4. Hukuk Dairesi 2020/2472 E. , 2020/4385 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... sayılı dosyasında;
Asıl ve birleşen davada davacılar ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/06/2010 gününde verilen dilekçe ile miras sebebi ile istihkak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 10/12/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava miras sebebiyle istihkak istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, ortak miras bırakan ..."nün 16/06/1990 tarihinde vefat ettiğini ve mirasçı olarak tarafları bıraktığını, murisin vefatından önce altı aylık dönemde eşinin refakatinde yurt dışında kesintisiz tedavi gördüğünü ve bu dönemde aile şirketi olan ... Kablo Metal Endüstri AŞ"nin genel idaresini davalı oğlunun yaptığını, 08/01/1990 tarihli şirket merkezinde yapılan yönetim kurulu toplantısında "şirket hissedarlarından ... ile ..."nün hisselerinin .. ile ..."e diledikleri biçimde devredilmesine muvafakat edilmesine" oy birliği ile karar verildiğini, ancak kararda muris ve kendilerine ait imzaların sahte olduğunu, 17/05/1990 tarihinde yapılan genel kurul toplantı tutanağının ise hisselerin devredilmiş şekliyle düzenlendiğini, haziran cetvelinde davalının pay oranının haksız olarak % 67,9 olarak göründüğünü, murislerinin ölümünden sonra ... Kablo Metal Endüstri AŞ"nin peyderpey 1993 ve 1994 yıllarında satıldığını belirterek, sahte işlemler yapılmasa idi kendilerine intikal edecek olan hisse paylarının karşılığı olan bedelin tazminine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı zamanaşımı definde bulunarak, şirket hisse devirlerinin usulüne uygun yapıldığını, murisin ölümünden önce hisselerin bir kısmının kendisine bir kısmının davacılara devredildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen 11/12/2011 tarihli ilk kararda; davacıların iyiniyet ve dürüstlük ilkelerine uygun davranmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 08/04/2014 tarihli, 2013/5411 esas, 2014/5978 karar sayılı ilamı ‘’davacıların, 08/01/1990 tarihli "şirket hisselerinin devri hakkında" toplantı karar tutanağı ile 17/05/1990 tarihli "olağan genel kurul toplantısında hazır bulunan hissedar cetveli" isimli belgelerde, muris İbrahim Üzümcü ile kendilerine ait imzaların sahte olduğunu ileri sürdükleri ancak Mahkemece herhangi bir imza incelemesi yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca tarafların gösterdiği tanıklar da dinlenmemiştir. Her ne kadar taraflarca bu belgelerin asılları dosyaya sunulamamış ise de; dosyada bulunan fotokopi belgelerin imza incelemesi yapılmaya elverişli olup olmadığı, elverişli ise imzaların sahte olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. Mahkemece gerekli araştırmalar yapılarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar
verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir." şeklindedir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen 10/12/2019 tarihli ikinci kararda, 20/04/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar olunarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; kısa kararda ve 10/12/2019 tarihli gerekçeli kararın hüküm kısmında""..1- asıl dava ve birleşen davanın kabulü ile a) ... Kablo Metal End.Tic.AŞ nin muris ..."ye ait %64 oranındaki hisselerinin davalı ..."ye devrine ilişkin işlemin geçersizliğinin tespitine, b) Geçersiz devir sonrası hisselerin 3.kişilere satışı dolayısıyla faiziyle beraber bilirkişi raporunda belirlenen 37.666.308,91 USD nin davacılara 5/8 hissesi oranında 23.541.443,06 USD nin davalıdan alınarak, davacılara hisseleri oranında verilmesine, c) Faiz yönünden asıl alacak miktarı olan 15.066.523,60 USD nin miras hissesi karşılığı 5/8 e tekabül eden 9.416.577,25 USD nin asıl dava tarihi olan 16.06.2010 tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin davalıdan alınarak, davacılara miras hisseleri olan 2/8 hissenin ..."ye 3/8 hissenin ..."ye hisseleri oranında ödenmesine, .;"" şeklinde hüküm tesis edildiği, hükmün gerekçesinde ise; "davacılara miras hisseleri olan 2/8 hissenin ..."ye 3/8 hissenin ..."ye hisseleri oranında ödenmesine yönelik anılan şekilde hüküm kurulduğu fakat 20/04/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda faiz dahil toplam 37.666.308,91-USD"nin %64"ü üzerinden hüküm fıkrasındaki hesaplamalar yapılması gerekir iken, duruşma ve duruşma dışı kalem işlerinin yoğunluğu sebebiyle bu meblağın tamamı üzerinden hüküm fıkrasının duruşmada taraflara tefhim edilmesi, bu hatanın karar yazım aşamasında farkedilmiş olmasına rağmen kısa karar ile çelişkiye düşmemek adına "" şeklinde çelişkinin ifade edildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir. Devamla, aynı Kanunun 298. maddesinin 2. fıkrasında da gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı şekilde gerekçeli kararın tefhim edilen kısa karara da aykırı olamayacağı açıktır. Mahkeme kararının gerekçesi davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Mahkemece hükmün gerekçesinde belirtilen hata, 6100 sayılı HMK"nın 298/2. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Mahkemece gerekçeli karar ile hüküm fıkraları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekmektedir. Şu durumda mahkemece hüküm fıkraları ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için usul ve yasaya uygun olmayan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.