
Esas No: 2014/7171
Karar No: 2014/9079
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2014/7171 Esas 2014/9079 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine - ...
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tapunun beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin davaların yapılan yargılaması sonunda kurulan 10.10.2013 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi birleşen dosya davacısı ... vekili Av. ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 04.11.2014 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ..., ... vekili Avukat ... ile diğer taraftan davalı Hazine vekili Avukat ... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü;
K A R A R
Yörede 1989 yılında yapılıp, 08/12/1989 ilâ 26/01/1990 tarihleri arasında ilân edilen kadastro sırasında, Armutlu Mahallesi ... parsel sayılı 62600,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman sınırı dışına çıkartılan yer olduğu gerekçesiyle ve beyanlar hanesine “Ali oğlu ...’ın zilyetliğindedir” şeklinde şerh konularak tarla niteliğiyle Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/04/1995 tarih ve 1995/306 – 340 sayılı kesinleşen kararıyla, Anayasa Mahkemesinin 30/03/1993 gün ve 1992/48 – 1993/14 sayılı kararı gerekçe gösterilerek ... sayılı parselin beyanlar hanesinde yer alan zilyetlik şerhinin iptaline karar verilmiştir.
... sayılı parselin 62600,00 m² olan yüzölçümü daha sonra 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme ile 63228,41 m² yüzölçümü olarak düzeltilmiştir.
2010 yılında “Kadastro gören yerlerde yapılacak Düzeltme ve Değişiklik işlemleri için Tescil Bildirimi (Beyanname) işlemi ile ... sayılı parsel... ... ve ... parsel sayılarıyla üç parçaya ifraz edilmiş ve 05/01/2010 tarih ve ... yevmiye numarasıyla, ... parsel 36606,02 m² yüzölçümüyle, ... parsel 18711,80 m² yüzölçümüyle ve ... parsel 7910,59 m² yüzölçümüyle ve ayrıca ... ve ... sayılı parsellerin tapu kütüğünün beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkartıldı” şeklinde şerh verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tapuya tescil edilmişlerdir.
3402 sayılı Kadastro Kanununa 5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen Ek 4. madde uyarınca 06/11/2009 ilâ 05/01/2010 tarihleri arasında ilâna çıkartılan güncelleme çalışmaları sırasında ise, ... sayılı parselin tapu kütüğünün beyanlar hanesine, 16/12/2010 ve 4574 yevmiye numarasıyla “Şagili: Hüseyin oğlu ...” şeklinde kullanıcı şerhi konulmuştur.
Davacı ... vekili, 07/07/2010 havale tarihli dava dilekçesiyle; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu ... sayılı parselin öncelikle malik olarak müvekkili adına tapuya tesciline, bu talebin uygun görülmemesi halinde ise beyanlar hanesine taşınmazı fiilen kullananın müvekkili olduğunu şerh edilmesi istemiyle dava açmıştır.
Birleşen dosya davacısı ... vekili, 18/11/2011 havale tarihli dava dilekçesiyle, 04/01/1989, 19/04/1989 ve 20/0/4/1990 tarihli tapu sicil muhafızlıklarınca düzenlenen resmi satış senetlerine dayanarak satın aldığı komşu tapulu araziler ile birlikte satın aldığını iddia ederek, ..., ... ve ... sayılı parsellerin Hazine adına olan kayıtları ile ... sayılı parselin tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yer alan kullanım şerhinin iptali ve ... ... ve ... sayılı parsellerin müvekkili adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Müdahil davacı ... Yönetimi, birleşen dosya davacısı ...’in açtığı dava dosyasına sunduğu 04/05/2012 havale tarihli dilekçesiyle, ... sayılı parselin eylemli orman niteliğinde olduğu iddiasıyla, ... sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tescili ile tapu kaydı üzerindeki 2/B madde ve şagilik şerhi ve varsa diğer şerhlerin terkinini istemiyle davaya katılmıştır.
Birleşen dosya davacısı ... vekili, 05/03/2012 havale tarihli dava dilekçesiyle, müvekkilinin ... sayılı parselin zilyetliğini 2 Ekim 1992 tarih ve 19098 yevmiye nolu, zilyetlik devir sözleşmesiyle ...’dan satın aldığı iddiasıyla, 8019 sayılı parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkili adına tescili ve davalıların taşınmaza müdahale ve muarazalarının önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, H.M.K.’nun 166. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, açılan tüm davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacı ..., davacı ..., davacı ... ve müdahil Orman Yönetimi vekilleri tarafından esastan, davalı ... vekili tarafından ise vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçelerindeki açıklamaya göre davalar, tapu iptali ve tescil ile tapunun beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 7 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 1947 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi ile daha sonra 22/05/1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen, herhangi bir şekilde sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu ile bu ormanlarla, evvelce sınırlaması yapılmış ormanların tümünde 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması vardır.
1) Davacı ... vekili ile birleşen dosya davacıları ... ile ... vekillerinin 8019 sayılı parselin mülkiyetine yönelik; davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekillerinin ... sayılı parsellin hem mülkiyetine hem de tapunun beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesine yönelik temyiz itirazları yönünden;
Davacı ve birleşen dosya davacıları ... ve ... sayılı parsellerin Hazine adına olan tapu kaydının iptali istemiyle dava açmışlar ise de; ... ve ... sayılı parsellerin geldisi olan 7039 sayılı parsel 08/12/1989 ilâ 26/01/1990 tarihinde ilân edilen kadastro sırasında Hazine adına tesbit edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi gereğince tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağına göre, davacılar ve müdahil davacıların ... ve ... sayılı parsellere yönelik mülkiyet iddialarının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Her ne kadar, ... sayılı parsel 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında kalan yerlerden ise de, ... parsel 1997 yılında Orman Yönetimine tahsis edilmiştir. 6831 sayılı Kanunun 11/5. maddesine göre Orman Yönetimine tahsis edilen taşınmazlar özel mülkiyete konu olamayacağı gibi, tapu kaydının beyanlar hanesine de kullanıcı şerhi konulamaz. Bu nedenle, davacı ..., birleşen dosya davacısı ... vekillerinin ... sayılı parselin hem mülkiyetine hem de kullanıcı şerhine yönelik temyiz itirazları ile davacı ... vekili ile birleşen dosya davacıları ... ile ... vekillerinin ... sayılı parselin mülkiyetine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekillerinin ... sayılı parsele yönelik temyiz itirazları yönünden;
Davacı ve birleşen dosya davacıları, ... sayılı parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali istemiyle dava açmışlar ise de; ... sayılı parselin geldisi olan ... sayılı parsel 08/12/1989 ilâ 26/01/1990 tarihinde ilân edilen kadastro sırasında Hazine adına tesbit edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi gereğince tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağına göre, davacılar ve müdahil davacıların anılan parselle yönelik mülkiyet iddialarının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Ayrıca, ... sayılı parsel 6831 sayılı Kanunun 2/B madde kapsamında kalmadığı için taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi de olanak dahilinde değildir. Bu nedenlerle, davacı ve müdahil davacı gerçek kişilerin ... sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddiyle ... sayılı parsel yönünden verilen red kararlarının onanması gerekmiştir.
3) Müdahil davacı ... Yönetiminin ... sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, müdahil davacı ... Yönetiminin ... sayılı parselin orman niteliğiyle tapuya tescili istemiyle açtığı davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dava konusu 8018 sayılı parsel, 06/03/1997 tarih ve 12/3121 – 69924 – 8779 sayılı yazısı ile orman olarak kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmiştir.
6831 sayılı Kanunun 11/5 maddesinde;
“Bu Kanunun;
a) 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi,
b) 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi,
Uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman
Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edilir.” hükmü mevcuttur.
Tahsis kararı ve kanunî düzenleme gözetildiğinde, mahkemece; ... sayılı parselin tapu kaydı getirtilip, şayet ... parsel sayılı taşınmazın tahsis kararı gereğince tapuya orman vasfıyla tescil edildiği tespit edildiği takdirde, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, şayet tahsis kararına rağmen taşınmaz halen tapuda orman vasfıyla tescilli olmadığı anlaşıldığı takdirde ise, müdahil davacı ... Yönetiminin davasının kabulü ile taşınmazın orman vasfıyla tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek müdahil davacı ... Yönetiminin davasının reddi yolunda hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
4) Davacı ... ile birleşen dosya davacıları ... ile ... vekillerinin ... sayılı parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan kulanım şerhine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yörede 3402 sayılı Kadastro Kanununa 5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen Ek 4. madde uyarınca 2009-2010 yıllarında yapılan güncelleme çalışmaları sırasında, kadastro komisyonu tarafından düzenlenen 05/10/2009 tarihli tutanakta “… iş bu parselin eski şagilleriin ve varisleri aynen zilyedinde bulundururken 22/03/2002 tarih ve köy senedi satışı ile satışta adı geçen şahsa zilyetlikleri devrettikleri ve buna istinaden yeni şagiller belirlenmiş olup, …” denilmiş ve buna tutanağa istinaden 8019 sayılı parselin tapu kütüğünün beyanlar hanesine, 16/12/2010 ve 4574 yevmiye numarasıyla “Şagili: Hüseyin oğlu ...” şeklinde kullanıcı şerhi konulmuştur.
Görüleceği üzere, davalı ... lehine kullanıcı şerhi verilmesinin dayanağı, davalı ...’ın kadastro komisyonuna sunduğu 23/03/2002 tarihli adi senet olmuştur. Ancak; mahkemece, 17/01/2013 tarihli celsede davalı ...’ın alınan beyanında, komisyonca kullanıcı şerhi verilmesine dayanak teşkil eden 23/03/2002 tarihli adi senedin sahte olarak kendisi tarafından düzenlendiği kendisi tarafından ikrar edilmiştir. Şu hale göre, davalı ... lehine tapu kaydının beyanlar hanesine konulan kullanım şerhi dayanaksız hale gelmiştir. Bundan başka, davacı ... ile davalı ... ve dava dışı Hüseyin Ayaz arasında düzenlenen 18/02/1992 tarihli protokolde; davacı ...’ın taşınmazın korunup gözetilmesi ve hali hazır durumu ile muhafazası, inşaat yapmamak ve başkalarını da yaptırmamak ve 3. şahıslara karşı da koruyup gözetmek şartları ile taşınmazın davalı ... ile dava dışı Hüseyin Ayaz’a terk edildiği ifade edilmiştir. Anılan protokole göre, davalı ...’ın taşınmazı davacı ... adına bedelsiz olarak kullandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, her ne kadar taşınmazın fiili kullanıcısının davalı ... olduğu gerekçesiyle davacı ve birleşen dosya davacılarının açtıkları davaların reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, taşınmaz üzerinde kimin zilyet olduğunun tespiti için yapılan keşifte yerel bilirkişi dinlenmemiş, çekişmeli taşınmaz üzerindeki kullanım durumu ve fiili kullanımın ne şekilde devam ettiği zirai bilirkişiden rapor alınmak sureti ile yöntemince araştırılmadan hükme varılmıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahkemece usulünce belirlenecek elverdiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler ile taraf tanıkları ve uzman ziraatçı bilirkişi eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak, 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve tanıklara çekişmeli ... parsel sayılı taşınmazın fiilen ve ne zamandan beri kim veya kimler tarafından kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, taşınmazın fiili kullanıcısının davalı ... olduğu belirlendiği takdirde davacı ...’ın 18/02/1992 tarihinde önce taşınmazın kullanıcısı olup olmadığı saptanmalı, davalı ... ile davacı ... arasında imzalanan 18/02/1992 tarihli protokol ile davalı ...’ın 17/01/2013 tarihli celsedeki beyanları ile davacı ...’ın 02/11/2012 tarihinde yapılan keşifte “… taşınmazın 1/4 hissesini 1966 yılında satın aldım …; “kendime düşen hisseyi Yalova’dan bir kişiye sattım” şeklindeki beyanları göz önünde bulundurulup değerlendirilmeli, ziraat bilirkişisinden de taşınmazın hali hazırdaki kullanım durumunu açıklayan gerekçeli rapor alınmalı bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
5) Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı ... vekili ile birleşen dosya davacıları ... ile ... vekillerinin ... sayılı parselin mülkiyetine yönelik; davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekillerinin ... sayılı parsellin hem mülkiyetine hem de tapunun beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesine yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE;
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı ... ve birleşen dosya davacısı ... vekillerinin ... sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile aleyhlerinde verilen usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
3) Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle; müdahil davacı ... Yönetiminin ... sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine,
4) Dördüncü bentde açıklanan nedenlerle; davacı ... ile birleşen dosya davacıları ... ile ... vekillerinin ... sayılı parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan kulanım şerhine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
5) Beşinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin ise vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz incelemesi duruşmalı yapıldığından 1100.-TL vekâlet ücretinin davacı ... ile birleşen dosya davacısı ..."den ayrı ayrı alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazineye verilmesine 04/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.