8. Hukuk Dairesi 2010/5053 E. , 2011/2074 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
... ile Hikmet Kaya ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Darende Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.06.2009 gün ve 3/52 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., dava konusu 177 ada 2 ve 180 ada 14 parselin taraflar adına hatalı olarak tespit ve tescil olunduğu, dava konusu taşınmazların 40 dönümlük kısmının 28.09.1984 tarihli senetle babası ... ve kardeşi ..."dan satın aldığı gerekçesiyle tapu kayıtlarının kısmen iptal ve müstakilen adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davaya katılanlar ... ve ..., her iki parselde kendilerinin de hisseleri olduğunu iddia ederek davacı yanında davaya katılmışlardır.
Davalılar ..., ..., ... ve ... ile ... ve ...; yargılama oturumlarında imzalı beyanlarıyla davayı kabul etmişlerdir.
Davalılar İsmail, Naciye ve ...; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, “katılan davacılar ... ve ..."nın açtıkları davanın açılmamış sayılmasına, davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddiyle davalı ..."ın davayı kabul ettiği gerekçesiyle 177 ada 2 ve 180 ada 14 parsellerdeki davalı ..."a ait 2/9 müşterek payın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, her iki parselde davalılar ... ve iştirakçileri adına verasette iştiraken kayıtlı bulunan 2/3 paya yönelik açılan davanın kesin hüküm ve davayı kabul eden davalılar elbirliği malikleri olup, tüm mirasçıların davayı kabul etmemeleri sebebiyle ve kabullerinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmesi üzerine; hükmün redde ilişkin bölümü, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 177 ada 2 ve 180 ada 14 parseller ... oğlu ... ... adına tespit edilmiş, davacılar ..., ... ve ..., davalı ... ... aleyhine bu parseller hakkında Kadastro Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası açmaları üzerine, Darende Kadastro Mahkemesinin 23.09.1997 tarihinde kesinleşen 1995/58 Esas ve 1996/98 Karar sayılı kararı ile, davacılar ... ve ..."ın davalarının reddine, davacı ... ..."ın davasının kabulüyle 177 ada 2 ve 180 ada 14 parsellerin tespitlerinin iptaliyle 2/3 payın ... oğlu ... ... ve 1/3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Tarafları, hukuki sebebi ve konusunun aynı olduğu her iki dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabittir. Bu nedenle sözü edilen Darende Kadastro Mahkemesinin 23.09.1997 tarihinde kesinleşen hükmü 3402 sayılı Kadastro Kanununun 34 ve HUMK. nun 237. maddesi gereğince maddi anlamda taraflar arasında kesin hüküm oluşturmaktadır. Yerel mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmaktadır.
Ancak; davalılar ..., ..., ... ve ... ile ... ve ... davayı kabul ettiklerini bildirmişler ve HUMK. nun 151/son maddesi gereğince yöntemine uygun bir biçimde tutanağı imzalamışlardır. HUMK. nun 94 ve 95. maddesine göre, feragat ve kabul kesin hükmün hukuki neticelerine hasıl eder ve yapıldığı andan itibaren geçerli hukuki sonuç doğururlar. Diğer yönden davayı kabul, kesin hükümden önce nazara alınması gereken bir husustur.
Dava konusu parsellerdeki 2/3 müşterek pay 23.09.1997 tarihinde hükmen ... oğlu ... ... adına kayıtlı iken 23.09.2002 tarihinde intikal yoluyla davacı ve davalı mirasçıları adına verasette iştirak yoluyla tapuda kayıt ve tescil edilmiş bulunmaktadır. Dosya içinde bulunan veraset ilamına göre, davacı ve davalıların ortak murisi ... oğlu ... ... 17.12.1998 tarihinde ölmüş olup, geriye mirasçı olarak tarafları bırakmıştır.
TMK.nun 701.maddesinde; “Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir” şeklinde tanımlanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup terekenin tamamını kapsar. 4721 sayılı Türk Medeni kanununun 677. maddesine göre ise, "Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır."
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ..., davayı kabul eden davalılarla birlikte ortak miras bırakanları ... ..."dan intikal eden ve tüm mirasçılar adına verasette iştirak yoluyla tapuda kayıtlı bulunan 2/3 payda elbirliği maliklerinden birisi olduğu için, diğer mirasçıların kendi lehine olan kabulleri geçerlidir. Kabul edenler terekeye göre üçüncü kişi durumunda olmadıklarından kabuller hukuki sonuç doğurur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının, toplamyüz ölçümleri 77511 m2 olan dava konusu 177 ada 2 ve 180 ada 14 parsel sayılı taşınmazlardan 40 dönümlük kısmın tapu kaydının iptaliyle adına tapuya tescilini istediği gözetilerek bu durum kabul beyanları ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davanın kısmen reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün redde ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 195,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.