12. Ceza Dairesi 2013/7561 E. , 2014/8286 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; TCK’nın 85/2, 62/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet,
2-Sanık ... hakkında; TCK"nın 85/2, 62/1, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet,
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ..."in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmolunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulanan kanun maddesinin “TCK"nın 50/4. maddesi atfıyla aynı Kanunun 50/1-a maddesi” yerine, “TCK"nın 50/1-a maddesi” olarak gösterilmesi suretiyle CMK"nın 232/6. maddesine ve sanık hakkında tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK"nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 4. paragrafında yer alan “ TCK"nın 50/1-a maddesi” ibaresi çıkarılıp yerine “TCK"nın 50/4. maddesi atfıyla aynı Kanunun 50/1-a maddesi” ibaresi eklenip, 4. paragrafta yer alan “15.200 TL” ibaresinden önce “760 gün karşılığı” ibaresinin yazılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ..."un mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Olay tarihinde gece vakti, Isparta yönünden gelip ... köyünde minibüsten inen ve aydınlatma bulunmayan, 7 metre genişliğindeki iki yönlü ve ıslak yolun sağından karşıya geçmek için kaplamaya giren yaya sanık ..."nin yolu bitirmek üzere olduğu sırada karşı yönden gelen, kamyon sürücüsü sanık ..."in, havanın karardığı, hafif sisli olduğu bu yolda seyri sırasında kendi beyanına göre 80 - 100 metre mesafede yolda yayayı gördüğünde frene basıp 3 kez selektör yapıp korna ile uyardığı, 15 metre fren izi ile direksiyonu sola kırıp, yolun karşı şeridine geçerek, karşı şeritte seyir halinde olan araca ve kamyonun arka kısmı ile yaya ..."ye çarptığı, iki kişinin öldüğü ve yaya sanık ..."nin de yaralandığı olayda;
Her ne kadar yaya olan ... sanık olarak kabul edilip hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlar başlıklı 3. maddesinde "Trafik yayaların, hayvanların ve araçların karayolları üzerindeki hal ve hareketleri olarak tanımlanmış, aynı kanunun 68. ve 70. maddelerinde yayaların uyacakları kurallar sayılmış buna göre yayaların ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından araçların uzaklık ve hızını göz önüne almaları, yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilecekleri hüküm altına alınmıştır. Yaya olan sanığın kontrolsüz bir şekilde ve aniden yola girmesi ve normal güzergah ve hızda seyreden sürücünün kendisine çarpıp ölümüne neden olabileceğini öngörmesi ve kendinden beklenen özen yükümlülüğüne uymadığı hallerde taksirinden dolayı sorumlu tutulması gerekmekte olup, sanık ... olay anında yolun her iki yanını kontrol ettiğini, iki yönden de araç geldiğini, ancak mesafelerin uzak olması nedeniyle karşıya geçmek üzere yola girdiğini yolu bitirmek üzere iken kamyonun çarptığını beyan etmiştir.
Somut olayda sanık ..."in aydınlatma bulunmayan iki yönlü 7 metre genişliğindeki yolda havanın sisli ve yağışlı olup yerlerin de ıslak olmasına rağmen hızını mahal koşullarına uydurmadan seyri sırasında en lehe beyanına göre dahi 80 -100 metre önceden gördüğü yayaya çarpmamak için aldığı önlemin yetersiz kaldığı, olayın oluşumunda asıl etkenin yaya sanık ..."nin yola girmesi olmayıp sanık ..."in hızının etken olduğu, mevcut hızı ve yerlerin ıslak olması nedeniyle çarpmayı önleyemediği kanaatine varılmış olmakla, sanık ..."un üzerine atılı suçtan beraati yerine yazılı gerekçeler ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK"nın 50/4. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği; sanık ... kazanın oluşumunda asli kusurlu ise de, sanığın da yaralanmış olduğu, dosya içeriğindeki delillere göre sabıkasız olup dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı da belirlenemeyen, yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek cezasında takdiri indirim yapılan sanık hakkında ""suçu kısmen kabullenmemesi "" şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmolunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ...’un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.04.2014 tarihinde oyçokluğu karar verildi.