13. Hukuk Dairesi 2013/5117 E. , 2013/12405 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin vekili olarak görev yaptığını, çok sayıda davayı takip ettiğini, ancak sözleşme gereğince ödenmesi gereken vekalet ücretlerinin ödenmediğini, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, şirket kaşesi altına atılmayan, tek imzalı 1.5.2005 tarihli ücret sözleşmesinin şirket yönünden bağlayıcı olmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacıya vekalet ilişkisi içinde ödenen bedelin her zaman aylık ücret şeklinde olup, vekalet ilişkisinin 2009 yılı sonu itibariyle sonlandırıldığını, davacının hiçbir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, takibe yapılan itirazın 487.200,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, takip konusu alacağın %20’si olan 97.440,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, avukat olarak takip ettiği toplam 284 adet davaya ilişkin, ödenmeyen vekalet ücretlerinin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Vekalet ücreti talep edilen dosyalar, 284 adet olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu dosyaların incelenmediği, sadece karar örnekleri üzerinden ücret hesabı yapıldığı görülmektedir. Söz konusu bilirkişi raporundan, davaların açılış tarihleri, müddeabih değerleri, hükmedilen miktarlar, derdest, ya da kesinleşmiş olup olmadıkları anlaşılamamaktadır. Raporda vekalet ücreti hesabı, sözleşmede öngörülen hüküm gereğince ... Barosu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre en az ücret üzerinden yapılmış olup, her bir dosya bazında edimler arasında nispetsizlik olup olmadığı, başka bir ifade ile dava değeri ile ödenmesi öngörülen vekalet ücreti arasında aşırı oransızlık mevcut olup olmadığı irdelenmediği gibi, rapor kapsamından da anlaşılamamaktadır. Bilindiği üzere Borçlar Kanununun 19. maddesinin 1.fıkrası ile, sözleşme yapma özgürlüğü ilke olarak benimsenmiş, ancak bu özgürlüğe, her özgürlükte olduğu gibi sınırlandırma getirilmiştir. (BK. 19/2, 20 md.) Sözleşme özgürlüğünün hukuka aykırı olarak yapılmasının yaptırımı olarak da sözleşmenin hükümsüzlüğü kabul edilmiştir. Borçlar Kanununun 19.ve 20. maddeleri, Avukatlık Ücret Sözleşmeleri bakımından da geçerli sınırlamalar olup, sözleşmenin ahlaka, kamu düzenine ve hukuka aykırı olmaması gereklidir. Bunun tespiti için, tarafların sözleşme ile amaçladıkları çıkarların dengede olması gerektiği esas alınarak, sözleşenlerin gerçek ve müşterek maksadı ve çıkarları aranmalı, sözleşmenin kanunun gösterdiği hudutlar içinde kalıp kalmadığı belirlenmelidir. Sözleşmenin yapıldığı tarihte, bir taraf için sağlanan hak ve menfaate eşit düşmeyen fahiş bir hak ve menfaatin karşı tarafa sağlanması, ahlak kurallarına aykırı düşer.
O halde mahkemece dava konusu ücret talep edilen dosyalar üzerinden, bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yapılmak suretiyle, davaların açılış tarihleri, müddeabih değerleri, hükmedilen miktarlar, derdest, ya da kesinleşmiş olup olmadıkları da belirtilerek, taraflar arasında kararlaştırılan avukatlık ücret sözleşmesinde kararlaştırılan ücret ile sağlanan hak ve menfaat arasında, fahiş bir oransızlık bulunup bulunmadığı, her bir dosya yönünden incelenip değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bent açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.