Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/5214
Karar No: 2011/2072
Karar Tarihi: 11.04.2011

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2010/5214 Esas 2011/2072 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2010/5214 E.  ,  2011/2072 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

    ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.06.2010 gün ve 116/90 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

    KARAR

    Davacı ..., vasiyet ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedenlerine dayanarak 126 ada 4 parselin davalı üzerindeki tapu kaydının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı ... vekili, müvekkilinin davacının öz amcası olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkiline annesinden miras yoluyla intikal ettiğini, davacının babası ... ile müvekkilinin çok uzun yıllar önce taşınmazları aralarında taksim ettiklerini ve taşınmazın vekil edenine bırakıldığını, kendisine ait taşınmazın vasiyet yoluyla davacıya verilmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkemece, davacının babası ..."ın kadastro tutanağında tutanak bilirkişisi olarak imzasının bulunması nedeniyle iradesinin vasiyetnameden dönme yönünde olduğu, diğer taraftan davalı lehine taksimin varlığına karine teşkil ettiğinin kanıtı olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenlerle davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Dava konusu 126 ada 4 parsele ait kadastro tutanağından; senetsizden, 20 yılı aşkın zilyedi olan ... adına, 15.11.2001 tarihinde 4716,16 m2 yüz ölçümünde ve "Tarla" niteliğiyle tespit edildiği, tutanağın itiraz edilmeden 09.05.2002 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
    Dava konusu 126 ada 4 parsele ait kadastro tutanağında tutanak bilirkişisi olarak "..." imzası bulunmaktadır. Tutanakta imzası bulunan bilirkişiler Şerafettin Ural ve Hilmi ... tarafından, 15.11.2001 tarihinde düzenlenen tutanaktaki bu şahsın davacının babası ... olduğu beyan ettikleri için, davacının babası ..."ın vasiyetnameden döndüğü mahkemece kabul edilmiş ise de, dosya içinde bulunan nüfus kayıt örneğine göre, davacının babası Bekir oğlu ... 05.01.1994 tarihinde ölmüş olup, ölü olan şahsın öldükten 7 yıl sonra kadastro çalışmaları sırasında bilirkişi olarak görev aldığı düşünülemez.
    Bundan ayrı; mahallinde 27.05.2008 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen davacı tanığı Yunus Öztürk, yerel bilirkişi Mehmet Topçuoğlu ve diğer bir kısım tanıklar; dava konusu taşınmazın önceleri kovalık tabir edilen sazlık şeklinde iken, 1983 yılında davacının abisi Recep Yıldırım ve eşi Hanife tarafından buradaki otlar sökülüp temizlenerek tarla haline getirdiklerini, o tarihten beri taşınmazı davacının ailesinin tarla olarak kullandığını beyan etmişlerdir. Aynı keşifte dinlenen davacı tanığı Ahmet Süne ise, dava konusu taşınmazı davacının babası ... ve çocuklarının ekip, sürdüklerini ve davacının babasıyla davalı arasında mal paylaşımı yapılıp yapılmadığını bilmediğini beyan etmiş ve diğer bir kısım tanıklar ise, taşınmazın davacıya ait olduğunu duyduklarını beyan etmişlerdir.Aynı keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanı ile taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışılmadığı gibi, dava konusu taşınmazın kime ait olduğu net olarak ortaya konulamamış, beyanlar eksik ve yetersiz olarak alınmıştır.
    Mahkemece yapılacak iş; öncelikle, davacının dedesi Bekir ve davalının babası ... ile ortak kök miras bırakanlarına ait veraset ilamlarının çıkartılması için taraflara süre ve imkan verilmesi veya tüm mirasçıları gösteren nüfus aile kayıt tablolarının Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek eksiksiz olarak dosyaya eklenmesi ve tarafların akrabalıklarının açık bir şekilde ortaya konulması gerekir. Bundan sonra, dava konusu taşınmazın öncesini bilen yerel bilirkişilerin tespiti ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının HUMK.nun 258.maddesi hükmü uyarınca davetiye ile çağrılarak, aynı kanunun 259.maddesi uyarınca taşınmaz başında dinlenilmeleri, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kim tarafından ve hangi tarihte sazlıktan temizlenerek tarla haline getirildiği, hangi tarihten beri kim tarafından zilyet olunduğu, Osmaneli Noterliğinin 27.06.1983 tarih ve 01680 yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Vasiyetname" kapsamında kalıp kalmadığı, vasiyet eden ..."a ait olup olmadığı, tutanakta yazılı bulunan tutanak bilirkişisi ..."ın kim olduğu ve davacı ile irs bağlantısı üzerinde durulması, zilyetliğin kimde olduğu, intikal ve sürdürülüş, kazanma koşulları ve süresi gibi hususlarının kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanmaya çalışılması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde HUMK.nun 265.maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve tanıkların yüzleştirilerek, çelişkinin giderilmesi, ondan sonra oluşacak durum ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
    Davacının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi