müşaviri olduğu, sanıklar ..."ın ve ..."ın benzer savunmalarında özetle; ihracat edilecek eşyaların miktarının yanlış yazıldığını, bu durumu ihracat gerçekleşmeden fark ettiklerini, ancak bu eşyalar ile ilgili öncesinde bir beyanname düzenlendiğini ancak o tarihte ihracatı gerçekleştiremediklerini herhangi bir parasal iadeden faydalanmadıklarını belirttikleri,
Dosya kapsamından 06.08.2011 tarih ... sayılı ihracat beyannamesinin bilge sistemince kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirildiği, kırmızı hatta yönlendirilen eşyanın fiziki muayene için hazır edilmediği, aynı eşya için 06.08.2011 tarihli EX392567 sayılı ihracat beyannamesi ile tekrar beyanda bulunularak bu defa ihracatın sarı hat kriterinden gerçekleştirilmiş gösterilmesi sonrası 09.02.2012 tarihli dilekçe ile 06.08.2011 tarih ... sayılı ihracat beyannamesinin iptali isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu oluş ve kabule göre atılı suçun oluşup oluşmadığının tespiti bakımından atılı eylemin hukuki niteliğinin belirlenmesinin gerektiği, bu bağlamda;
4458 sayılı Gümrük Kanunu"nun 64. maddesinde beyannamenin iptali konusunda düzenleme yapılmıştır. Söz konusu maddenin olaya ilişkin 1. ve 5. fıkralarındaki düzenlemeler şöyledir:
"Madde 64-1 Gümrük İdareleri, beyan sahibinin talebi üzerine ve eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmadığına ilişkin kanıtlayıcı belgeleri ibraz etmesi halinde, tescil edilmiş bir beyannameyi iptal ederek, gerektiğinde yeni bir rejim beyanında bulunulmasına izin verebilirler.
Ancak, Gümrük İdarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edildiğinin bildirilmiş olduğu hallerde, muayenenin sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talep kabul edilmez.
5. Beyannamenin iptali, yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaz."
Eşyanın bilgisayar sistemi tarafından kontrol türünün kırmızı hat olarak belirlenmesi konusunda Gümrük Yönetmeliğinin 121. maddesinde de bir düzenleme yer almaktadır. Maddenin ilgili 2. fıkrası şöyledir:
"Gümrük yönetmeliği madde 121(2) (Değişik: RG-07/02/2013-28552) Eşyanın teslimine kadar;
A) Eşyanın muayenesi için bilgisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı hat olarak belirlenmesinden,
B) Beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden önce beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilir ve herhangi bir cezai işlem uygulanmaz."
Yukarıda belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; gümrük eşyasının muayene edileceğinin idarece beyan sahibine bildirilmesi halinde bu beyannamenin iptalinin talep edilemeyeceği, eşyanın kontol türünün bilgisayar sistemi tarafından kırmızı hat olarak belirtilmesi halinin beyan sahibine eşyanın fiziki olarak muayene edileceğinin bildirilmesi anlamına geldiği, böyle bir durumda muayene sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talebin kabul edilemeyeceği, beyannamenin iptalinin cezai hükümlerin uygulanmasına engel olmayacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesine gelince:
Sanıkların eşyayı Gümrük İdaresine sunmadan otomasyon sistemiyle 06.08.2011 tarihli ... sayılı ihracat beyannamesini düzenledikleri, beyannamenin tescil edilerek bilgisayar sistemi tarafından eşyanın kontrol türünün kırmızı hat olarak belirlendiği, dolayısıyla da idarece eşyanın fiziki olarak muayene zorunluluğunun doğmuş olduğu,
Bu muayenenin yapılması için eşyanın sanıklar tarafından Gümrük İdaresine sunulması gerektiği, sanıkların yaptıkları iş gereği bu hususu bilecek durumda oldukları, buna karşılık sanıkların, eşyanın kırmızı hatta düştüğünü bildikleri, bu işlemden sonra ise yasal olarak mümkün olmadığı halde 06.08.2011 tarihli ... sayılı beyannamenin iptali talebinde bulundukları, bu suretle sanıkların, eşyanın fiziki muayenesine engel oldukları,
Bu durumda sanıkların, 06.08.2011 tarihli ... sayılı gümrük beyannamesi ile ihraç edilmemiş bir eşyayı ihraç edilmiş gibi göstererek haksız çıkar sağlama kastıyla hareket ettiklerinin kabulü gerektiği. Olayda sanıkların beyanname düzenleyerek idareye vermeleri ile beyannamenin tescili atılı suçun icra hareketini oluşturduğu. 5607 sayılı Kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 3. maddenin (18). fıkrasına göre: "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış suç gibi cezalandırılır." hükmü gereğince sanıkların eylemleri tamamlanmış olduğundan, cezalandırılmaları gerekirken..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu Yerel Mahkemece 20.09.2018 tarih ve 271-614 sayı ile sanıkların anılan suçtan beraatlerine karar verilmiştir.
Hükümlerin katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 11.06.2019 tarih ve 821-32576 sayı ile Yerel Mahkeme kararı eylemli uyma kabul edilmiş ve sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiği şeklindeki gerekçeyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 22.10.2019 tarih ve 418-567 sayı ile;
"...Halkalı Gümrük Müdürlüğü uygulamasına göre, fiziki şartlar nedeniyle henüz daha ihraç konusu malları taşıyan aracın gümrük sahasına girmesinden evvel, hatta daha üretim aşamasında dahi gümrük işlemleri yapılıp, hat kriteri belirlenebileceği, dolayısıyla, suça konu beyanname kapsamındaki malları taşıyan aracın gümrük sahasına girip bilahare kırmızı hat muayenesinden kaçırıldığına ilişkin bir tespit de yer almadığından, yine, yasalarımızda kırmızı hat kriterine düşen bir beyannameye konu malın, muayeneye sunulmaması hali, başlıbaşına, suç tarihindeki 5607 sayılı Yasa"nın 3/14. (halihazırda 3/9) maddesine muhalefet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dair bir atıfta/şekli suç düzenlemesi de bulunulmadığından, sanıkların savunmalarının aksi ispatlanamadığından, savunmalarda, suça konu beyanname düzenlenirken, kap sayısı bakımından maddi hata yapılıp, yükleme aşamasında durum fark edilip, idari yollardan düzeltme yoluna gidilmesi halinde, malların gönderilmesi gecikebileceğinden ve fakat, alıcı firma, malı acil suretle istediğinden, yeni bir beyanname açılarak malların ihraç edildiği belirtildiğinden, yani suça konu bu beyanname kullanılarak malın ihracatı yapılamadığından, bu durumda, ihracat rejimi hükümlerine tabi tutulmak üzere tescil edilen gümrük beyannamelerinin iptalinin 4458 sayılı Yasa"nın 64 ve Gümrük Yönetmeliği"nin 121 madde hükümlerine göre yapılması esas olmakla birlikte, ihracat eşyasının serbest dolaşımda bulunan eşya statüsüne haiz olması ve geçici depolama yerlerine konulmaksızın beyan edilebilmesi gibi munasıran ihracat rejimine özgü nitelikler dikkate alındığında, Gümrük Yönetmeliğinin 127/3 ve 417.maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiğinden, ayrıca 2010-2011 takvim yıllarında şirketin 13 adet daha beyannamesi olup, bu beyannameler kapsamında bir sorun yaşanmadığından, sanıkların suçlarının yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gibi savunmalarının aksi yani bu eylemi tamamen kaçakçılık kastı ile gerçekleştiğine ilişkin somut bir veri de elde edilmediğinden, aksi bir kabulün, şüpheden sanık yararlanır ve masumiyet karineleri ile de çelişeceğinden ve hakkaniyete uygun olmayacağından, suçun maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşmadığı..." gerekçesiyle bozma kararına direnerek önceki hükümler gibi sanıkların beraatlerine karar vermiştir.
Direnme kararına konu bu hükümlerin de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2020 tarihli, 4063 sayılı ve "bozma" istekli tebliğnamesiyle dosya 6763 sayılı Kanun"un 36. maddesiyle değişik CMK"nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 7. Ceza Dairesince 29.12.2020 tarih ve 3232-19938 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara atılı ihracat kaçakçılığı suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı ihracat beyannamesinin sanık ...’ın yetkilisi olduğu ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi adına işlem gördüğü ve gümrük müşaviri olan sanık ... tarafından tanzim edilip 54. hanesi imzalanmak suretiyle işleme konulduğu, gönderici/ihracatçının ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi, alıcı firmanın ... Confeccion SA Madrid/İspanya, beyan sahibi/temsilcisinin Akan Gümrük Müşavirliği yetkilisi ... olduğu, ürünlerin ise 10 kolide %95 pamuk, %5 Elastan bayan boğazlı tişörtten ibaret toplam 2977 adet tekstil malı olduğu,
İhracatı kırmızı hat kriterine tabi tutulan 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı beyannameye konu eşya için ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, Eurofıel Confeccion SA adına 10 kolide 2977 adet bayan boğazlı tişörte ilişkin 678445 sayılı ve 06.08.2011 tarihli 13.396.50 EURO meblağlı fatura düzenlendiği,
Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 06.08.2011 tarihli ve ...sayılı ihracat beyannamesinin sanık ...’ın yetkilisi olduğu ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi adına işlem gördüğü, gümrük müşaviri olan sanık ... tarafından tanzim edilip imzalanmak suretiyle işleme konulduğu, beyanname konusu eşyaların imalatçı-ihracatçı sanık ...’ın yetkilisi olduğu ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi tarafından üretildiği, gönderici/ihracatçının ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi, alıcı firmanın Eurofıel Confeccion SA Madrid/İspanya, beyan sahibi/temsilcisi Akan Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti ihracata konu eşyanın ise 75 kolide %95 pamuk, %5 elastan bayan boğazlı tişört olduğu;
İhracatı sarı hat kriterinden gerçekleşen 06.08.2011 tarihli ve ...sayılı beyannameye konu eşya için ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, Eurofıel Confeccion SA adına düzenlenmiş 678446 sayılı, 75 kolide 2977 adet bayan boğazlı tişörte ilişkin 13.396.50 EURO meblağlı fatura olduğu,
Gümrük İdaresince düzenlenen 30.03.2012 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre; ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı gümrük çıkış beyannamesinde gösterilen 2977 adet giyim eşyasının gümrüklenmiş değerinin 32.804.16 TL olduğu,
İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünün 13.04.2012 tarihli suç duyurusunda;
- İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün 16.03.2012 tarihli ve 2012/21885 sayılı yazıları ile Halkalı Gümrük Müdürlüğünün 02.03.2012 tarihli ve 17787 sayılı yazılarında; Halkalı Gümrük Müdürlüğünce ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ve onaylı 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyaların 1000 rejiminde beyanda bulunulduğunu ve BİLGE sistemince kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirildiğini, yükümlüsünden alınan 09.02.2012 tarihli ve 19972 sayılı dilekçelerinde; firmaları adına tescilli 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı gümrük çıkış beyannamesi muhteviyatı eşyaların fiilî ihracatının gerçekleştirilmediğinden bahisle iptalinin talep edildiği, yapılan incelemede, iptali talep edilen gümrük çıkış beyannamesinin ""kırmızı hatta"" ve ""teslim alınmış"" statüde bulunduğu, aynı eşya için 06.08.2011 tarihli ve ...sayılı gümrük çıkış beyannamesi ile ""sarı hat"" kriterinden ihracatın gerçekleştirildiği ve gümrük çıkış beyannamesinin kapanmış statüde olduğu,
- Gümrükler Genel Müdürlüğünün İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğüne hitaben hazırladığı 17.08.2010 tarihli ve 18567 sayılı yazılarında özetle; geçici depolama yerlerine konulmaksızın beyan edilen ve sistem tarafından kırmızı hatta yönlendirilen ancak beyan sahibi tarafından fiziki muayeneden kaçınmak suretiyle yeni bir beyanname tescil ettirilerek ihracat işlemi gerçekleştirilen ihraç eşyasına ilişkin işlemlerin öncelikle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/14. maddesine temas eder bir yönünün bulunup bulunmadığının tespiti kaydıyla takip edilmeyen beyannamenin 4458 sayılı Yasa’nın 241/1 maddesi tatbik edilerek firmanın müteakip işlemlerinde değerlendirilmek üzere konunun Risk Yönetimi ve Stratejik Değerlendirme Birimine intikal ettirilerek beyannamenin iptal edilmesi gerektiğinin belirtildiği,
- 5607 sayılı Yasa’nın 3/14 maddesine göre yapılan değerlendirmede ihraç eşyasının yurt içinde bırakılarak fiili ihracı gerçekleşmiş gibi gösterecek bir işlemden bu beyannameye münhasır bir tespit bulunmamakla birlikte kırmızı hatta yönlendirilen bir beyannamenin işlemlerinden vazgeçilerek aynı gün, aynı fatura kapsamı eşyanın sarı hat kriterlerine göre yeni bir beyanname ile fiili ihracatının yapılması fiziki muayeneden kaçınma olarak değerlendirileceğinin aşikâr olduğunu, 1000 rejiminde beyanda bulunularak kırmızı hatta yönlendirilen ancak muayeneye sunulmayan eşyalar için 1000 rejim koduyla aynı fatura kapsamında aynı alıcıya, farklı kap sayısında, aynı kilogram ve aynı kıymette yeni bir beyanname üreterek işlemlerin ikmal edildiği anlaşılmış olup ihracatçı firma ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi, dolaylı temsilci sıfatıyla gümrük işlemlerini takip eden Akan Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi, ihracatçı firma, tüzel kişilik olarak gümrük müşavirliği şirketi ve beyannameyi imzalayan gümrük müşavirinin müteakip işlemlerinde değerlendirmek üzere konunun Risk Yönetimi ve Stratejik Değerlendirme Birimine bildirilmesi ile 2008/22 sayılı Başmüdürlük Emri gereğince işlem dosyasının onaylı bir örneği ilişikte sunulmuş olup 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinin 13, 14 ve 18. fıkralarına muhalefet ettiği kanaati hasıl olduğunun belirtildiği,
- İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün 11.01.2012 tarihli ve 1499-2757 sayılı cevabi yazılarında; Gümrük Müdürlüğünce ihracat beyannamesinin onaylanıp kırmızı hat kriterine göre muayene edileceğinin ihracatçıya bildirilmesinden sonra normal olarak eşya gümrüğe sunulup gümrükçe fiziki muayene edilmesi gerekirken, bu yapılmadan ihracatçı tarafından aynı eşya için yeni bir beyanname üretilip bilgisayar sistemi tarafından eşyanın gümrükçe muayene ve kontrol edilmeden işlem yapılan beyaz veya sarı hat beyanname kontrol seçeneklerinden birisine denk getirilerek gümrük işlemlerinin tamamlanması nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu"nun 3. maddesinin 14. fıkrasında belirtilen suçun işlenme olasılığının kuvvete muhtemel olması nedeniyle konunun soruşturulması gerektiğinin düşünüldüğünün belirtildiği,
22.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ihracat beyannamesinin onaylanıp kırmızı hat kriterine göre muayene edileceğinin ihracatçıya bildirilmesinden sonra normal olarak eşya gümrüğe sunulup gümrükçe fiziken muayene edilmesi gerekirken, bu işlemin yapılmayarak olay tarihinden sonra aynı eşyalar için yeni bir beyanname tanzim ederek eşyaların muayeneden kaçınıldığı iddia edilse de dava konusu her iki beyannamenin incelenmesinde kap miktarlarının idarenin ihbar ettiği gibi aynı olmadığı, suça konu beyannamenin 10 koli, ikinci açılan beyannamenin 75 koli olarak beyan edildiğinin tespit edildiği, bu durumun sanıkların verdiği ifadelerle örtüştüğü, sanıkların kastının olup olmadığının taktirinin mahkemeye ait olduğu; sanık ..."ın eşyayı gümrüğe getirme, durumunu belirleme, araştırma gibi görevi bulunmadığı Gümrük Yönetmeliği’nin 113. maddesinde beyannamede yer alan bilgiler ile ibraz edilen belgelerin doğruluğundan sorumlu olduğu, belgelere göre yapılan beyanda da yasal ihlal bulunmadığı şeklinde görüş bildirildiği,
Anlaşılmıştır.
Sanık ... aşamalarda, ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi"nin ortağı ve aynı zamanda yetkilisi olduğunu, İspanya"ya devamlı tekstil eşyası ihraç ettiklerini, 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı ihracat beyannamesinin gümrük müşaviri sanık ... tarafından düzenlenip Gümrük İdaresine verildiğini, ancak beyannamedeki eşyaların 75 koli olması gerekirken yanlışlıkla 10 koli olarak bildiriminin yapıldığını, bu eksiklik fark edilince ve olayın da cumartesi gününe denk gelmesi nedeniyle teknik olarak beyanname düzeltilmesinin de mümkün olmamasından dolayı yeniden aynı tarihli ve aynı eşyalara ilişkin, kap adedi de düzeltilerek 75 koli üzerinden ihracatın ikinci beyanname ile tamamlandığını, iddia edildiği gibi eşyaların kırmızı hatta düşmesi nedeniyle kontrolden kaçırmak amacıyla yeni bir beyanname düzenlenmediğini, bu yanlışlık nedeniyle gümrük idaresine de önceki beyannamenin iptali için talepte bulunulduğu,
Sanık ... aşamalarda, ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi isimli firmanın gümrük müşaviri olarak görev yaptığını, dosya içerisinde bulunan 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı gümrük çıkış beyannamesinin tarafınca düzenlendiğini, altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, ihracatçı firmanın vermiş olduğu fatura, belge ve bilgiler doğrultusunda bu beyannameyi düzenlediğini ve Gümrük İdaresine tescil işlemini yaptırdığını, ancak ihracatı yapılacak olan eşyaların bulunduğu araç içerisinde başka firmalara ait ihracat eşyası da bulunması nedeniyle kap miktarının yanlış yazıldığını, hatanın fark edilmesi üzerine, eşyalar gümrük sahasına gelmediğinden ve ilerleyen saat nedeniyle bu eşyaların muayene memuru tarafından muayene edilememesi ve saat 24.00"ten sonra da görevli memurun bulunmaması nedeniyle beyannamedeki kap adedinin düzeltme işlemini yaptıramadığını, bunun üzerine aynı tarihli gümrük çıkış beyannamesi düzenlediğini, gümrüğü yanıltmak gibi bir amacının olmadığını, maddi bir hatadan kaynaklanan bir durum olduğunu,
Savunmuşlardır.
Uyuşmazlığın isabetli bir çözüme kavuşturulabilmesi için, öncelikle sanığa atılı ihracat kaçakçılığı suçuyla ilgili kanuni düzenlemeler ile suçun unsurları üzerinde durulması gerekmektedir.
Suç tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 14. fıkrası;
“İhracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstererek ilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlayan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklinde iken, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89. maddesiyle 9. fıkra; “İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesi tüm fıkralarıyla birlikte yeniden düzenlenmiştir. Yapılan bu düzenlemeyle 3. maddenin önceki 14. fıkra hükmü, metinde hiçbir değişiklik yapılmadan 9. fıkra olarak aynen tekrar edilmiştir. Bu değişiklikten sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89. maddesiyle yeniden değiştirilerek son şeklini almıştır. Bu değişiklik gerekçesi şöyledir: “Dokuzuncu fıkrada yapılan değişiklikle, yararlanma söz konusu suç bakımından bir unsur olmaktan çıkarılmıştır. Fıkra metninde sayılan fiillerin yararlanmak amacıyla işlenmiş olması, söz konusu suçun tamamlanması için yeterli kabul edilmiştir.” Değişiklikten önceki hükme göre suçun tamamlanması için, fıkrada belirtilen hareketlerin yapılması sonucunda haksız yararlanmanın gerçekleşmesi gerekmekte idi. Bir başka anlatımla “yararlanma” suçun unsuru olarak kabul edilmekte idi. Ancak yapılan değişiklikle fıkrada belirtilen hareketlerin “yararlanma amacıyla” yapılmış olması suçun tamamlanması için yeterli olduğu kabul edilmiştir. Fıkrada tanımlanan suç, amaç suçuna dönüştürülmüştür (Seyfettin Çilesiz, 6455 ve 6545 sayılı Kanunlarla Değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Açıklaması, Adalet Yayınevi, Ankara, 2016, s. 342.).
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89. maddesiyle yeniden kaleme alınan 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 9. fıkrasında sanık lehine değişiklik yapılmadığı ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 14. fıkrasında düzenlenen suçun unsurları yönünden sanık lehine olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun’un 3. maddesinin 14. fıkrası hükümleri uyarınca uyuşmazlık konusu değerlendirilmiştir.
İhracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi göstermek veya ihracata konu malın, cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstererek ilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlamak hareketleri bu suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır.
Bu fıkrada iki ayrı suç tipine yer verilmektedir. Anılan suç iki ayrı hareketle işlenebilmekte olup seçimlik hareketlidir. Birinci suç tipinde;
1- İhracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösterilmiş olmalı,
2- İlgili Kanun hükümleri uyarınca teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlanmalıdır.
İkinci suç tipinde ise;
1- Gerçekleştirilen ihracata konu malın, cins, miktar, evsaf veya fiyatı değişik gösterilmeli,
2- İlgili Kanun hükümleri uyarınca teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlanmalıdır.
İhracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi göstermek hareketi gerçeği yansıtmayan beyanname ve eki belgelerin ya gümrük idaresine hiç gitmeden elektronik ortamda veya gümrük idaresine gidilerek verilmesi suretiyle gerçekleştirilebilir. Gerçekleştirilen ihracata konu malın, cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstermek hareketi ise gümrük idarelerine verilen gümrük çıkış beyannameleri veya ekli belgelerde gösterilmesi suretiyle yapılabilir.
Gümrük İdaresine beyanname vererek ihraç yapmaya yetkili herkes bu suçun faili olabilir.
Bu suçun manevi unsuru ise kasttır. İhracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi göstermek hareketi ya da ihracata konu eşyanın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstermek hareketi, ilgili kanun hükümleri uyarınca teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlamak amacıyla, bilerek ve istenerek yapılmalıdır.
Suç tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 18. fıkrası;
“Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır.” şeklinde iken, 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle anılan fıkra, metinde hiçbir değişiklik yapılmadan 21. fıkra olarak aynen tekrar edilmiştir.
Bu suç teşebbüse elverişli bir suçtur. Fakat suç teşebbüs aşamasında kalsa bile 18. fıkra hükmü uyarınca fail tamamlanmış gibi cezalandırılacaktır.
Gelinen bu aşamada 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği’nde yer alan ilgili düzenlemeler üzerinde durulacaktır.
4458 sayılı Kanun’un “Diğer Hükümler” başlıklı 54. maddesi;
“Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak, Türkiye Gümrük Bölgesine getirildiği veya gümrük kontrolüne tabi tutulmadığı saptanan eşyaya, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile ilgili diğer kanun hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenlenmiş olup Gümrük Kanunu hükümlerine aykırı olarak eşyanın gümrük bölgesine getirilmesi veya gümrük kontrolüne tabi tutulmaması durumunda 5607 sayılı Kanun hükümleri ile diğer kanun hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir.
“Eşyanın Bir Gümrük Rejimine Tabi Tutulması” başlıklı 58. maddesi;
“1. Bir gümrük rejimine tabi tutulmak istenen eşya, bu rejime uygun şekilde yetkili gümrük idaresine beyan edilir.
2. İhracat, hariçte işleme, transit veya antrepo rejimi için beyan edilen serbest dolaşımda bulunan eşya, gümrüğe verilen beyannamenin tescilinden itibaren Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkıncaya veya imha edilinceye ya da gümrük beyannamesi iptal edilinceye kadar gümrük gözetimi altında kalır.” şeklinde düzenlenmiş olup bir gümrük rejimine tabi tutulmak istenen eşyanın, bu rejime uygun şekilde yetkili gümrük idaresine beyan edileceği, gümrüğe verilen beyannamenin tescilinden, eşyanın Gümrük Bölgesinden çıkıncaya veya imha edilinceye ya da gümrük beyannamesi iptal edilinceye kadar gümrük gözetimi altında kalacağı kabul edilmiştir.
Aynı Kanun’un “Eşyanın Bir Gümrük Rejimine Tabi Tutulması” başlıklı 59. maddesi;
“1. Gümrük beyanı;
a) Yazılı olarak,
b) Bilgisayar veri işleme tekniği yoluyla,
c) Sözlü olarak,
d) Eşya sahibinin bu eşyayı bir gümrük rejimine tabi tutma isteğini ifade ettiği herhangi bir tasarruf yoluyla,
Yapılabilir.” şeklinde düzenlenmiş olup gümrük beyanı yazılı, sözlü, bilgisayar veri işleme tekniği veya bir eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutma isteğini ifade ettiği herhangi bir tasarruf yoluyla yapılabilmektedir.
“Normal Usul” başlıklı 60. maddesi;
“1. Yazılı beyan, 4 üncü fıkrada belirtilen beyanname ile yapılır. Bu beyannamenin eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün bilgileri ihtiva etmesi ve imzalanması gerekir.
2. a) Eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün belgeler beyannameye eklenir.
b) Gümrük beyanı bilgisayar veri işleme tekniği yoluyla yapıldığında gümrük idaresi beyannameye eklenmesi gereken belgelerin beyanname ile birlikte ibrazını istemeyebilir. Bu durumda söz konusu belgeler gümrük idaresi istediğinde ibraz edilmek üzere beyan sahibince muhafaza edilir.
3. Kazıntılı ve silintili beyannameler gümrük idarelerince kabul edilmez. Ancak, beyannameler hatalı yazının üzeri okunacak şekilde çizilerek yanına doğrusu yazılıp beyan sahibi tarafından imzalanarak ve tescil sırasında resmi mühürle mühürlenerek düzeltilir.
4. Gümrük işlemleri, şekil ve içeriği yönetmelikle belirlenen beyanname ve diğer belgelerle yapılmak zorundadır. Bu belgelerin basımı ve dağıtımına ilişkin usul ve esaslar Müsteşarlıkça belirlenir. Bilgisayar ortamında hazırlanan söz konusu belgelerin kabulüne Müsteşarlık yetkilidir.” şeklinde düzenlenmiş olup yazılı beyanın şekil ve içeriği yönetmelikle belirlenen beyanname ve diğer belgelerle yapılması gerektiği, kazıntılı ve silintili beyannamelerin idarece kabul edilemeyeceği, bu beyannamenin eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün bilgileri ihtiva etmesi ve imzalanması gerektiği kabul edilmiştir.
“Normal Usul” başlıklı 61. maddesi;
“60 ıncı maddede belirtilen şartlara uygun beyannameler, ait oldukları eşyanın gümrüğe sunulmuş olması halinde tescil edilir. Tescil işlemi, beyana ilişkin bilgilerin yerel alan ağı veya geniş alan ağı üzerinden gümrük bilgisayar sistemine girilerek sistem tarafından tescil tarihi ve sayısı verilmesini ya da beyanname veya beyanname hükmündeki belgenin üzerine mühür vurularak, sıra numarası ile tarih konulması ve bu beyannameye ait bilgilerin tescil defterine yazılmasını ifade eder.
2. Aksine hüküm bulunmadıkça, eşyanın beyan edildiği gümrük rejimine ilişkin tüm hükümlerin uygulanmasında esas alınacak tarih, beyannamenin tescil edildiği tarihtir.
3. Tescil edilmiş olan beyanname, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlar ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulur.” şeklinde düzenlenmiş olup 60. maddede belirtilen şartlara uygun beyannamelerin, ait oldukları eşyanın gümrüğe sunulmuş olması hâlinde tescil edileceği, tescil işleminin ne şekilde yapılacağı, beyannamenin tescil tarihinin gümrük rejimine ilişkin tüm hükümlerin uygulanmasında esas alınacak tarih olduğu, tescil edilmiş beyannamenin hangi yönlerden beyan sahibini bağladığı belirtilmiştir.
“Normal Usul” başlıklı 63. maddesi;
“Başka bir eşyanın beyanı sonucunu doğurmaması kaydıyla, beyan sahibinin talebi üzerine beyannamede yer alan bir veya daha fazla bilginin düzeltilmesine, gümrük idarelerince izin verilir. Ancak;
a) Beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmesinden,
b) Söz konusu bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,
c) 73 üncü madde hükümleri saklı kalmak üzere, eşyanın teslim edilmesinden,
sonra beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilmez.” şeklinde düzenlenerek beyannamede düzeltme yapılabileceği öngörülmekle birlikte beyannamede düzeltme yapılarak başka eşya beyanında bulunulamayacağı, eşyanın muayene edileceğinin bildirilmesinden, beyannamedeki bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden ve 73. madde hükümleri saklı kalmak üzere eşyanın teslim edilmesinden sonra beyannamede düzeltme yapılamayacağı kabul edilmiştir.
“Normal Usul” başlıklı 64. maddesi;
“1. Gümrük idareleri, beyan sahibinin talebi üzerine ve eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmadığına ilişkin kanıtlayıcı belgeleri ibraz etmesi halinde, tescil edilmiş bir beyannameyi iptal ederek, gerektiğinde yeni bir rejim beyanında bulunulmasına izin verebilirler.
Ancak, gümrük idarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmiş olduğu hallerde, muayenenin sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talep kabul edilmez.
...
5. Beyannamenin iptali, yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaz.” hükmünü içermekte olup metinde beyannamenin iptal edilmesi için hangi koşulların oluşması gerektiği düzenlenmiştir. Tescil edilmiş bir beyannamenin Gümrük İdaresince iptal edilebilmesi için;
1- Beyan sahibinin iptal talebinde bulunması,
2- Eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulması,
3- Eşyanın beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmaması,
4- Belirtilen sebeplerle ilgili olarak beyan sahibince kanıtlayıcı belgelerin ibraz edilmesi,
Gerekmektedir.
Birinci fıkranın son cümlesinde ise belirtilen koşullar gerçekleşse dahi gümrük idarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmiş olduğu hâllerde, muayenenin sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talebin kabul edilmeyeceği istisna olarak kabul edilmiştir. Öte yandan maddede kabul edilen iptal koşulları gerçekleşmiş olsun veya olmasın Gümrük İdaresince yapılan beyannamenin iptali, yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmayacaktır.
“Normal Usul” başlıklı 65. maddesi;
“1. Gümrük idareleri, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere;
a) Beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebilir ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebilir,
b) Eşyayı muayene edebilir ve ayrıntılı muayene veya tahlil amacıyla numune alabilirler.
2. Beyanname kapsamı eşyanın muayene edilmesi halinde, muayene sonuçları, muayene edilmemesi halinde ise beyannamede yer alan bilgiler, eşyanın tabi olduğu gümrük rejimi hükümlerinin uygulanmasında esas alınır...” şeklinde düzenlenmiş olup madde metni Gümrük İdaresine beyanname ve ekindeki belgeleri kontrol edebilme, beyanname içeriğinin doğruluğunu araştırmak için beyan sahibinden başka belgeler isteyebilme, beyannameye konu eşyayı muayene edebilme ve tahlil amacıyla numune alabilme yetkisi tanımıştır. Beyannameye konu eşya muayene edilmiş ise muayene sonuçları, muayene edilmemiş ise beyannamede yer alan bilgilerin, eşyanın tabi olduğu gümrük rejimi hükümlerinin uygulanmasında esas alınacağı belirtilmiştir.
“İhracat Rejimi” başlıklı 150. maddesi;
“1. İhracat rejimi, serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç amacıyla Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkışına ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir.
İhracat, ticaret politikası önlemleri ve gerektiği takdirde ihracat vergileri de dahil olmak üzere çıkış işlemlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasıyla gerçekleştirilir.
2. Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilecek eşya, ihracata ilişkin gümrük beyannamesi ile yetkili gümrük idaresine beyan edilir.
3. Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkacak eşyanın gümrük beyannamesine tabi olmayacağı hal ve şartlar yönetmelikle belirlenir.
4. Müsteşarlık, gerektiğinde ihraç eşyasının cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”,
“İhracat Rejimi” başlıklı 151. maddesi;
“İhraç eşyası, buna ilişkin gümrük beyannamesinin tescili sırasında bulunduğu durum ve niteliğini gümrük kontrolünden çıktığı sırada da aynen muhafaza etmesi ve bu haliyle Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmesi koşuluyla fiilen ihraç edilmiş sayılır. Bu durumda, ihraç eşyası üzerindeki gümrük kontrolü sona erer.” hükümleriyle ihracat rejiminin ne olduğu, ihracatın nasıl gerçekleşeceği, ihracata ilişkin gümrük beyannamesi, beyannameye tabi olunmayan hâl ve şartlar, ihraç eşyasının fiilen ihraç edilmiş sayılması için gereken koşullar ile gümrük kontrolünün ne zaman sona ereceği düzenlenmiştir. Kanun’un 150. maddesinin dördüncü fıkrasında ise gerektiğinde ihraç eşyasının cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirlemeye Gümrük Müsteşarlığı yetkili kılınmıştır.
“Usulsüzlüklere İlişkin Cezalar “ başlıklı 241. maddesinin 1 ve 2. fıkraları;
“1. Bu Kanunda ayrı bir ceza tayin edilmiş haller saklı kalmak üzere, bu Kanuna ve bu Kanunda tanınan yetkilere dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemelerle getirilen hükümlere aykırı hareket edenlere söz konusu düzenlemelerde açıkça öngörülmüş olması kaydıyla altmış TL usulsüzlük cezası uygulanır.
2. 1 inci fıkrada belirtilen miktar, her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır, bu hesaplamada 1,000,000 TL."sına kadar olan tutarlar dikkate alınmaz.” şeklinde düzenlenerek Gümrük Kanunu’nda ayrı bir ceza tayin edilmiş hâller saklı kalmak üzere, bu Kanuna ve bu Kanun’da tanınan yetkilere dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemelerle getirilen hükümlere aykırı hareket edenlere söz konusu düzenlemelerde açıkça öngörülmüş olması durumunda idari para cezası verileceği öngörülmüştür.
Gümrük Yönetmeliği’nin suç tarihinde yürürlükte bulunan “Beyannamede Düzeltme” başlıklı 121. maddesinin 2. fıkrası;
"Eşyanın teslimine kadar;
a) Eşyanın muayenesi için bilgisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı hat olarak belirlenmesinden,
b) Muayenesi tamamlanmış eşya da dahil olmak üzere beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,
önce beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilir." şeklinde iken 07.02.2013 tarihli ve 28552 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren fıkra metni;
“Eşyanın teslimine kadar;
a) Eşyanın muayenesi için bilgisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı hat olarak belirlenmesinden,
b) Beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,
önce beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilir ve herhangi bir cezai işlem uygulanmaz.” şeklinde değiştirilmiştir. Fıkra metninde eşyanın muayenesi için bilgisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı hat olarak belirlenmesinden veya beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden sonra beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilmeyeceği kabul edilmiştir.
“Eşyanın tesliminden önce beyannamenin iptali” başlıklı 123. maddesinin 1. fıkrası;
“Gümrük idarelerince Kanunun 64 üncü maddesi uyarınca iptal edilen beyannamede iptal işleminin gerekçesi gösterilir.” şeklinde düzenlenerek 64. maddesi uyarınca iptal edilen beyannamede iptal işleminin gerekçesinin gösterileceği belirtilmiştir.
“İhracat veya hariçte işleme rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin beyannamenin iptali” başlıklı 127. maddesi;
"(1) İhracat vergilerine, ithalat vergisinin geri ödenmesi başvurusuna, ihracat iadesine veya ihracata bağlı diğer önlemlere konu eşyanın beyan sahibinin 417 nci maddede belirtilen süreler içerisinde müracaat etmesi ve aşağıda sayılan koşulların tamamını yerine getirmesi halinde, gümrük idaresi ihracat veya hariçte işleme rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin beyannameyi iptal eder.
a) Beyanname konusu eşyanın gümrük bölgesini terk etmediğinin ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine belgelenmesi,
b) Beyanname ile birlikte, tescili sırasında sunulan diğer belgeleri ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine ibraz etmesi,
c) İhracat nedeniyle beyan sahibine sağlanan bütün hak ve menfaatlerin iade edildiğinin veya beyan sahibinin söz konusu hak ve menfaatlerden yararlandırılmaması için ilgili kurumlarca gerekli tedbirlerin alındığını ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine kanıtlaması,
ç) Gerekli olması halinde, beyanname konusu eşyanın durumuna uygun gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması.
(2) Beyannamenin iptali, ihracat lisansına veya beyanın tevsiki için ibraz edilen bütün belgelere ilişkin olarak yapılan işlemlerin de iptali sonucunu doğurur.
(3) Birinci fıkrada belirtilen eşya dışında kalan ihraç eşyasının gümrük bölgesini terk etmediğinin, beyan sahibi tarafından, 417 nci maddede belirtilen süreler içerisinde ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine bildirilmesi durumunda gümrük beyannamesi iptal edilmiş sayılır.
(4) Bu madde hükümleri yeniden ihraç eşyası için de uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. İhracat veya hariçte işleme rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin beyannamenin iptali için;
1- İhracat vergilerine, ithalat vergisinin geri ödenmesi başvurusuna, ihracat iadesine veya ihracata bağlı diğer önlemlere konu eşya olması,
2- Beyan sahibinin 417. maddede belirtilen süreler içerisinde müracaat etmesi,
3- Beyanname konusu eşyanın gümrük bölgesini terk etmediğinin ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine belgelenmesi,
4- Beyanname ile birlikte, tescili sırasında sunulan diğer belgeleri ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine ibraz etmesi,
5- İhracat nedeniyle beyan sahibine sağlanan bütün hak ve menfaatlerin iade edildiğinin veya beyan sahibinin söz konusu hak ve menfaatlerden yararlandırılmaması için ilgili kurumlarca gerekli tedbirlerin alındığını ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine kanıtlaması,
6- Gerekli olması hâlinde, beyanname konusu eşyanın durumuna uygun gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması,
Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
“Beyanın Kontrolü” başlıklı 180. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;
“(1) Beyanın kontrol türü ve kontrolle görevli memur, bilgisayar sistemi tarafından risk kriterlerine göre belirlenir.
(2) Kontrol türleri:
a) Kırmızı hat; eşyanın muayenesi ile birlikte belge kontrolünün de yapıldığı hattır.
b) Sarı hat; muayeneye gerek görülmeksizin eşyaya ait beyanname ve eklerinin doğruluğunun ve birbiriyle uygunluğunun kontrol edildiği hattır.
c) Mavi hat; ...
ç) Yeşil hat; ...” olarak düzenlenmiştir. Beyanın kontrol türü ve kontrolle görevli memurun bilgisayar sistemi tarafından risk kriterlerine göre belirlenmektedir. Kontrol türleri; kırmızı, sarı, mavi ve yeşil hat olarak ayrılmaktadır. Kırmızı hatta belge kontrolü ile birlikte eşyanın muayenesi de yapılmaktadır. Sarı hatta ise sadece beyanname ve eklerinin doğruluğu ve birbiriyle uygunluğu kontrol edilmekte olup ayrıca eşya muayenesi yapılmamaktadır.
“Geçici depolanan eşya” başlıklı 77. maddesinin birinci fıkrası;
“Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen serbest dolaşımda olmayan eşya gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar geçici depolanan eşya statüsünde bulunur ve bu şekilde adlandırılır. Talep halinde ihracat eşyasının da bu kapsamda değerlendirilmesi mümkündür.”,
“Geçici depolama süresi ve takip edilmeyen beyannameler” başlıklı 417. maddesi;
“(1) 77 nci madde hükümleri uyarınca, ihracat veya yeniden ihracat amacıyla geçici depolama yerlerine konulması talep edilen eşya, buralarda bir ay kalabilir. Sözü edilen eşya ile ilgili olarak beyanname tescil edilip edilmediğine bakılmaksızın bu süre içinde ek süre talebinde bulunulması halinde, gümrük müdürlüklerince en çok üç aya kadar ek süre verilebilir.
(2) Bir aylık süre ve verilen ek süre içinde gümrük işlemleri bitirilerek yerinden kaldırılmayan eşya için gümrük yükümlüsüne tebligat yapılarak, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde eşyanın geçici depolama yerinden çıkarılması; aksi takdirde, bu eşyanın gümrüğe terk edilmiş sayılacağı bildirilir. Bu süre içinde de yerinden çıkarılmaması halinde eşya gümrüğe terk edilmiş sayılır ve tasfiye hükümlerine göre işlem yapılır. Bu eşyaya ilişkin olarak tescil edilmiş beyanname varsa iptal edilir.
(3) Geçici depolama yerlerine konulmaksızın ihraç edilecek eşyanın beyanname kapatma süresi iki aydır. Bu süre gümrük müdürlüklerince makul sebeplerle en çok iki ay uzatılabilir. Bu süreler içinde işlemleri tamamlanmayan beyannameler iptal edilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yönetmelik"in 77. maddesi hükümleri uyarınca, ihracat veya yeniden ihracat amacıyla geçici depolama yerlerine konulması talep edilen eşyanın, buralarda bir ay kalabileceği, ek süre talebinde bulunulması hâlinde ise gümrük müdürlüklerince en çok üç aya kadar ek süre verilebileceği, geçici depolama yerlerine konulmaksızın ihraç edilecek eşyanın beyanname kapatma süresinin iki ay olduğu, bu sürenin makul sebeplerle en çok iki ay uzatılabileceği, bu süreler içinde işlemleri tamamlanmayan beyannamelerin ise iptal edileceği kabul edilmiştir.
Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Sanık ...’ın yetkilisi olduğu ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketinin üretimini yaptığı tekstil ürünlerini yurt dışına ihraç ettiği 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı ihracat beyannamesinin ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi adına işlem gördüğü ve gümrük müşaviri sanık ... tarafından düzenlenip imzalanmak suretiyle Halkalı Gümrük Müdürlüğüne 1000 rejiminde beyanda bulunularak işleme konulduğu, Gümrük İdaresince tescil edilip onaylanan ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyaların ""BİLGE"" sistemince kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirildiği, beyannameye konu eşyaların fiziki muayene için Gümrük İdaresine sunulmadığı, Gümrük İdaresine göre gümrük çıkış beyannamesinin ""kırmızı hatta"" ve ""teslim alınmış"" statüde bulunduğu, beyannamede alıcı firmanın ... Confeccion SA Madrid/İspanya, ürünlerin ise 10 kolide 2977 adet bayan boğazlı tişört olduğu, bu beyannameye konu eşya için ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, ... Confeccion SA firması adına 10 kolide, 2977 adet bayan boğazlı tişört için 13.396.50 EURO bedelli, 06.08.2011 düzenlenme tarihli fatura düzenlendiği, 09.02.2012 tarihinde sanık ... tarafından 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı gümrük çıkış beyannamesine ait malların ""alıcı firmanın siparişi iptal etmesi sebebiyle"" iptalinin istenmesi üzerine Gümrük İdaresi tarafından geriye dönük yükümlü firma nezdinde yapılan incelemede; iptali istenilen gümrük çıkış beyannamesine ait ihracatın 06.08.2011 tarihli ve ...sayılı ihracat beyannamesi ile sarı hat kriterinden tamamlandığının tespit edildiği;
Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli aynı şirket adına işlem gören 06.08.2011 tarihli ve ...sayılı ihracat beyannamesinin gümrük müşaviri sanık ... tarafından tanzim edilip imzalanmak suretiyle 1000 rejim kodunda işleme konulduğu, beyannamede alıcı firmanın ... Confeccion SA Madrid/İspanya ürünlerin ise 75 kolide 2977 adet bayan boğazlı tişört olduğu, ihracatı sarı hat kriterinden gerçekleşen 06.08.2011 tarihli ve 392567 sayılı beyannameye konu eşya için ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, ... Confeccion SA adına 75 kolide, 2977 adet bayan boğazlı tişörte ilişkin 06.08.2011 tarihli fatura düzenlendiği, söz konusu beyannameye konu eşyanın muayeneye gerek görülmeksizin eşyaya ait beyanname ve eklerinin doğruluğunun ve birbiriyle uygunluğunun kontrol edildiği ""sarı hat"" kriterinden ihracatının gerçekleştirildiği ve gümrük çıkış beyannamesinin kapanmış statüde olduğu,
Gümrük İdaresince, ihraç eşyasının yurt içinde bırakılarak fiili ihracı gerçekleşmiş gibi gösterecek bir işlemden bu beyannameye münhasır bir tespit bulunmamakla birlikte geçici depolama yerlerine konulmaksızın beyan edilen ve sistem tarafından kırmızı hata yönlendirilen ancak beyan sahibi tarafından fiziki muayeneden kaçınmak suretiyle yeni bir beyanname tescil ettirilerek sarı hat kriterine göre ihracat işlemi gerçekleştirilen ihraç eşyasına ilişkin işlemlerin fiziki muayeneden kaçınma olarak değerlendirilmesi üzerine tanzim edilen 30.03.2012 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakası doğrultusunda 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı gümrük çıkış beyannamesinde gösterilen ve gümrüklenmiş değeri 32.804.16 TL olan 2977 adet giyim eşyasını kırmızı hat muayenesinden kaçırmak suretiyle ihracat kaçakçılığı suçunu işlediklerinden bahisle sanıklar hakkında kamu davası açıldığı anlaşılan olayda;
Gümrük Kanunu’nun 63, 64, 65. maddeleri ile Gümrük Yönetmeliği’nin 121 ve 180. maddelerine göre; gümrük eşyasının muayene edileceğinin idarece beyan sahibine bildirilmesi hâlinde bu beyannamenin iptalinin talep edilemeyeceği, eşyanın kontrol türünün bilgisayar sistemi tarafından kırmızı hat olarak belirlenmesi durumunda bu eşyanın fiziki muayenesinin zorunlu olduğu, eşyanın kontrol türünün kırmızı hat olarak belirtilmesi hâlinin beyan sahibine eşyanın fiziki olarak muayene edileceğinin bildirilmesi anlamına geldiği, böyle bir durumda muayene sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talebin kabul edilemeyeceği, beyannamenin iptalinin cezai hükümlerin uygulanmasına engel olmayacağı, kaldı ki beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirildiği durumlarda beyannamede düzeltme dahi yapılamayacağı, bu bakımdan Gümrük Kanunu’nda, kontrol türünün kırmızı hat olarak belirlendiği hâllerde eşyanın muayene edilmesinin mutlak surette arandığı, öte yandan eşyanın tabi olduğu gümrük rejimi hükümlerinin uygulanmasında esas alınacak kriterin de eşyanın muayene edilip edilmemesine göre belirlendiği, eşya muayene edilirse muayene sonuçlarının, muayene edilmezse beyannamede yer alan bilgilerin esas alınacağının kabul edildiği, sistem tarafından kırmızı hat olarak belirlenen kontrol türünün beyannamenin düzeltilmesi, iptali, gümrük rejimi hükümlerinin belirlenmesinde belirleyici rol oynadığı,
Tescil edilmiş bir beyannamenin Gümrük İdaresince iptal edilebilmesi için beyan sahibinin iptal talebinde bulunması, eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulması, eşyanın beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmaması, belirtilen sebeplerle ilgili olarak beyan sahibince kanıtlayıcı belgelerin ibraz edilmesi, gümrük idarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmemesi gerekmekte olup Gümrük İdaresince beyannameye konu eşyanın muayenesi yapılmadan mevzuata aykırı şekilde beyannamenin iptali durumunda dahi yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel bulunmadığı hususu dikkate alındığında, somut olayda beyannameye konu eşyaların fiziki muayenesi yapılmadan ibraz edilen 09.02.2012 tarihli iptal talepli dilekçe üzerinde ayırt edici unsurlar bulunmadığı gibi, iptali talep edilen 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı gümrük çıkış beyannamesine konu ihracatın alıcı firma tarafından iptal edildiğine dair kanıtlayıcı belgeler ibraz edilmediği ve Gümrük Yönetmeliği"nin 417/3. maddesinde belirtilen ""2 aylık"" yasal beyanname kapatma süresinden sonra iptal talebinde bulunulduğu,
Öte yandan ihracata konu eşyaya ilişkin beyannamenin iptali için Gümrük Kanunu’nun 127. maddesinde belirtilen tüm şartların birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, anılan maddede ihracat nedeniyle beyan sahibine sağlanan bütün hak ve menfaatlerin iade edildiğinin veya beyan sahibinin söz konusu hak ve menfaatlerden yararlandırılmaması için ilgili kurumlarca gerekli tedbirlerin alındığını ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine kanıtlaması ve beyanname konusu eşyanın gümrük bölgesini terk etmediğinin ihracata ilişkin işlemlerin yapıldığı gümrük idaresine belgelenmesi şartlarının arandığı, somut olayda ise 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyalar gümrük bölgesine hiç getirilmediği gibi hak ve menfaatlerin iade edilmesi veya bu hak ve menfaatlerden yararlandırılmaması için gerekli tedbirlerin alındığının kanıtlanamadığı anlaşıldığından bu maddede belirtilen koşulların da oluşmadığı anlaşılmıştır.
Kontrol türünün kırmızı hat olarak belirlenmesi, ihracat beyannamesinin iptal koşullarının anılan maddeler uyarınca oluşmaması, beyannamenin iptal edilmesinin cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaması ve ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyaların gümrük bölgesine hiç getirilmemesi hususları dikkate alındığında beyan sahibi tarafından ihracat beyannamesine konu eşyanın gümrük bölgesine getirilmesinin fiziki imkansızlıklar sebebiyle Gümrük İdaresince istenmemesi veya Gümrük Kanunu’nun 417. maddesinde belirtilen süreler içerisinde geçici depolama yerlerine konulmaksızın beyan edilen eşyaya ait tamamlanmayan beyannamelerin iptal edilebilmesine ilişkin hükümlerin somut olayda uygulanamayacağı belirlenmiştir.
Sonuç olarak ... Dış Ticaret Tekstil Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi adına tescil ve onaylı 06.08.2011 tarihli ve ... sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyaların 1000 rejiminde beyanda bulunulması ve BİLGE sistemince kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirilmesi sebebiyle Gümrük İdaresince eşyanın fiziki olarak muayene zorunluluğunun doğduğu, bu muayenenin yapılması için eşyanın sanıklar Arif ve Erkan tarafından Gümrük İdaresine sunulması gerektiği, sanıkların yaptıkları iş gereği bu hususu bilecek durumda olduğu, buna karşılık sanıkların eşyanın kırmızı hatta düştüğünü bildiği ve yasal olarak mümkün olmadığı hâlde yaklaşık 6 ay sonra beyannamenin iptali talebinde bulunduğu ve eşyayı gümrük sahasına muayene için getirmediği, sanıkların olayın başından beri ihraç edilmemiş bir eşyayı ihraç edilmiş gibi göstererek haksız çıkar sağlama kastıyla hareket ettiği, Gümrük Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca bu Kanun hükümlerine aykırı olarak gümrük kontrolüne tabi tutulmadığı saptanan eşyaya 5607 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, ihracat beyannamesi düzenlenerek Gümrük İdaresine verilmesi ile beyannamenin tescili işlemlerinin atılı suçun icrai hareketini oluşturduğu, ancak olay tarihinde atılı kaçakçılık suçunun tamamlanması için öngörülen haksız çıkar elde edilemediğinden eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, 5607 sayılı Kanun"un suç tarihinde yürürlükte bulunan 3. maddesi 18. fıkrasına göre; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış suç gibi cezalandırılması gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların üzerine atılı suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 14. fıkrasında düzenlenen ve ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi göstererek ilgili Kanun hükümleri uyarınca teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlamak şeklinde tanımlanan ihracat kaçakçılığı suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükümlerinin, sanıklara atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden beraatlerine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; "sanıklara atılı ihracat kaçakçılığı suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı" düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 418-567 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, sanıklara atılı ihracat kaçakçılığı suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden beraatlerine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 09.03.2021 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından 23.03.2021 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.