13. Hukuk Dairesi 2016/26560 E. , 2019/11129 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından duruşmasız, davacı avukatınca duruşmalı temyiz edilmiş ise de, dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, hakkında .... ... 2. İcra Müdürlüğü"nün 2006/6629 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının bu süre zarfında kendisinin vekili olduğunu, bu icra takibine itiraz etmediğini ancak kendisinin davalı olan vekiline itiraz etmesi için 1.500,00 TL vekalet ücreti ödediğini, ödediğine dair de belgenin kendisine verildiğini, davalı vekilinin itiraz etmemesi nedeniyle işyerine ve 67 TK 924 plaka sayılı aracına haciz işlemi yapıldığını, davalının mesleki sorumluğunu yerine getirmediğini, davalının ... Barosuna şikayet sonucu kınama cezası aldığını, bu olay nedeniyle eşi ile boşandıklarını, her an haciz işlemi korkusuyla yaşadığını, davalının zamanında icra takibine itiraz etmemesi sebebiyle kendisinin çok zor durumlarda kaldığını bu nedenle vazifesini yerine getirmeyen davalı hakkında kendisine yaşattığı maddi manevi sıkıntılar nedeniyle manevi olarak 15.000,00 TL, maddi olarak da fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Eldeki dava, tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden reddine karar verilmiştir. Avukatlık Kanununun 40. maddesinde, “iş sahibi tarafından sözleşmeye dayanılarak avukata karşı ileri sürülen tazminat istekleri, bu hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde zararı doğuran olaydan itibaren beş yıl geçmekle düşer” hükmü bulunmakta olup, bu hükümle, avukata karşı tazminat isteminin bir ve beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiştir. Davalı yan cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak zamanaşımı defiinde bulunmuşsa da, mahkemece bu husus değerlendirilmemiştir. O halde mahkemece, dava konusu zamanaşımı itirazının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
2-Ayrıca, davacı yan 17.03.2008 tarihli dava dilekçesiyle, aleyhinde yapılan takibe konu bedelin takip alacaklısından karz akdi kapsamında aldığı para olmadığını, işyerine ortak olan takip alacaklısının adi ortaklık anlaşması gereğince yaptığı ödemelerden kaynaklandığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve ödediği bedelin istirdadını talep etmiş olduğu, yargılamanın ise Karadeniz ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/524 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, istirdat davasının bekletici mesele yapılıp sonucuna göre maddi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği hususunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci ve ikinci bent gereğince hükmün BOZULMASINA, üçüncü bent gereğince tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 85,50 TL harcın davalıya, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu davalı yönünden kapalı, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu davacı yönünden açık olmak üzere, 11/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.