Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/29774
Karar No: 2019/11181
Karar Tarihi: 12.11.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/29774 Esas 2019/11181 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/29774 E.  ,  2019/11181 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, oğlu ... ile davalının bir dönem nişanlı kaldıklarını, bu nişanlılık süresi içinde, ... Bankası ... Şubesinden 23/01/2012"de konut kredisi kullanarak içerisinde oğlu ile davalının % 50 hisse sahibi olduğu gayrimenkul satın aldıklarını, kredi kullanımı sırasında kendisinin kefil olduğunu, davalı ile oğlunun nişan ilişkisi süresince kredi taksitlerini ödediklerini, ancak bir süre sonra nişanı bozduklarını, davalı borçlunun nişan bozulduktan sonra kredi taksitlerini ödememesi nedeniyle kendisine bankaca ihtarda bulunulduğunu ve kefil olduğu kredi taksitlerine ilişkin faizli ödemeler yaptığını, ödenen banka taksitlerini rücu hakkı kullanarak tahsil etmek amacıyla ... 1. İcra Müdürlüğünün 2014/56 esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattığını ancak takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, alacağın likit olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne, davacının ... 1.İcra Dairesinin 2014/56 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve bilirkişi incelemesi sonucu tespit edildiğinden kötü niyet şartları oluşmadığından bu husustaki taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasını itiraz ile durduran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında kabul edilen alacak değerlendirildiğinde, davacının ödemiş olduğu taksit miktarı ve uygulanacak faiz oranı belli olup mahkemece alınan bilirkişi raporunda da hesaplanan asıl alacak ve faiz miktarı, takip talebindeki asıl alacak ve faiz miktarı ile aynıdır. Bu nedenlerle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve bilirkişi incelemesi sonucu tespit edildiği ve kötü niyet şartları oluşmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 3. fıkrasındaki “Alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve bilirkişi incelemesi sonucu tespit edildiğinden kötü niyet şartları oluşmadığından bu husustaki taleplerin reddine", ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “Asıl alacağın % 20"si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi