20. Ceza Dairesi 2019/345 E. , 2019/4819 K.
"İçtihat Metni"
Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2012 tarihli, 2011/164 esas ve 2012/423 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 14/01/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1-Sanık hakkında “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yapılan soruşturma sonucunda Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 09/08/2002 tarihli,2002/677 soruşturma, 2002/320 esas ve 2002/195 sayılı iddianamesi ile 765 sayılı TCK’nın 404/2 ve 36. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2-Yapılan yargılama sonucunda Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2003 tarihli, 2002/239 esas ve 2003/169 sayılı kararı ile sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 404/2 ve 59/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 06/04/2004 tarihli, 2004/2029 esas ve 2004/4075 karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleştiği,
3-01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, yapılan uyarlama yargılamasında; Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2005 tarihli ve 2002/239 esas, 2003/169 sayılı ek kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında anılan Kanun"un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 25/05/2006 tarihinde kesinleştiği,
4-İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 11/02/2011 tarihli çağrı yazısının 21/02/2011 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle evrakın kapatılarak müdürlüğün 20/04/2011 tarihli yazısı ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
5-Kanun yararına bozma istemine konu; Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2012 tarihli, 2011/164 esas ve 2012/423 sayılı kararı ile sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle hükümlü hakkında mahkemenin 24/09/2003 tarih ve 2002/239 esas,2003/169 karar sayılı kararı ve 21/06/2005 tarihli ek kararı ile hükmolunan 10 AY HAPİS CEZASININ AYNEN İNFAZINA karar verildiği, kararın 04/09/2012 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak suçundan sanık ..."ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 404/2 ve 59/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2002 tarihli ve 2002/239 esas, 2003/169 sayılı kararını müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında anılan Kanun"un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2005 tarihli ve 2002/239 esas, 2003/169 sayılı ek kararını müteakip, hükümlünün yasal süresi içerisinde müracaat etmediği gerekçesiyle yargılamaya devam edilmesine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünün 20/04/2011 tarihli ve 2011/242 DS sayılı talebi üzerine, sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasının aynen infazına dair Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2012 tarihli ve 2011/164 esas, 2012/423 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/12/2015 tarihli ve 2015/1717 esas, 2015/33429 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında davaya devam olunacağı nazara alındığında, somut olayda sanığın denetimli serbestlik tedbirine başlanabilmesi için usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen başvuruda bulunmadığından bahisle denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak gönderildiği, sanığa yeniden tebligat yapılmadığı anlaşılmakla, denetime uymamakta ısrar şartının gerçekleşmediği gözetilmeden, yazılı şekilde aynen infazı karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilerek 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2012 tarihli ve 2011/164 esas, 2012/423 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi :
5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nun 5. maddesinde,
“(1) Hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak müdürlüğün hazırladığı programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır.
(2) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.42.md) Denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara veya hazırlanan denetim planına uyarıya rağmen uyulmaması, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük ihlali sayılır.” şeklinde,
5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nun 40. maddesinde;
“(1) Denetimli serbestlik kararlarının kaydedilmesinden itibaren şüpheli, sanık veya hükümlülere üç iş günü içerisinde yapılacak yazılı veya elektronik tebligatta, tebliğden itibaren on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması gerektiği belirtilir.
(3)Düzenlenen tebligatta, yükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi veya hakkında belirlenen yükümlülüklerin gereğini yerine getirmemesi halinde, denetimli serbestlik kararının niteliğine göre kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceği, seçenek yaptırım veya tedbirin hapse çevrilebileceği ya da koşullu salıverilme kararının geri alınabileceği gibi gelmemenin hukuki sonuçları yükümlüye bildirilir.
(4) Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir.” şeklinde düzenlemelere yer verildiği,
Yine, Yönetmeliğin dördüncü kısım beşinci bölümünde yer alan "Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri ve bu tedbirin yerine getirilmesi" başlıklı 72. maddesinde ise kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişiler hakkındaki denetimli serbestlik kararlarının infazı sırasında yürütülecek işlemler hakkında düzenlemelere yer verildiği,
Somut olayda, sanık hakkında Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2005 tarihli ve 2002/239 esas, 2003/169 sayılı ek kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında, sanığa 10 gün içinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren çağrı kağıdının usule uygun şekilde tebliğ edildiği, sanığın müdürlüğe başvuruda bulunmadığı, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 191.maddesinde yapılan değişiklikle TCK’nın 191/4.maddesinin a) bendinde “kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde kamu davası açılır” düzenlemesine yer verildiği, yükümlülüklere uymamakta ısrar şartının 6545 sayılı Kanun ile öngörüldüğü, bu düzenlemeye göre; sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta "ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata karşın başvuruda bulunmaması halinde sanığın yükümlülük ihlalinden söz edilebileceği, ancak; kanun yararına bozma istemine konu Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/164 esas ve 2012/423 sayılı kararının karar tarihinin 30/05/2012 tarihi olup hüküm tarihi itibariyle 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte olmadığı, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nun 5. ve 40. maddesinde yer alan düzenlemeler karşısında yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar şartının gerçekleşmesinin aranmayacağı, kararın kanuna aykırı olmadığı, bu karara karşı 6545 sayılı Kanun"a göre uyarlama yargılaması talep edilebileceği anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
D-)Karar :
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2012 tarihli ve 2011/164 esas, 2012/423 sayılı hükmüne yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE; dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.