Abaküs Yazılım
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/5146
Karar No: 2020/5751

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/5146 Esas 2020/5751 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Karşılıklı boşanma davasında, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanılarak dava açılmıştır. Yerel mahkeme, davacı kocanın eşine şiddet uyguladığı ve ailesinin geçimi ile ilgilenmediği, davalı kadının ise müşterek çocuğa şiddet uyguladığı, evi terk ettiği, eşine hakaret ettiği ve evin temizliğiyle ilgilenmediği gerekçesi ile her iki tarafın da eşit kusurlu olduğunu belirterek tazminat hükümlerine karar vermiştir. Ancak Daire, kadının affedildiği gerekçesiyle erkeğin davasının reddine karar verildiği tazminat hükümlerinin çelişkili olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Mahkeme, bozma sonrasında davacı erkeğin kusurlu davranışlarının affedildiği gerekçesiyle kadına kusur yüklememiştir. Dairenin bozma gerekçesine göre, erkeğin davasının reddi doğru değil, kabul edilmesi gerekmektedir. Davacı kadının dava talebinin kabulüne karar verilerek yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.
Kanun Maddeleri: Medeni Kanunun 166.maddesi, Medeni Kanunun 174.maddesi
2. Hukuk Dairesi         2020/5146 E.  ,  2020/5751 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak görülen karşılıklı boşanma davasında, yerel mahkemece, asıl dava yönünden davacı asılın 07/05/2015 tarihli celsede boşanmak istemediğini, barışmaya hazır olduğunu beyan ettiği anlaşıldığından, asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar vermesine karşın tazminatların gerekçesinde ise davacı-karşı davalı kocanın eşine karşı şiddet uyguladığı ve ailesinin geçimi ile maddi olarak ilgilenmediği, davalı-karşı davacı kadının ise müşterek çocuğa şiddet uyguladığı, evi terk ettiği, eşine hakaret ettiği ve evin temizliğiyle ilgilenmediği anlaşıldığından, her iki eşin de eşit kusurlu olduğu kanaatine varıldığına karar vermiş, bu karara karşı davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup, Dairemizce, kadının affedildiği gerekçesiyle erkeğin davasının reddine karar verilir iken tazminatların gerekçesinde her iki tarafı eşit kusurlu bulunmasının çelişki oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada yerel mahkemece, “Davacı kocanın eşine karşı şiddet uyguladığı ve ailesinin geçimi ile maddi olarak ilgilenmediği, davalı kadının ise müşterek çocuğa şiddet uyguladığı, evi terk ettiği, eşine hakaret ettiği ve evin temizliğiyle ilgilenmediği anlaşılmışsa da davacı erkeğin 07/05/2015 tarihli celsede boşanmak istemediği, barışmaya ve bütün kusurlarını affetmeye hazır olduğu beyanı nedeniyle davalı-karşı davacı kadına yüklenen kusurlu davranışları affettiği, en azından hoşgörüyle karşıladığı, affedilen ya da hoşgörüyle karşılanan vakıaların kadına kusur olarak yüklenemeyeceği” gerekçesi ve erkeğin davasının reddi ile kadının davasının kabulü ile ferilerine hükmetmiştir.
    Yukarıda da açıklandığı üzere mahkemece verilen ilk iki hüküm sadece davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edildiği için bozma sonrasında yapılan yargılamada, kazanılmış haklar dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadına daha önce yüklenmiş kusurlar temyiz edilmeyerek kesinleştiği gözetilmeksizin mahkemece kadının kusurlarının affedildiği gerekçesi ile kusur yüklenilmeyerek erkeğin tam kusurlu olduğundan bahisle davasının reddi hatalıdır. O halde mahkemece erkeğin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulacak hale gelen kadının davasının kabulü ile ferilerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.11.2020 (Pzt. )

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi