13. Hukuk Dairesi 2018/3320 E. , 2019/11163 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine davalı ... vekili avukat ..., diğer davalı ... Turizm Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ... ile davacı Asil ... ve vekili avukat ..."ın hazır olmalarıyla yapılan duruşma sonucunda temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 06.05.2010 tarihinde davalılardan ...’dan ... marka otomobilin satın alındığını, satış bedelinin 60.000,00.-Euro olarak belirlendiğini ve bu rakamın 30.000,00.-TL’sinin peşin olarak ödenip geriye kalan kısmı için bankadan kredi kullanıldığını, davacı tarafından teslim alınıp kullanılmaya başlanan otomobile 25.08.2011 tarihinde usulsüz ithal edilmiş olması nedeniyle el konulduğunu ve daha sonra da müsaderesine karar verildiğini, aracın hukuki ayıplı olduğunu ve davacının bu satış ilişkisi nedeniyle 151.887,00.-TL zararının bulunduğunu ileri sürerek bu zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddinin gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın ... ve ... Turz. Seyh. Oto. İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden reddine; davanın ... yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile; 146.555,70 TL davacı zararının ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihi izleyen 3. gün olan 29/10/2011 tarihinden geçerli işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş ancak kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Oysa ki, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13.maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” Buna göre temyiz eden davalı lehine de yukarıda yer verilen hüküm çerçevesinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince, davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince, temyiz eden davalının temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm kısmının beşinci bendinde yer alan cümleden sonra gelmek üzere “Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen kısım nazara alınarak AAÜT"nun 13. maddesi gereğince 2.180-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’a verilmesine” cümlesinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı-..."a ödenmesine, peşin alınan 2.538,90 TL harcın davalı-..."a iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.