8. Hukuk Dairesi 2010/5281 E. , 2011/2075 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile Hazine ve Demirciler Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Yomra Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 20.05.2010 gün ve 221/167 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; 282 ada 13 sayılı parselin vekil edeni adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, 13 parsel ile 463 ada 14 ve 15 sayılı parsellerin alt kısmında araba yolu açıldığını, yolun zeminde mevcut olduğunu, aynı şekilde vekil edenine ait taşınmaz ile 463 adada belirtilen taşınmazlar arasında patika yol bulunduğunu, 14 ve 15 nolu taşınmazlar arasında üstten geçen patika yol ile alt kısımdan geçen araba yoluna ulaşan 30-40 cm eninde yollardan ve hanelerden gelen suların aktığı, köyde hendek tabir edilen su arkı bulunduğu, kadastro çalışmalarında zeminde hendek olarak görülen ancak hiçbir surette yol olarak kullanılmayan 1,5 metre patika yol ve hendek konulduğunu, bu nedenle patika yol ve hendek ibaresinden patika yol ibaresinin iptal edilerek hendekten arta kalan kısmın vekil edenine ait olduğunu belirterek bu kısmın 282 ada 13 sayılı parsele ilave edilmek suretiyle vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Tüzel Kişiliğini temsilen davaya katılan köy muhtarı, keşifte bir diyeceği olmadığını ve aleyhe beyanları da kabul etmediğini bildirmiştir.
Mahkemece, teknik bilirkişi ... ve arkadaşının 17.05.2010 tarihli rapor ve krokisinde A harfiyle kırmızıyla taralı 95,91 m2 lik taşınmaz bölümünün davacıya ait 282 ada 13 sayılı parsele ilavesi suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kazanmayı sağlayan kadastrodan önceki zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Davacıya ait dava konusu yapılan taşınmazın bitişiğinde bulunan 282 ada 13 sayılı parsel, 17.04.2009 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında senetsizden tarla niteliğiyle davacı adına tespit ve tescil edilmiştir. Kadastro tutanağı 24.09.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz teknik bilirkişinin krokisiyle dosya arasında bulunan orijinal kadastro paftasına göre, “patika yol ve ırmak” olarak paftasında işaretlenmiştir. Davacıya ait 282 ada 13 ve başka şahıslara ait olduğu anlaşılan 463 ada 14 ve 15 sayılı parsellerin kadastro tespitleri 17.04.2009 tarihinde yapıldığına göre, aynı tarihte dava konusu yerin patika yol ve ırmak olarak paftasında gösterildiğinin kabulü gerekir. Dava 18.09.2009 tarihinde açıldığına göre daire uygulaması uyarınca davanın makul süre içerisinde açıldığının da kabulü gerekmektedir. Paftasında patika yol ve ırmak olarak gösterilen taşınmaz bölümü 463 ada 14, 15; 282 ada 13 ve 14 sayılı parsellerin arasında yer almaktadır. Teknik bilirkişinin krokisinde B harfiyle gösterilen ve sarıyla taranan 463 ada 14 ve 15 sayılı parsellerin bulunduğu tarafta kalan kısmın ırmak, A ile gösterilen kırmızıyla taralı bölüm ise, davacıya ait 282 ada 13 sayılı parselin bitişiğinde olup, A ve B harfleriyle gösterilen bölümler arasında kalan kısmın ise su arkı olduğu görülmektedir. A+Su Arkı+B ile işaretlenen yerler bir bütün olarak orijinal paftada sadece “patika yol ve ırmak” olarak belirlenmiştir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da, patika yolun bu kısımda olduğunu açıklamaktadırlar. Orijinal pafta üzerinde yapılan incelemede; Sözü edilen patika yol doğuda geçen araba yolu ile bu yoldan 463 ada 14, 15 ve 282 ada 13 ve 14 nolu parsellerin arasından batıda bulunan patika yola bağlantıyı sağladığı gibi 463 ada 14 ve 15 nolu parsellerin arasından Güney batıya geçerek 463 ada 11 nolu parsel ile aynı ada 12 nolu parselde bulunan evlere ulaşımı sağlamaktadır. Çeşitli yollarla bağlantı kuran ve ulaşımı sağlayan böyle bir patika yolun aktif yol olarak kullanıldığının kabulü de zorunludur. Kapanan ve aktif olmayan ya da yol artığı olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmayan bir patika yol olarak görülmektedir. Ark ve ırmak olarak belirtilen yerlerin zaten kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmeleri mümkün değildir. kabulüne karar verilen ve krokide kırmızıyla taralı A harfiyle gösterilen patika yol özel mülkiyete konu yapıldığı takdirde, az önce açıklanan araba yolu ve patika yollarla bağlantı kesileceği gibi 463 ada 11 ve 12 nolu parseller içerisinde bulunan evlerin yolu da çalışamayacak hale gelecektir. Patika yolun öteden beri mevcut olduğu ve kadim bir yol niteliğinde bulunduğu dosyadaki bilgi ve belgeler ile orijinal pafta ve keşif tutanağı kapsamıyla sabit olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.