Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/9624
Karar No: 2020/2194

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/9624 Esas 2020/2194 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2017/9624 E.  ,  2020/2194 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... köyü, ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescil istemiş, davalı Hazine dava konusu taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne; fen bilirkişi krokisinde (B), (C), (D), (E) harfleri ile gösterilen sırasıyla 8520.58 m², 10228.97 m², 4499.39 m² ve 787.27 m² yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına, (A) harfi ile gösterilen 15666.99 m² yüzölçümündeki taşınmazın ise orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik olarak temyiz edilmekle Dairemizin 2011/10690 E. - 2011/11214 K. sayılı kararı ile özetle; “... Çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 15666.99 m²’lik bölümü ile ilgili hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
    Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (B), (C), (D), (E) harfleri ile gösterilen bölümlerinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddesinde düzenlenen kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; çekişmeli yerlere komşu bulunan 290 sayılı parsel yörede 1966 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında vergi kaydına dayalı olarak davacı adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Dayanak alınan 1937 tarih, 108 numaralı vergi kaydı 1 hektar miktarlı olup hudutları D: kaya, B: Memiş, K: yol, G: orman şeklindedir. Değişir sınırlı, dolayısıyla miktarı ile geçerli olan bu kayda dayalı olarak 290 sayılı parselde davacı adına tescil edilen yer 26400 m²’dir. Davacı bu kayda dayalı olarak kayıt miktarından fazla yer kazanmıştır. Tescil isteminde bulunulan yerler de 290 sayılı parseli çevreleyen taşınmazlardır. Zaten bu yerlerden (A) harfi ile gösterilen bölümün orman olduğuna karar verilmiş ve kesinleşmiştir. (B), (C), (D), (E) harfleri ile gösterilen bölümler ise 290 sayılı parsele uygulanan kaydın miktar fazlasıdır. Bu kaydın bir sınırında orman okuyor olması çekişmeli yerlerin kaydın oluşum tarihinden sonraki bir tarihte üzerindeki orman örtüsünün yok edilerek elde edildiğinin göstergesidir. Değinilen yön gözetilerek davanın tümü ile reddi gerekirken yazılı biçimde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır...” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, Fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 01/04/2009 tarihli krokili raporda (A) harfiyle gösterilen 15.666,99 m²"lik taşınmaz yönünden söz konusu yer Yargıtay bozma kararında bozmaya konu
    yapılmadığından ve bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından taşınmazın (B), (C), (D) ve (E) harfli bölümlerinin Hazine adına tescil edilmemesine yönelik olarak temyiz edilmiştir
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
    Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1966 yılında yapılmış, ve 22/09/1966 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmamıştır.
    İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dava konusu edilen taşınmazın (B) (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümleri yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Ancak hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken taşınmaz bölümünün Yargıtay bozma kararında bozmaya konu yapılmaması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
    Bu sebeple, hükmün 2 numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Fen bilirkişileri ... ve ...tarafından düzenlenen 01/04/2009 tarihli krokili raporda (A) harfiyle gösterilen 15.666,99 m²"lik taşınmaz bölümü yönünden verilen kararın daha önce davacı tarafından temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeni ile bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun 370/2. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 25/06/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi