(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2013/11783 E. , 2013/13504 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların birlikte inşaa ederek satışa sundukları devremülklerden iki tanesini 26.5.1997 ve 21.6.1997 tarihli sözleşmeler ile satın alıp bedelini ödediğini, ancak davalıların devre mülkleri teslim etmedikleri gibi projeninde iptal edildiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 4350 TL kullanım bedeli, 889.80 TL sözleşme bedeli, 889.80 TL cezai şart olmak üzere toplam 6129.60 TL.nin tahsilini istemiştir.
Davalı bedeliye davanın reddini dilemiş, diğer davalı ise sorumluluğun davalı belediyede olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davalı belediyenin sorumluluğunun bulunmadığı, davacının ödediği bedelin denkleştirici ... ilkesi uyarınca ulaştığı bedeli davalı şirketten isteyebileceği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, 5328.51 TL.nin davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, Belediyenin yaptığı reklam ve tanıtım sonucu belediyenin güvencesi altında olduğuna inandığı devre mülklerden satın alıp bedelini ödediği halde teslim edilmediğini ileri sürerek ödediği bedel, cezai şart ve kira tazminatının tazminini istemiştir. Mahkemece davalı Belediyeye husumet düşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı belediyenin 13.10.1995 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile turizm ve mesken üretimi amaçlı
2013/11783/13504
olarak kurulacak şirketlere %20 şer oranında sermaye katılımında bulunmaya izin aldığı, bu kapsamda 30.10.1995 tarihli encümen kararı ile ...adı altında %20 hisse ile belediye adına şirket kurma yetkisinin belediye başkanına verildiği, belediye ile şirket arasında düzenlenen 25.10.1995 ve 13.12.1995 tarihli protokoller ile belediyeye ait taşınmaz üzerine kombi tatil kenti adıyla devre mülk ve otel inşaatı ile sosyal tesisler yapılarak işletilmesine dair düzenlemeler yapıldığı, belediyenin 24.4.1997 tarihinde belediye hesap işlerinde çalışan şefi, şirkette sorumlu muhasebeci ve umumi denetleyici olarak çalışmak üzere görevlendirdiği, 6.3.1996 tarihli temsilci tayin belgesi ile belediyenin kurduğu ve ortağı olduğu ... Tur.Ltd.Şti ile birlikte başlatılmış olan kombi tatil kentinin yapımı, pazarlama organizasyonunun birlikte yapılacağından belediye sınırları dışında temsilcilikler ve bürolar açmak suretiyle yapılacak devre mülk satışlarına ilişkin; belediye güvencesi altında her türlü tanıtım, reklam ve pazarlama yaparak devre mülk satışları yapmaya, bedellerini tahsil etmeye, sözleşme imzalamaya, sözleşmelere belediye başkanlığı adına temsilci sıfatıyla ve şirket yetkilisi olarak imza atmaya belediye başkanlığı ve ... Tur.Ltd.Şti’yi temsilen Mesut Aytekin’in yetkili olduğunun bildirildiği, tanıtım amacı ile bastırılan broşürlerde yapımına devam edilen devre mülklerin proje, yapım işletme, bakım ve çevre düzeninin belediye başkanlığı ve ... Tur.Ltd.Şti tarafından üstlenildiğinin yazıldığı, bu konuda gazete haberleri ve basın bildirisi yoluyla halkın bilgilendirildiği, dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacının dayandığı 26.5.1997 ve 21.6.1997 tarihli sözleşmelerde satıcı olarak her iki davalının da yer aldığı görülmekte olup, taahhütnamenin ve sözleşmenin 7.maddesinde, tesisin inşaasında, devre mülk sahiplerine yerlerinin teslim edilmesinden ve daha sonra işletmelerin organizasyonundan her iki davalının birlikte sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır. Dosya içindeki encümen kararları, protokoller, yetki belgesi, sözleşme, taahhütname, broşürler, basın bildirileri ve tüm bilgi, belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalı belediyenin arsasına ortağı olduğu diğer davalı şirket tarafından yapımı kararlaştırılan dava konusu devre mülkler için güvence verdiği, alıcılarda haklı bir güven oluşturduğu açık olup, bu güvenin korunması gerekir. Bu itibarla davacının zararından davalıların her ikisininde birlikte sorumlu olduğu ve bu bağlamda davalı belediyeye husumetin yöneltilebileceğinin kabulü zorunludur. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek davalı ... hakkındaki davayı husumet yokluğundan dolayı reddetmesi usul ve yasaya
aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Davacı, eldeki davada devremülklerin raiç değerinide istemiş bulunmaktadır. Davacının sözleşme bedelini ödediği sabit olup, davacı davada devrelmülklerin dava tarihindeki raiç değerini isteme hak ve yetkisine sahiptir. Mahkemece, emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarıda değerlendirilerek ve gerekirse yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, dava konusu devre mülklerin dava tarihindeki raiç değerleri saptanarak ve bu bedelden her iki davalının da sorumlu olduğu kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, olayda uygulanma olanağı bulunmayan denkleştirici ... ilkesine göre yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 71.95 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 22.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.