13. Hukuk Dairesi 2018/3539 E. , 2019/11253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
... Bölge Adliyesi Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davalı vekilince murafaa talepli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Murafaa için belirlenen günde taraflardan gelen olmadığından kararın açıklanması başka güne bırakıldı. Yapılan incelemede temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin anlaşılması üzerine, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Merkez ... Mahallesi 470 ada 91 parsel zemin asma katlı dükkanı 13/04/2015 tarihinde davalıdan satın aldığını, 12/04/2016 tarihli sözleşmede belirtildiği üzere satışa konu taşınmaz üzerine bulunan haciz ve ipotek borçlarının davalı tarafından ödeneceğini, davalının satışa konu taşınmaz üzerindeki hacizlere ilişkin icra borçlarını ödeyerek hacizleri kaldırdığını, ancak taşınmaz üzerindeki banka ipotek borcunu ödemekten kaçındığını, bu nedenle toplam 124.721,26 TL ipotek borcunu ödemek zorunda kaldığını, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacının mevcut borçları bilerek ve tapuda yapılan satışta da kabullenerek taşınmazı satın aldığını, davacının kendisinde kalan alacağa karşılık bu ödemeyi yaptığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Yerel mahkemece, davacı tarafından ödenen ipotek bedelinin taşınmaz satış bedeli içerisinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalının savcılık ifadesinde dükkan üzerindeki borçların tarafınca ödeneceğini kabul ettiği ve davacıdan 400.000,00TL"ye yakın para aldığını belirtmiş olmakla davacının davasını davalının bu ifadesiyle ispat etmiş olduğu kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalının ... 4. İcra Müdürlüğü"nün 2016/1603 Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20"si oranında hesaplanan 24.944,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında yapılan dükkan satışı nedeniyle dükkan üzerinde bulunan ipotek borcunun davacı tarafından ödenmesi üzerine ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 12.4.2015 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalıya ait dükkanın davacıya 400.000,00 TL bedelle satışı kararlaştırılmış, bununla birlikte tapu üzerindeki ipotekler vs temizlenip davacıya tapunun verileceği, bedelin tapu üzerindeki icra dosyaları ve bankaya ödeneceği kabul edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince davalının savcılık ifadesinde yer alan “..Ben kendisine satıştan sonra dükkan üzerindeki borçların tarafımca ödeneceğini söyledim, imkanlarım dahilinde yerine getireceğimi, elimde çekler olduğunu çekleri tahsil etmem halinde halledeceğimi arz ettim, kendisinden satış dolayısıyla 400.000 TL"ye yakın para aldım.” beyanı ile davacının davasını ispatladığı kabul edilerek davanın kabulü cihetine gidilmiştir. Oysa sözleşmede yer alan bedelin tapu üzerindeki icra dosyaları ve bankaya ödeneceği düzenlemesi ile birlikte bu beyan değerlendirildiğinde beyanın sözleşmedeki düzenlemenin açıklaması niteliğinde olduğu, bununla birlikte alındığı belirtilen 400.000,00 TL’nin de nakit olarak direkt davacıdan alındığı anlamına gelmeyeceğinin kabulü gerekir. O halde açıklanan hususlar dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.